İnanılmaz bir çocukluk geçirdim. Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.We hadden geen geld, maar we waren meestal buiten.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Gasto muito tempo no meu trabalho.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Ik stop een hoop tijd in mijn werk.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Je passe vraiment beaucoup de temps sur mon travail.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.저는 제 일에 시간을 많이 투자합니다.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Le dedico un montón de tiempo a mi trabajo.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Passo davvero molto tempo sul mio lavoro.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Petrec mult timp cu munca mea.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Praca zajmuje mi mnóstwo czasu.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Rengeteg időt töltök a munkámmal.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım. Son zamanlarda düşündüğüm şeylerden biri de neyin değeceği.Ich verbringe sehr viel Zeit mit meiner Arbeit und eines der Dinge, die mich in letzter Zeit beschäftigen,
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Tôi dành nhiều thời gian cho công việc của mình.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Είναι αλήθεια ότι αφιερώνω πολύ χρόνο στη δουλειά μου.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Наистина отделям много време на работата си.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Я дійсно приділяю своїй творчості багато часу.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Я посвящаю своей работе действительно много времени.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.אני משקיעה המון זמן בעבודתי.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.صرفت الكثر من الوقت على عملي
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.最近よく考えていることの1つは
İslami namaz vakitleriمواقيت الصلاة الإسلامية
[İşte harcanan vakit][Ancienneté dans l'entreprise]
[İşte harcanan vakit][업무량]
[İşte harcanan vakit](Tempo passato al lavoro)
[İşte harcanan vakit][Tiempo trabajando]
[İşte harcanan vakit][Χρόνος στη δουλειά]
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Decidi fazer uma pausa no meu trabalho. O Ministério dos Estrangeiros foi muito generoso.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Decisi di prendermi un po' di vacanza dal lavoro.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Et j'ai décidé de prendre du recul par rapport au travail.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Ezért elhatároztam, hogy kis időre abbahagyom ezt a tevékenységet.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Ich entschied mich also, eine Auszeit zu nehmen.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Ik besloot een tijdje vrijaf te nemen.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.그래서 일을 잠깐 쉬기로 결정하였습니다.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Rozhodl jsem se na chvíli odpočinout od práce.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Și m-am hotărât să-mi iau niște zile libere.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Y decidí tomarme un tiempo libre del trabajo.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Zdecydowałem odpocząć od pracy.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Αποφάσισα να κάνω ένα διάλειμμα από τη δουλειά.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Взех решението да си почина известно време от тази работа.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.І я вирішив зробити невелику перерву у роботі.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Я решил отдохнуть какое-то время.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.והחלטתי לקחת פסק זמן מהעבודה.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.لذا قررت أن أبتعد بعض الوقت عن العمل.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.外務省は非常に寛大でした
İşte o vakit O'nu bileceksin, o şifanın ötesinde, doğumun ötesinde, ölümün de ötesinde olanı;И тогда ты узнаешь то , что за пределами исцеления. Кто за пределами земли и смерти.
İşte o vakit O'nu bileceksin, o şifanın ötesinde, doğumun ötesinde, ölümün de ötesinde olanı;生と死を超越したものも 死する事や、生まれる事も無きものを 知る機会があるときに
İşte şehirlerimize yaptığımız şey bu! Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.A to je přesně to, co děláme v našich městech: žijeme tady, pracujeme tam, bavíme se tamhle.
İşte şehirlerimize yaptığımız şey bu! Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.Dat doen we met onze steden: hier wonen, daar werken, vrijetijdsbesteding elders.
İşte şehirlerimize yaptığımız şey bu! Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.Và đó là những gì mà chúng ta đang làm với thành phố của mình: sống ở đây, làm việc ở đây và vui chơi ở đây.
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmekArbetshälsa och rekreation
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmekBienestar en el trabajo y actividades extralaborales
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmekBien-être au travail et activités récréatives
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmekTyöhyvinvointi ja virkistys
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmekЗдоровье и отдых на работе
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmekالرفاهية والانتعاش في العمل
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmek员工福利和娱乐活动
Ivrea'da bulunmaktan ve kendi tezim üzerinde fazla vakit harcamak istemediğimdenE estando na Ivrea e não querendo gastar muito tempo na minha tese
Ivrea'da bulunmaktan ve kendi tezim üzerinde fazla vakit harcamak istemediğimdenأن تعمل على معالج جديد... ثم لأنني في إيفريا ولا أريد أن يكون جل الوقت لأطروحتي
İyi bir vakit geçirdin mi?Apakah kau merasa senang?
İyi bir vakit geçirdin mi?Em thấy vui chứ?
İyi bir vakit geçirdin mi?Har du haft det trevligt?