Birlikte vakit geçirdiği insanlar farklı şeylerden bahsediyordu.La gente con la que él se asoció habló sobre cosas diferentes
Birlikte vakit geçirdiği insanlar farklı şeylerden bahsediyordu.La gente lo associa a discorsi su diversi argomenti
Birlikte vakit geçirdiği insanlar farklı şeylerden bahsediyordu.Orang-orang yang berhubungan dengan dia berbicara tentang hal yang berbeda
Birlikte vakit geçirdiği insanlar farklı şeylerden bahsediyordu.Хората, с които е общувал, са говорили за различни неща.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Allí comencé mi carrera de profesor, cuando mi madre tuvo tiempo de leer para mi.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Atunci mi-am început cariera de profesor, când mama avea timp să-mi citească.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.A vtedy začala moja kariéra profesora, keď moja mama mala čas čítať mi.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.C'est là que j'ai commencé ma carrière de professeur, quand ma mère a eu le temps de me lire des livres.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Das war der Punkt, an dem ich meine Karriere als Professor begann, als meine Mutter Zeit hatte mir vorzulesen.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Det är var här jag startade min karriär som professor, när min mor fick tid att läsa för mig.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Det var her, jeg startede min karriere som professor, da min mor fik tid til at læse for mig.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Đó là nơi tôi bắt đầu sự nghiệp giáo sư của mình, khi mẹ có thời gian đọc cho tôi.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Ecco dove ho iniziato la mia carriera di professore, quando mia madre ha avuto tempo per leggere a me.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Hier begon mijn carrière als professor, toen mijn mama tijd had om voor te lezen.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Itt kezdtem a karrieremet, mint professzor, amikor anyámnak volt ideje olvasni nekem.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.어머니가 제게 책을 읽어줄 시간이 있었을 때, 저는 이 책으로 교수로서의 경력을 시작했습니다.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Takto začala má kariéra profesora, když má matka měla čas, kdy mi mohla číst.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Zacząłem karierę profesora wtedy, gdy mama miała czas żeby mi poczytać.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Εκεί ξεκίνησε η καριέρα μου ως καθηγητής, όταν η μητέρα μου είχε χρόνο να μου διαβάζει.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Моя карьера профессора началась тогда, когда у моей мамы появилось время читать мне вслух.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Тогава започна кариерата ми като професор, когато майка ми имаше време да ми чете.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Я зробив перший крок до кар'єри професора, коли у моєї мами з'явився час почитати мені вголос.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.כך התחלתי את הקרירה שלי כפרופסור, כאשר לאמא שלי היה זמן לקרוא לי.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.وهكذا غدوت " استاذا " كانت والدتي تملك الوقت لكي تقرأ لي " تُعلمني "
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.母が本を読んでくれる時間ができてからです 母は自分用にも本を借り
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.C'est cette interview immédiate après que quelque chose se soit passé, vous savez.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Czyli kiedy wywiad przeprowadzany jest od razu po zdarzeniu.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Es esa entrevista inmediata justo después de algúna mision.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Este acel interviu luat imediat dupa ce s-a intamplat ceva rapid.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.아시다시피 무슨 일이 일어나면 곧장 인터뷰를 해야 합니다.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.l'intervista fatta immediatamente dopo l'avvenimento.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Това е незабавното интервю, веднага след като се случи нещо.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Это когда кого-то интервьюируют сразу же после происшествия.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.שזה הראיון המיידי, תיכף אחרי שמשהו קורה.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.إنه المقابلة الفورية بعد حدوث أي حدث فوريا , تعرفون .
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.時間が経ってしまうと
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Chúng ta có thể có một thời gian với nhau.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Kita dapat memiliki waktu yang baik bersama-sama.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Kunnen we een goede tijd samen.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Lahko imajo dober čas skupaj.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Mi lehet egy jó ideje együtt.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Môžeme sa baviť spolu.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Możemy się dobrze bawić razem.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Můžeme se bavit spolu.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Nous pouvons passer un bon moment ensemble.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Podemos pasar un buen rato juntos.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Podemos ter um bom tempo juntos.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Possiamo avere un buon tempo insieme.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Putem avea un moment bun împreună.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Vi kan have en god tid sammen.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Voimme pitää hauskaa yhdessä.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Wir können eine gute Zeit zusammen haben.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Μπορούμε να έχουμε μια καλή στιγμή μαζί.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Ми можемо добре провести час разом.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Мы можем хорошо провести время вместе.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Ние можем да имаме добро време заедно.
Biz en çok ne vakit bakalava satıyoruz?¿Cuando vendemos baklava mejór?
Biz en çok ne vakit bakalava satıyoruz?Quand nous vendons baklava au maximum ?
Biz en çok ne vakit bakalava satıyoruz?Πότε πουλάμε τον μπακλαβά περισσότερο;
Biz en çok ne vakit bakalava satıyoruz?Мы больше всего когда продаем паклаву?