Ana içeriğe geç
Sözlük

vakalar ile cümle

vakalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Avrupa’daki ecstasy ele geçirme vakaları 2001’de doruğa ulaştıktan sonra, 2003’ten beri yine artışa geçmiştir.Efter en topp 2001 har ecstasybeslagen i Europa sedan 2003 ökat på nytt.
Avrupa’daki ecstasy ele geçirme vakaları 2001’de doruğa ulaştıktan sonra, 2003’ten beri yine artışa geçmiştir.Na een piek in 2001 vertoont het aantal ecstasyvangsten in Europa vanaf 2003 een stijgende lijn.
Avrupa’daki ecstasy ele geçirme vakaları 2001’de doruğa ulaştıktan sonra, 2003’ten beri yine artışa geçmiştir.Po osiągnięciu maksymalnego poziomu w 2001 r. liczba konfiskat ecstasy ponownie rośnie od 2003 r.
Avrupa’daki ecstasy ele geçirme vakaları 2001’de doruğa ulaştıktan sonra, 2003’ten beri yine artışa geçmiştir.Poté, co dosáhly v roce 2001 vrcholu, počty záchytů extáze v Evropě od roku 2003 znovu stoupají.
Avrupa’daki ecstasy ele geçirme vakaları 2001’de doruğa ulaştıktan sonra, 2003’ten beri yine artışa geçmiştir.Po vyvrcholení v roku 2001 zachytenia extázy v Európe znovu stúpali od roku 2003.
Avrupa’daki pek çok kayıt sisteminde bu vakalar opioidlere bağlanacaktır.Ezeket az eseteket az európai nyilvántartási rendszerekben sokszor az opiátokhoz rendelik.
Avrupa’daki pek çok kayıt sisteminde bu vakalar opioidlere bağlanacaktır.I många rapporteringssystem i Europa kommer dessa fall att föras in under opiatmissbruk.
Avrupa’daki pek çok kayıt sisteminde bu vakalar opioidlere bağlanacaktır.I mange indberetningssystemer i Europa vil disse tilfælde blive tilskrevet opioider.
Avrupa’daki pek çok kayıt sisteminde bu vakalar opioidlere bağlanacaktır.În multe sisteme de înregistrare din Europa, aceste cazuri sunt atribuite consumului de opiacee.
Avrupa’daki pek çok kayıt sisteminde bu vakalar opioidlere bağlanacaktır.Monissa Euroopan kirjausjärjestelmissä nämä tapaukset yhdistetään opioideihin.
Avrupa’daki pek çok kayıt sisteminde bu vakalar opioidlere bağlanacaktır.V mnohých systémoch zaznamenávania v Európe budú tieto prípady pripísané opiátom.
Avrupa’daki pek çok kayıt sisteminde bu vakalar opioidlere bağlanacaktır.Σε piολλά συστήµατα καταγραφής στην Ευρώpiη, οι piεριpiτώσεις αυτές αpiοδίδονται στα οpiιοειδή.
Avrupa’daki pek çok kayıt sisteminde bu vakalar opioidlere bağlanacaktır.В много системи за регистриране в Европа тези случаи касаят употребата на опиати.
Avrupa’da, kokain ele geçirme vakalarının sayısı son 20 yılda ve bilhassa 2003’ten itibaren sürekli artmıştır.A kokain átlagos tisztasága Európában 2007ben 22% és 57% között mozgott (91).
Avrupa’da, kokain ele geçirme vakalarının sayısı son 20 yılda ve bilhassa 2003’ten itibaren sürekli artmıştır.Antallet af kokainbeslaglæggelser har været stigende i de sidste 20 år i Europa og især siden 2003.
Avrupa’da, kokain ele geçirme vakalarının sayısı son 20 yılda ve bilhassa 2003’ten itibaren sürekli artmıştır.I Europa har antalet kokainbeslag ökat under de senaste 20 åren, särskilt sedan 2003.
Avrupa’da, kokain ele geçirme vakalarının sayısı son 20 yılda ve bilhassa 2003’ten itibaren sürekli artmıştır.Il numero di sequestri in Europa è aumentato negli ultimi 20 anni in particolare dopo il 2003.
Avrupa’da, kokain ele geçirme vakalarının sayısı son 20 yılda ve bilhassa 2003’ten itibaren sürekli artmıştır.Počet záchytů kokainu je posledních 20 let v Evropě na vzestupu, výrazněji pak od roku 2003.
Avrupa’da, kokain ele geçirme vakalarının sayısı son 20 yılda ve bilhassa 2003’ten itibaren sürekli artmıştır.Po marihuanie i żywicy konopnej najczęściej sprzedawanym narkotykiem na świecie jest kokaina.
Avrupa’da, kokain ele geçirme vakalarının sayısı son 20 yılda ve bilhassa 2003’ten itibaren sürekli artmıştır.Število zasegov kokaina v Evropi zadnjih 20 let narašča, še zlasti od leta 2003.
Avrupa’da, kokain ele geçirme vakalarının sayısı son 20 yılda ve bilhassa 2003’ten itibaren sürekli artmıştır.Χρήση κοκαΐνη στον γενικό piληθυσό
Avrupa’da opioid ölümü vakalarının çoğu eroine bağlı olmakla beraber diğer opioidler de bir rol oynamaktadırOpioidbedingte Todesfälle
Avrupa’da opioid ölümü vakalarının çoğu eroine bağlı olmakla beraber diğer opioidler de bir rol oynamaktadır«sobredosis», «envenenamientos», «muertes inducidas por drogas» o «muertes súbitas por consumo de drogas» (198
Avrupa’da opioid ölümü vakalarının çoğu eroine bağlı olmakla beraber diğer opioidler de bir rol oynamaktadırÚmrtí související s metadonem
Avrupa’da opioid ölümü vakalarının çoğu eroine bağlı olmakla beraber diğer opioidler de bir rol oynamaktadırСмъртни случаи от употреба на опиати
( bağlı vakaları da, genellikle sınırlı bir oran olarak içermektedir (bkz.Opiatöverdos är en av de vanligaste dödsorsakerna bland ungdomar i Europa, särskilt bland män i större städer.
( bağlı vakaları da, genellikle sınırlı bir oran olarak içermektedir (bkz.) Viz tab.
( bağlı vakaları da, genellikle sınırlı bir oran olarak içermektedir (bkz.) Βλέpiε piίνακα HSR-3 στο ∆ελτίο στατιστικών στοιχείων 2007.)
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.Dalam banyak kasus mereka bahkan mengalami depresi.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.Dans un certain nombre de cas Ils ont même été cliniquement déprimés.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.Egyes esetekben klinikai értelemben is depressziósak voltak.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.Em muitos casos eles estavam clinicamente deprimidos.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.En varios casos incluso se deprimieron clínicamente.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.I et antal tilfælde var de endda klinisk deprimerede.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.I flera fall var de till och med kliniskt deprimerade.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.În câteva cazuri ei au suferit depresii clinice.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.In einer Reihe von Fällen waren sie sogar klinisch depressiv.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.In sommige gevallen leden ze zelfs aan een klinische depressie.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.In un certo numero di casi erano anche clinicamente depressi.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.많은 상황 속에서 심지어 임상적으로 우울감을 느끼죠.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.làm họ buồn tội lỗi, tức giận và trong nhiều trường hợp họ cảm thấy chán nản.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.Monissa tapauksissa he olivat jopa kliinisesti masentuneita.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.V mnoha případech trpěli klinicky potvrzenou depresí.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.V mnohých prípadoch sa u nich prejavila klinická depresia.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.W niektórych przypadkach popadali nawet w depresję kliniczną.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.Σε μερικές περιπτώσεις πέσαν μάλιστα σε μείζονα κατάθλιψη.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.Було навіть кілька випадків клінічної депресії.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.В некоторых случаях они даже впадали в глубокую депрессию.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.В някои случаи дори бяха клинично депресирани.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.במספר מקרים הם אפילו היו בדיכאון קליני.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.وفي عدد من الحالات اصيب الاباء باحباط سريري
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.うつ病と診断されていました なぜ 彼らは選択放棄を
Bildirilen hepatit B ve C vakaları için zaman içerisindeki eğilimler farklı tablolar sergilemektedir.Für Hepatitis B und C wurden im Zeitverlauf unterschiedliche Tendenzen ermittelt.
Bildirilen hepatit B ve C vakaları için zaman içerisindeki eğilimler farklı tablolar sergilemektedir.Ilmoitettuja hepatiittitapauksia koskevat aikasuuntaukset osoittavat selviä eroja B- ja C-hepatiitin välillä.
Bildirilen hepatit B ve C vakaları için zaman içerisindeki eğilimler farklı tablolar sergilemektedir.l’erogazione di programmi di prevenzione e trattamento.
Bildirilen hepatit B ve C vakaları için zaman içerisindeki eğilimler farklı tablolar sergilemektedir.míg Olaszországban a különböző regionális becslések a körülbelül 40–96% közötti tartományban mozogtak.
Bildirilen hepatit B ve C vakaları için zaman içerisindeki eğilimler farklı tablolar sergilemektedir.Qua trendmatige ontwikkeling van de gemelde gevallen van hepatitis B en C zijn de beelden verschillend.
Bildirilen hepatit B ve C vakaları için zaman içerisindeki eğilimler farklı tablolar sergilemektedir.Trendy v čase u oznámených případů hepatitidy B a C ukazují rozdílný obraz.
Bildirilen hepatit B ve C vakaları için zaman içerisindeki eğilimler farklı tablolar sergilemektedir.вируса на хепатит C (HCV), е по-разпространен сред инжекционно употребяващите наркотици в Европа.
Bildirilen hepatit B ve C vakalarındaki zamansal eğilimler farklı tablolar sunmaktadır.14 5 indistintamente, una disponibilità non inferiore al 75 % (
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod