Ana içeriğe geç
Sözlük

vak ile cümle

vak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hiç iyi vakit geçiriyor gibi görünmüyorsun.You never look like you're having a good time.
Tom Mary ile konuşurken iyi vakit geçirdi.Tom had a good time talking to Mary.
Tom'la çok vakit geçiriyorsun.You spend too much time with Tom.
Ben her zaman vaktinde okula gidiyorum.I always get to school on time.
Geç vakitlere kadar çalışmaya alışkınım.I'm used to working late.
Uyku vakti.Time to sleep.
İyi vakit geçiriyorsun gibi geliyor.It sounds like you're having a good time.
Boşa harcayacak daha fazla vakit yok.There is no more time to waste.
O kitabı yazarak vaktini boşa harcıyorsun.You're wasting your time writing that book.
Tom, Mary ile vakit geçirmekten hoşlanıyordu.Tom enjoyed spending time with Mary.
Tom Mary ile vakit geçirmekten hoşlanıyor.Tom enjoys spending time with Mary.
Tom, Mary ile vakit geçirmeyi sevdiğini söylüyor.Tom says he likes spending time with Mary.
Neredeyse öğle vakti.It's nearly lunchtime.
Çocuklar için uyumaya gitme vakti.It is time for kids to go to sleep.
Tom iyi vakit geçiriyormuş gibi görünmüyordu.Tom didn't look like he was having a good time.
Tom Boston'da çok vakit harcıyor.Tom spends a lot of time in Boston.
Dün bu vakitte ne yapıyordun?What were you doing this time yesterday?
Raporlarını tamamlamak için vakitleri yoktu.They had no time to complete their report.
Hızlı bir dama oyunu için vaktiniz var mı?Do you have time for a quick game of checkers?
Tom ve ben bugün iyi vakit geçirdik.Tom and I had a good time today.
Leyla, Mısır'da harika bir vakit geçirdi.Layla has had a wonderful time in Egypt.
Gerçekten Tom'un buraya vaktinde geleceğini mi düşünüyordun?Did you really think Tom would get here on time?
Boston'da harika bir vakit geçirdim.I had a wonderful time in Boston.
Boston'da iyi bir vakit geçirdim.I had a good time in Boston.
Bunun için vaktimiz var mı?Do we have time for this?
Onu yazmak için vaktin var mıydı?Did you have time to write it down?
İnternet bir vakit kaybıdır.The internet is a waste of time.
Hapishanede vakit geçiren birkaç arkadaşım var.I have several friends who have spent time in prison.
Boston'da Tom ile biraz vakit geçirmek istedim.I wanted to spend some time with Tom in Boston.
Tom'un partisinde iyi vakit geçirmedin mi?Did you have a good time at Tom's party?
Seyahat ederek biraz vakit geçirmek istiyorum.I want to spend some time traveling.
Boston'da biraz daha vakit geçirmek istiyorum.I want to spend some time in Boston.
Bu öğleden sonra bunu yapacak vaktim olacak.I'll have time to do that this afternoon.
Tom iyi vakit geçireceğini düşünüyordu.Tom thought he was going to have a good time.
Siz çocuklar iyi vakit geçirmiyor musunuz?Aren't you guys having a good time?
Bunu yapmak için hâlâ vaktin var mı?Do you still have time to do this?
Onun için vakti değil.This isn't the time for that.
Sami, Leyla ile daha fazla vakit geçirmek istedi.Sami wanted to spend more time with Layla.
Hiç burada daha önce vakit geçirdin mi?Have you ever spent time here before?
Sami ve Leyla gerçekten iyi bir vakit geçirdiler.Sami and Layla had a really good time.
Sami, Leyla ile daha fazla vakit geçirdi.Sami spent more time with Layla.
Onu yapmak için yeterince vaktimiz yok.We don't have enough time to do that.
Onu yapmak için yeterince vaktimiz yoktu.We didn't have enough time to do that.
Tom, Mary'nin iyi vakit geçirmediğini fark etmedi.Tom didn't realize that Mary wasn't having a good time.
Tom'un gelecek hafta onu yapmak için çok vakti olacak.Tom will have plenty of time to do that next week.
Tom, Mary'nin hapishanede vakit geçirdiğini bilmiyordu.Tom didn't know Mary had spent time in prison.
Tom boş vakitlerinde ne türi şeyler yapar?What kind of things does Tom do in his free time?
Bence Tom iyi vakit geçiriyor.I think Tom is having a good time.
Boston'da biraz vakit geçirmek için sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to spending some time in Boston.
Seninle biraz vakit geçirmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to spending some time with you.
Seninle biraz vakit geçirmek için sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to spending some time with you.
Ailenizle vakit geçirmek önemlidir.Spending time with your family is important.
Sanırım akşam yemeği vakti geldi.I think it's time for dinner.
Sami'nin raporu bitirmek için 10 Haziran'a kadar vakti var.Sami has until June 10 to finish the report.
Yeterli vakitleri var.They have enough time.
Neredeyse şafak vakti.It's almost dawn.
Hiç vaktim kalmadı; biraz acele et!I don't have any time left; hurry yourself up a bit!
Öğrenmek için vaktim yok.I've no time to study.
Hali vakti yerinde doktor hoşnut değildir.The doctor, who is well-to-do, is not content.
Tom'un bunu yapacak vakti yoktu.Tom didn't have time to do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod