Ana içeriğe geç
Sözlük

vahiy ile cümle

vahiy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
40 kadar vahiy katibi bulunmaktadır.По време на този етап са изслушани 44 свидетели.
Cehennem sorunu veya Tutarsız Vahiy Argümanı, Tanrı'nın varlığına karşı bir argümandır.Липсата на светлина в Ада и в самия Сатана показват отсъствието на Божията милост.
Bu olayın ardından vahiy 40 gün süreyle kesintiye uğramıştır.Злополуката е умело прикривана в продължение на 40 дена.
Episode 666 bu vahiysel olayın ironik bir şekilde dile getirilmesidir."Episode 666" je naracija apokaliptičnog događaja koji je perverzno prikazan na televiziji.
Tanrısal esin veya vahiy değişik adlarla pek çok dinde yer alır.Vprašanje obstoja boga ali bogov se nanaša na različne smeri dvoma.
Çünkü Vahiy kitabının anlatımına göre bu olayın bir ikincisi, bin yıllık süre dolduktan sonra olacaktır.Če je pravilna druga trditev, bi se njegova vladavina začela približno stoletje kasneje.
Vahiy KıyametMahajaana vaade.
İlk vahiyden sonra onunla görüşmüştür.Kodust lahkus ta peatselt pärast oma esimest mõrva.
40 kadar vahiy katibi bulunmaktadır.Üle 40 teadustrükise.
610 yılının gecesinde Muhammed'e Mekke'nin yakınlarındaki dağda Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?Čo sa stalo v noci roku 610 keď Muhammad dostal prvé zjavenie Koránu na kopci neďaleko Mekky?
610 yılının gecesinde Muhammed'e Mekke'nin yakınlarındaki dağda Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?Kaj se je zgodilo v noči leta 610, ko je Mohamed prejel prvo razodetje Korana na gori nad Meko?
610 yılının gecesinde Muhammed'e Mekke'nin yakınlarındaki dağda Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?To jest, tej nocy w 610 r., kiedy Mahometowi objawił się Koran, na górze niedaleko Mekki.
Aziz Yuhanna'nın Vahiy kitabında da belirtildiği gibiهناك أمر مسيحية جديدة من شأنها أن تكون أبدية،
Burada harabelerin gösterilmesinin sebebi, Aziz Yuhanna'nın Vahiy kitabında da belirtildiği gibiTo, co se nám obraz snaží říci, je to, že přichází nový křesťanský řád, který bude věčný.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Albowiem ja anim jej wziął, anim się jej nauczył od człowieka, ale przez objawienie Jezusa Chrystusa.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.car je ne l`ai ni reçu ni appris d`un homme, mais par une révélation de Jésus Christ.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Denn ich habe es von keinem Menschen empfangen noch gelernt, sondern durch die Offenbarung Jesu Christi.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.for heller ikke jeg har mottatt det eller lært det av noget menneske, men ved Jesu Kristi åpenbaring.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.infatti io non l'ho ricevuto né l'ho imparato da uomini, ma per rivelazione di Gesù Cristo
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.이는 내가 사람에게서 받은 것도 아니요 배운 것도 아니요 오직 예수 그리스도의 계시로 말미암은 것이라
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Mert én sem embertõl vettem azt, sem nem tanítottak arra, hanem a Jézus Krisztus kijelentése által.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Nebo aniž jsem já ho přijal od člověka, ani se naučil, ale skrze zjevení Ježíše Krista.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.pentrucă, n'am primit -o, nici n'am învăţat -o dela vreun om, ci prin descoperirea lui Isus Hristos.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.porque não o recebi de homem algum, nem me foi ensinado; mas o recebi por revelação de Jesus Cristo.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.porque yo no lo recibí, ni me fue enseñado de parte de ningún hombre, sino por revelación de Jesucristo
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.saj ga tudi jaz nisem prejel od človeka, niti se ga naučil, temuč po razodetju Jezusa Kristusa.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.διοτι ουδ' εγω παρελαβον αυτο παρα ανθρωπου ουτε εδιδαχθην, αλλα δι' αποκαλυψεως Ιησου Χριστου.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.(А за това, което ви пиша, ето, пред Бог ви уверявам, че не лъжа).
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Анї бо від чоловіка не прийняв я його, анї не навчивсь, а через одкриттє Ісуса Христа.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.ибо и я принял его и научился не от человека, но через откровение Иисуса Христа.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.כי גם אנכי לא קבלתיה מאדם ולא למדוני אתה כי אם בחזיון ישוע המשיח׃
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.لاني لم اقبله من عند انسان ولا علّمته بل باعلان يسوع المسيح.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.因 為 我 不 是 從 人 領 受 的 、 也 不 是 人 教 導 我 的 、 乃 是 從 耶 穌 基 督 啟 示 來 的
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.因為 我 不 是 從人領 受 的 、 也 不 是 人教 導 我 的 、 乃是 從 耶穌基督 啟示 來的
Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?Khi Muhammad nhận được sự mặc khải đầu tiên về kinh Koran trên một ngọn núi ngay bên ngoài thánh địa Mecca?
Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?메카 근처의 한 산에서 마호메트가 코란의 첫 계시를 받았던 바로 그밤에 말입니다.
Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?lorsque Mahomet a reçu la première révélation du Coran sur une montagne tout près de la Mecque ?
Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?כאשר מוחמד חווה את ההתגלות הראשונה של הקוראן על הר מחוץ למכה?
Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?حين تلقى محمد أول الوحي من القرآن على جبل خارج مكة؟
Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?一体 何が起こったのか? イスラム教における 核心的な神秘の瞬間です
Kutsal vahiylere inananlar için söylüyorum, bu vahiylerin tartışması bir başka zamana bırakılmıştır.만들어야 합니다. "이미 밝혀진 신성한 권위"를 믿는 분들은 언젠가 논의의 대상이 될 것입니다. 그러나 이 시간에 할 것은 아닙니다
Kutsal vahiylere inananlar için söylüyorum, bu vahiylerin tartışması bir başka zamana bırakılmıştır.דתי. אלה מכם שמאמינים בסמכויות דתיות, אפשר להתווכח על כך בהזדמות
Öyle kelimeler kullanıyorum, cümleler kuruyorum ki bunlar kulağa İsa'nın vahiyleri gibi geliyor.Uso palabras, compongo frases
Popoff'a gelen vahiylerin ilahi bir kaynaktan olmadığından şüphelenmeye başladım.Sospeché que las revelaciones de Popoff eran de otro tipo, más que divinas.
Popoff'a gelen vahiylerin ilahi bir kaynaktan olmadığından şüphelenmeye başladım.Sospettavo che le rivelazioni di Popoff non fossero affatto divine.
Popoff'a gelen vahiylerin ilahi bir kaynaktan olmadığından şüphelenmeye başladım.Υποπτεύομαι ότι οι αποκαλύψεις του Popoff ήταν κάθε άλλο παρά θεϊκές.
Popoff'a gelen vahiylerin ilahi bir kaynaktan olmadığından şüphelenmeye başladım.Подозирах, че разкритията на Попов не са божествени.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.A keby bolo niečo zjavené druhému, kto sedí, prvý nech mlčí.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Ako pa drugi, ki sedi zraven, prejme razodetje, naj molči prvi.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.De ha egy másik ott ülõ vesz kijelentést, az elsõ hallgasson.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.et si un autre qui est assis a une révélation, que le premier se taise.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Jeźliby też inszemu siedzącemu co było objawione, on pierwszy niechaj milczy.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.만일 곁에 앉은 다른이에게 계시가 있거든 먼저 하던 자는 잠잠할찌니라
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Mas se a outro, que estiver sentado, for revelada alguma coisa, cale-se o primeiro.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.men dersom en anden, som sidder der, får en Åbenbarelse, da tie den første!
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Men om någon annan som sitter där får en uppenbarelse, då må den förste tiga.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.mutta jos joku toinen siinä istuva saa ilmestyksen, vaietkoon ensimmäinen.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.og får en annen en åpenbaring mens han sitter der, da skal den første tie.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Pakliť by jinému tu přísedícímu zjeveno bylo, první mlč.
Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan sussun.Se uno di quelli che sono seduti riceve una rivelazione, il primo taccia
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod