Ana içeriğe geç
Sözlük

vahi ile cümle

vahi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
610 yılının gecesinde Muhammed'e Mekke'nin yakınlarındaki dağda Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?To jest, tej nocy w 610 r., kiedy Mahometowi objawił się Koran, na górze niedaleko Mekki.
Aziz Yuhanna'nın Vahiy kitabında da belirtildiği gibiهناك أمر مسيحية جديدة من شأنها أن تكون أبدية،
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Acești factori sunt deosebit de acuţi de-a lungul frontierelor externe ale Uniunii Europene.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Ces facteurs se posent avec une acuité particulière le long des frontières extérieures de l'Union européenne.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Deze factoren spelen des te sterker mee langs de buitengrenzen van de Europese Unie.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Diese Faktoren machen sich längs der Außengrenzen der Europäischen Union besonders stark bemerkbar.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Disse faktorer er særlig akutte langs med Den Europæiske Unions ydre grænser.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Ezek a problémák különösen az Európai Unió külső határai mentén égetőek.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Nämä ongelmat ovat erityisen polttavia Euroopan unionin ulkorajoilla.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Questi fattori sono ulteriormente acutizzati lungo le frontiere esterne dell’Unione europea.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Sådana faktorer är särskilt framträdande längs Europas yttre gränser.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Ti dejavniki so še zlasti pereči vzdolž zunanjih meja Evropske unije.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Tieto faktory sú obzvlášť akútne pozdĺž vonkajších hraníc Európskej únie.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Todos esos factores están especialmente acusados a lo largo de las fronteras exteriores de la Unión Europea.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Todos estes factores se ressentem, de forma premente, ao longo das fronteiras externas da União Europeia.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Tyto faktory jsou obzvláště silné podél vnějších hranic Evropské unie.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Wspomniane kwestie są szczególnie problematyczne wzdłuż granic zewnętrznych Unii Europejskiej.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Οι piαράγοντε αυτοί ισχύουν ιδιαίτερα κατά ήκο των εξωτερικών συνόρων τη Ευρωpiαϊκή Ένωση.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Тези фактори са особено силни по външните граници на ЕС.
Burada harabelerin gösterilmesinin sebebi, Aziz Yuhanna'nın Vahiy kitabında da belirtildiği gibiTo, co se nám obraz snaží říci, je to, že přichází nový křesťanský řád, který bude věčný.
Bu vahim problemi çözmek için iyi bir şeydir,... ...fakat piramit sorununu çözmek için bir çözüm değildir.Das ist gut gegen dieses spezielle akute Problem, aber es hilft nicht, das Pyramidenproblem zu lösen.
Bu vahim problemi çözmek için iyi bir şeydir,... ...fakat piramit sorununu çözmek için bir çözüm değildir.Hal ini bagus bagi masalah yang sudah parah ini, namun itu tidak menyelesaikan masalah piramida ini.
Bu vahim problemi çözmek için iyi bir şeydir,... ...fakat piramit sorununu çözmek için bir çözüm değildir.이 경우에 그것은 좋은 방법이었습니다. 그러나 피라미드 문제는 풀리지 않았습니다.
Bu vahim problemi çözmek için iyi bir şeydir,... ...fakat piramit sorununu çözmek için bir çözüm değildir.Questo è positivo per l'aspetto acuto del problema, ma non fa nulla per risolvere il problema della piramide.
Bu vahim problemi çözmek için iyi bir şeydir,... ...fakat piramit sorununu çözmek için bir çözüm değildir.Това е добре за този остър проблем, но не прави нищо за решение на проблема с пирамидата.
Bu vahim problemi çözmek için iyi bir şeydir,... ...fakat piramit sorununu çözmek için bir çözüm değildir.Это верный путь решения такой острой проблемы, но он не подходит для решения проблемы всей пирамиды.
Bu vahim problemi çözmek için iyi bir şeydir,... ...fakat piramit sorununu çözmek için bir çözüm değildir.זהו פתרון טוב לבעיה החמורה המסוימת הזו, אך הוא לא תורם דבר לפתרון בעיית הפירמידה.
Bu vahim problemi çözmek için iyi bir şeydir,... ...fakat piramit sorununu çözmek için bir çözüm değildir.هذا حل جيد لهذه المشكلة الحادة، و لكنه لا يصنع شيئا ليصلح مشكلة الهرم.
Bu vahim problemi çözmek için iyi bir şeydir,... ...fakat piramit sorununu çözmek için bir çözüm değildir.根本的解決にはなりません ピラミッドを壊す方法は 他にもあります
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Albowiem ja anim jej wziął, anim się jej nauczył od człowieka, ale przez objawienie Jezusa Chrystusa.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.car je ne l`ai ni reçu ni appris d`un homme, mais par une révélation de Jésus Christ.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Denn ich habe es von keinem Menschen empfangen noch gelernt, sondern durch die Offenbarung Jesu Christi.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.for heller ikke jeg har mottatt det eller lært det av noget menneske, men ved Jesu Kristi åpenbaring.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.infatti io non l'ho ricevuto né l'ho imparato da uomini, ma per rivelazione di Gesù Cristo
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.이는 내가 사람에게서 받은 것도 아니요 배운 것도 아니요 오직 예수 그리스도의 계시로 말미암은 것이라
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Mert én sem embertõl vettem azt, sem nem tanítottak arra, hanem a Jézus Krisztus kijelentése által.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Nebo aniž jsem já ho přijal od člověka, ani se naučil, ale skrze zjevení Ježíše Krista.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.pentrucă, n'am primit -o, nici n'am învăţat -o dela vreun om, ci prin descoperirea lui Isus Hristos.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.porque não o recebi de homem algum, nem me foi ensinado; mas o recebi por revelação de Jesus Cristo.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.porque yo no lo recibí, ni me fue enseñado de parte de ningún hombre, sino por revelación de Jesucristo
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.saj ga tudi jaz nisem prejel od človeka, niti se ga naučil, temuč po razodetju Jezusa Kristusa.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.διοτι ουδ' εγω παρελαβον αυτο παρα ανθρωπου ουτε εδιδαχθην, αλλα δι' αποκαλυψεως Ιησου Χριστου.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.(А за това, което ви пиша, ето, пред Бог ви уверявам, че не лъжа).
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Анї бо від чоловіка не прийняв я його, анї не навчивсь, а через одкриттє Ісуса Христа.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.ибо и я принял его и научился не от человека, но через откровение Иисуса Христа.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.כי גם אנכי לא קבלתיה מאדם ולא למדוני אתה כי אם בחזיון ישוע המשיח׃
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.لاني لم اقبله من عند انسان ولا علّمته بل باعلان يسوع المسيح.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.因 為 我 不 是 從 人 領 受 的 、 也 不 是 人 教 導 我 的 、 乃 是 從 耶 穌 基 督 啟 示 來 的
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.因為 我 不 是 從人領 受 的 、 也 不 是 人教 導 我 的 、 乃是 從 耶穌基督 啟示 來的
Durum çok vahimdi. Bilgisayara karşı ne tür strateji kullancağı sorulduğundaA situação ficou tão má que, quando foi questionado sobre qual a estratégia que usaria contra o computador,
Durum çok vahimdi. Bilgisayara karşı ne tür strateji kullancağı sorulduğundaÈ andata così male che quando gli fu chiesto che strategia avrebbe usato contro un computer,
Durum çok vahimdi. Bilgisayara karşı ne tür strateji kullancağı sorulduğundaSe puso tan feo, que cuando se le preguntó qué estrategia usaría contra una computadora,
Durum çok vahimdi. Bilgisayara karşı ne tür strateji kullancağı sorulduğundaTồi tệ hơn, khi anh ta được hỏi về chiến thuật gì anh ta sử dụng để đấu lại một máy tính,
Durum çok vahimdi.얼마나 심각한가 하면, 언젠가 네덜란드의 챔피언
Durum çok vahimdi.Sytuacja była tak zła, że kiedy spytano
Durum çok vahimdi.זה כל כך רע, שכשהוא נשאל
Durum çok vahimdi.لقد اصبح سيئاً جداً، عندما سئل
Durum çok vahimdi.戦略を聞かれたオランダの名人
Görünüşe göre bu herkesin görmezden geldiği çok vahim bir durum.Cứ như thể mọi người đều mặc định những đám mây là ẩn dụ về bất hạnh và u ám vậy.
Görünüşe göre bu herkesin görmezden geldiği çok vahim bir durum.De verkar vara allas standardmetafor för elände och vemod.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod