vahşi ile cümle
vahşi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor."Храстово месо" е ловът на дивеч.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.כדי לדבר על הבושמיט. בושמיט הוא צייד של בשר חיות בר.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.للحديث عن لحوم الطرائد. لحوم الطرائد هي لعبة الصيد البري.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.様々な食用肉が考えられます
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,우리가 야생에서 가지는 하나의 이점은,
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,Notre seul avantage à l'état sauvage --
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,Perché l'unico vantaggio che avevamo nella giungla --
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,Porque la ventaja que tenemos en el mundo silvestre no son ni los colmillos ni las garras ni la velocidad,
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,Потому что единственное наше преимущество в дикой местности,
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,כי היתרון האחד שהיה לנו בטבע -
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,ان واحدة من الايجابيات التي وجدت في البرية لدينا
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,牙でも爪でも俊敏性でもありません
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Bởi vì số lượng gấu trong tự nhiên rõ ràng là đang giảm mạnh chính vì điều này.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Denn offensichtlich wurden die Lippenbären in der Wildnis deswegen allmählich dezimiert.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Eftersom den vilda Läppbjörnen uppenbarligen höll på att utrotas på grund av detta.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Karena jumlah beruang Sloth di alam liar semakin berkurang karena hal ini.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.왜냐하면 야생에 있던 느림보곰이 눈에 띄게 줄어들고 있었기 때문입니다. 바로 이것 때문에 말이죠.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Mivel a lajhármedvék a vadonban kezdtek eltűnni emiatt.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Parce que la population des ours paresseux dans la nature diminuait de manière évidente à cause de ça.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Porque os ursos-beiçudos selvagens estavam a ser extintos por causa disto.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Protože počet medvědů pyskatých v divočině se znatelně snižoval díky této praxi.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Ta praktyka uszczuplała populację wargaczy. Ta praktyka uszczuplała populację wargaczy.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Urșii leneși din sălbăticie erau din ce în ce mai puțini din această cauză.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Want het was duidelijk dat er hierdoor steeds minder lippenberen in het wild voorkwamen.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Επειδή οι "αρκούδες του μελιού" στη φύση προφανώς εξαφανίζονταν εξ' αιτίας αυτού.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Потому что количество диких медведей-губачей из-за этой традиции явно резко сокращалось.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.Тому що, з якоїсь причини, явно зменшувалася кількість ведмедів-губачів.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.כי היה ברור שהדובים השפתניים בטבע הלכו והתמעטו בגלל זה.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.لأن من الواضح أن الدببة الكسولة في البرية بدأت تقل بفعل هذا.
Çünkü vahşi yaşamda dudaklı ayılar bu yüzden açıkça tükeniyorlardı.激減させていたからです カランダルはイスラム系少数民族です
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Alberga peces silvestres como la trucha degollada, la marrón, y la arco iris.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Aliran air ini mendukung kehidupan ikan liar termasuk ikan forel pemangsa, coklat, dan pelangi.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Er führt Wildfisch, einschließlich Cutthroat-Forellen, See- und Regenbogen-Forellen.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Er leeft wilde vis in zoals roodkeelforel, beekforel en regenboogforel.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Il fait vivre des poissons sauvages dont des truites fardées, des truites Fario et des truites arc-en-ciel.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.În el trăiesc peşti incluzând păstrăvul cu gât tăiat, păstrăvul brun şi păstrăvul curcubeu.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Jest zamieszkały przez ryby takie jak pstrągi tęczowe, potokowe i łososie Clarka.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.붉은 반점 송어, 밤빛 송어, 무지개 송어를 포함한 야생 어류가 살고 있습니다.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Közeget nyújt olyan halak számára, mint például a gyilkos, barna és szivárványos pisztráng.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Nó nuôi dưỡng cá bao gồm cả cá hồi đốm Bắc Mĩ, cá hồi nâu và cá nhiều màu.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Sostiene la vita di pesci allo stato brado. tra cui la trota marrone e la trota arcobaleno.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Žijí v něm volně žijící ryby včetně pstruha žlutohrdlého, potočního a pstruha duhového.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Žijú v ňom divoké ryby vrátane pstruha žltohrdlého, potočného a pstruha dúhového.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Υποστηρίζει την ύπαρξη ψαριών διαφόρων ειδών, όπως για παράδειγμα της πέστροφας.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Він підтримує рибу, включаючи лосося Кларка, коричневу і райдужну форель.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.Она поддерживает рыбу, включая лосось Кларка и радужную форель.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.То поддържа дива риба, включително главорез, кафява и дъгова пъстърва.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.הוא מכלכל דגי בר, כולל כמה סוגים של דגי טרוטה.
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.انه يغذي الحياة السمكية يغذي سمك " كاتروت .. البني .. وسمك عنق قوس القزح "
Cutthroat, dere ve gökkuşağı alabalıkları dahil olmak üzere vahşi balıklara yaşam ortamı sunuyor.ブラウントラウトやレインボートラウトの 生息地域です 100年以上もの間
Deniz botları derbeder giriş duyuldu; kapıyı açmak fırlattı ve yeterli denizciler vahşi bir devirdi.A tramp av hav stövlar hördes i posten, dörren slås upp, och i rullade en vild uppsättning av sjömän nog.
Deniz botları derbeder giriş duyuldu; kapıyı açmak fırlattı ve yeterli denizciler vahşi bir devirdi.A trampende af hav støvler blev hørt i den post, blev døren revet op, og i rullede en vild sæt af søfolk nok.
Deniz botları derbeder giriş duyuldu; kapıyı açmak fırlattı ve yeterli denizciler vahşi bir devirdi.A tramping mora topánky zaznela v zápise, dvere sa rozleteli, a vo valcované divoké súbor námorníkov dosť.
Deniz botları derbeder giriş duyuldu; kapıyı açmak fırlattı ve yeterli denizciler vahşi bir devirdi.A tramping moře boty zazněla v zápisu, dveře se rozlétly, a ve válcované divoké soubor námořníků dost.
Deniz botları derbeder giriş duyuldu; kapıyı açmak fırlattı ve yeterli denizciler vahşi bir devirdi.바다 장화 tramping이 항목에 들었었다 문을 열고 떨어져 그리고에 충분한 매리너스의 야생 집합을 압연.
Deniz botları derbeder giriş duyuldu; kapıyı açmak fırlattı ve yeterli denizciler vahşi bir devirdi.Топот сапог моря был слышен в записи; дверь распахнулась, и в прокат диких набор моряков достаточно.
Deniz botları derbeder giriş duyuldu; kapıyı açmak fırlattı ve yeterli denizciler vahşi bir devirdi.Тупіт чобіт моря було чути в запису; двері відчинилися, і в прокат диких набір моряків достатньо.
Deniz botları derbeder giriş duyuldu; kapıyı açmak fırlattı ve yeterli denizciler vahşi bir devirdi.מצעדם של מגפיים הים נשמע בערך, הדלת נפתחה לרווחה, וב התגלגל קבוצה פרועה של יורדי ים מספיק.
Deniz botları derbeder giriş duyuldu; kapıyı açmak fırlattı ve yeterli denizciler vahşi bir devirdi.十分な船員の野生のセットをロールバック。 彼らのシャギーウォッチコートで、そして羊毛inこもって自分の頭を持つ包ま
Dune'dan, Arabistanlı Lawrence'dan, Vahşi Kahraman'dan ve hatta Ferngully'den ve Pocahontas'dan bahsediyorum."Der Wüstenplanet", "Lawrence von Arabien", "Sein Name war Pferd" und sogar "Ferngully" und "Pocahontas".
İlgili Sayfalar