İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Kdož uvěří a pokřtí se, spasen bude; kdož pak neuvěří, budeť zatracen.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.믿고 세례를 받는 사람은 구원을 얻을 것이요 믿지 않는 사람은 정죄를 받으리라
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Kto uwierzy, a ochrzci się, zbawion będzie; ale kto nie uwierzy, będzie potępion.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Orang yang tidak percaya akan dihukum. Tetapi orang yang percaya dan dibaptis, akan selamat
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Quem crer e for batizado será salvo; mas quem não crer será condenado.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Ten, kto uverí a pokrstí sa, bude spasený; a kto neuverí, bude odsúdený.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Wer da glaubet und getauft wird, der wird selig werden; wer aber nicht glaubt, der wird verdammt werden.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Οστις πιστευση και βαπτισθη θελει σωθη, οστις ομως απιστηση θελει κατακριθη.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Който повярва и се кръсти ще бъде спасен; а който не повярва ще бъде осъден.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Кто будет веровать и креститься, спасен будет; а кто не будет веровать, осужден будет.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Хто вірувати ме та охрестить ся, спасеть ся; а хто не вірувати ме, осудить ся.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.המאמין ונטבל הוא יושע ואשר לא יאמין יאשם׃
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.من آمن واعتمد خلص. ومن لم يؤمن يدن.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.信 而 受 洗 的 必 然 得 救 . 不 信 的 必 被 定 罪
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.信 而 受洗 的 必然 得救 . 不 信 的 必被 定罪
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Antes de presenciar su venida, Juan predicó el bautismo de arrepentimiento a todo el pueblo de Israel
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Avant sa venue, Jean avait prêché le baptême de repentance à tout le peuple d`Israël.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.efter at Johannes forud for hans Fremtræden havde prædiket Omvendelses-Dåb for hele Israels Folk.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.efterat Johannes forut for hans fremtreden hadde forkynt omvendelses dåp for hele Israels folk.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Giovanni aveva preparato la sua venuta predicando un battesimo di penitenza a tutto il popolo d'Israele
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.havendo João, antes da aparecimento dele, pregado a todo o povo de Israel o batismo de arrependimento.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Înainte de venirea Lui, Ioan propovăduise botezul pocăinţei la tot norodul lui Israel.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.keď už driev Ján pred jeho nastúpením vopred kázal všetkému ľudu izraelskému krst pokánia.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.그 오시는 앞에 요한이 먼저 회개의 세례를 이스라엘 모든 백성에게 전파하니라
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Men redan innan han uppträdde, hade Johannes predikat bättringens döpelse för hela Israels folk.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Minekutána elõbb János az õ eljövetele elõtt a megtérésnek keresztségét prédikálta Izráel egész népének.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Před jehožto příštím kázal Jan křest pokání všemu lidu Izraelskému.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Przed którego przyjściem kazał Jan chrzest pokuty wszystkiemu ludowi Izraelskiemu.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.sittenkuin Johannes ennen hänen tuloansa oli saarnannut parannuksen kastetta kaikelle Israelin kansalle.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Trước khi Ðức Chúa Jêsus chưa đến, Giăng đã giảng dạy phép báp-tem về sự ăn năn cho cả dân Y-sơ-ra-ên.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Trước khi Ðức_Chúa_Jêsus chưa đến , Giăng đã giảng_dạy phép báp - tem về sự ăn_năn cho cả dân Y-sơ-ra-ên .
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.wie denn Johannes zuvor dem Volk Israel predigte die Taufe der Buße, ehe denn er anfing.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.αφου ο Ιωαννης προ της ελευσεως αυτου προεκηρυξε βαπτισμα μετανοιας εις παντα τον λαον του Ισραηλ.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.перед котрого приходом проповідував Йоан хрещеннє покаяння всьому народові Ізраїлевому.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Перед самым явлением Его Иоанн проповедывал крещение покаяния всему народу Израильскому.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.след като Йоан, преди неговото идване, беше проповядвал кръщението на покаяние на целия Израилски народ.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.אשר לפני בואו קדם יוחנן לקרא את טבילת התשובה אל כל עם ישראל׃
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.اذ سبق يوحنا فكرز قبل مجيئه بمعمودية التوبة لجميع شعب اسرائيل.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.在 他 沒 有 出 來 以 先 、 約 翰 向 以 色 列 眾 民 宣 講 悔 改 的 洗 禮
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.在 他 沒有 出來 以 先 、 約翰 向 以色列 眾民 宣講 悔改 的 洗禮
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Aber ich muß mich zuvor taufen lassen mit einer Taufe; wie ist mir so bange, bis sie vollendet werde!
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Aleć mam być chrztem ochrzczony; a jakom jest ściśniony, póki się to nie wykona.
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Ale křtem mám křtěn býti, a kterak jsem soužen, dokudž se nevykoná!
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Ale mám byť pokrstený krstom, a jaký som stiesnený, dokiaľ sa nesplní!
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Am un botez cu care trebuie să fiu botezat, şi cît de mult doresc să se îndeplinească!
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!C'è un battesimo che devo ricevere; e come sono angosciato, finché non sia compiuto
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Có một phép báp-tem mà ta phải chịu, ta đau đớn biết bao cho đến chừng nào phép ấy được hoàn thành!
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Có một_phép báp - tem mà ta phải chịu , ta đau_đớn biết_bao cho_đến chừng nào phép ấy được hoàn_thành !
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Há um batismo em que hei de ser batizado; e como me angustio até que venha a cumprir-se!
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Il est un baptême dont je dois être baptisé, et combien il me tarde qu`il soit accompli!
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!keresztséggel kell nékem megkereszteltetnem; és mely igen szorongattatom, míglen [az] elvégeztetik.
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!나는 받을 세례가 있으니 그 이루기까지 나의 답답함이 어떠하겠느냐
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Masih ada penderitaan hebat yang harus Aku jalani. Dan hati-Ku gelisah sekali sebelum itu terlaksana
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Men en Dåb har jeg at døbes med, og hvor ængstes jeg, indtil den er fuldbyrdet!
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Men en dåp har jeg å døpes med; og hvor jeg gruer til den er fullført!
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Men jag måste genomgå ett dop; och huru ängslas jag icke, till dess att det är fullbordat!
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Mutta minä olen kasteella kastettava, ja kuinka minä olenkaan ahdistettu, kunnes se on täytetty!
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!S krstom pa imam biti krščen, in kako bridko mi je, dokler se ne dopolni!
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Tengo un bautismo con que ser bautizado, ¡y cómo me angustio hasta que se cumpla
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!Βαπτισμα δε εχω να βαπτισθω, και πως στενοχωρουμαι εωσου εκτελεσθη.