Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.북경에서 공부한 제 막내아들은 장기적인 시각을 갖고 있습니다.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Mein jüngster Sohn der in Beijing in China studiert hat er hat eine langfristige Perspektive.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Mój najmłodszy syn, który studiował w Pekinie, w Chinach, patrzy z perspektywy długoterminowej.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Môj syn, najmladší syn, ktorý študoval v Pekingu, v Číne, mal dlhodobý pohľad na vec.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.O meu filho mais novo, que estudou em Pequim, na China, ficou com uma perspetiva a longo prazo.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Și fiul meu, cel mic care a studiat la Beijing, în China, a înțeles perspectiva pe termen lung.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Tudják? A fiam, a legkisebb, aki Pekingben tanult, neki hosszú távú perspektívája van.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Y mi hijo, el menor, que estudió en Pekín, en China, tiene una perspectiva a largo plazo.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Και ο μικρότερος γιος μου που σπούδασε στο Πεκίνο στην Κίνα, έχει μία οπτική μακράς διαρκείας.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.И моят син, малкият син, който учеше в Пекин, Китай, той получи дългосрочната перспектива.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.І мій син, молодший син, який навчався в Пекіні, в Китаї, отримав довгострокову перспективу.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Мой младший сын, который учится в Пекине, в Китае, у него долгосрочные планы.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.והבן הצעיר שלי, שלמד בבייג'ין בסין, קיבל פרספקטיבה לטווח ארוך,
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.فابني الصغير الذي درس في بكين في الصين, قد اكتسب منظورا طويل الاجل
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.長期的な視点でやっています 長男の方はGoogleで働いていて
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.Areia impregnada de petróleo não é uma solução de longo-prazo.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.Az olajhomok nem egy hosszútávú megoldás.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.Cát dầu không phải là một giải pháp lâu dài.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.오일샌드는 장기적 해결방안이 아닙니다.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.La sabbia bituminosa non è una soluzione a lungo termine.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.Ölsand ist deshalb keine Lösung über lange Zeit.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.Piaski bitumiczne nie są rozwiązaniem długofalowym.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.Ropa nie je dlhodobým riešením.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.Sabemos acerca del final del petróleo.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.Teerzand is geen langetermijnoplossing.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.Víme, že ropa brzy dojde.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.Η πετρελαϊκή άμμος δεν είναι μια μακροπρόθεσμη λύση.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.Нефтяные песчаники - не решение проблемы.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.חולות הנפט זה אינו פתרון לתווך הרחוק.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.الرمال النفطية ليست الحل على المدى الطويل.
Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.私たちは毎年見つかる量の3倍の-
Petrolün sonu olduğunu biliyoruz. Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.Alberta, sisturi bituminoase, multa poluare.
Petrolün sonu olduğunu biliyoruz. Petrol kumu uzun vadeli bir çözüm değil.Nous ne voulons pas croire ce que nous savons déjà.
Şimdi i-padler için kısa vadeli talep eğrisini çizelim. .Powiedzmy, że krzywa popytu wygląda tak. Oto nasza krzywa popytu. Wiemy, że ta krzywa popytu...
Sonra bu 1 seneden 10 seneye kadar olanlar kısa vadeli devlet tahvilleri. -実際に1年後からは中期国債だと、私は思っています。 1年目までは、短期国債。
Takım çalışması yapmayı ve daha kısa vadeli projeler edinmeyi öğretir.لتعليمهم كيف يصنعون مشاريع صغيرة والعمل كفريق
Ticari kredi de 10 yıl vadeli olsun. Kredinin vadesi süresince, firma sadece faiz ödemelerini yapacak.Takže budou pokaždé platit přesně tolik, třeba každé čtvrtletí, každý rok, cokoli to může být.
Uzun vadeli arz eğrisi, monopol gücüne sahip şirket nasıl isterse öyle oluşacak. .De facto não vamos chegar nunca a esta curva da oferta de longo prazo.
Uzun vadeli arz eğrisi, monopol gücüne sahip şirket nasıl isterse öyle oluşacak. .Kształt zależy od woli monopolisty.
Uzun vadeli arz eğrisi, monopol gücüne sahip şirket nasıl isterse öyle oluşacak. .Дългосрочната крива на предлагане е откровено казано каквото монополистите решат че искат да направят.
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Ako ich udržať dlhodobo motivované?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Bagaimana cara menjaga mereka untuk tetap termotivasi dalam jangka panjang?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Come li mantengo motivati nel lungo periodo?
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Comment je dois faire pour qu'ils restent motivés sur la durée ? "
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"¿Cómo los mantengo motivados para el largo plazo?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Cum să-i motivez pe termen lung?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Hoe hou ik ze voor langere tijd gemotiveerd?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Hogyan motiválhatom őket hosszú távon?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?""Hur håller jag dem motiverade på lång sikt?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Hvordan holder jeg dem motiverede på den lange bane?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Jak je udržím motivované na delší dobu?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Jak zapewnić im długotrwałą motywację?
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Kako naj otroke obdržim motivirane na dolgi rok?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?""어떻게 하면 아이들이 학습 동기를 오래 유지할 수 있을까요?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Làm thế nào để tôi có thể khiến chúng luôn luôn cảm thấy có động lực?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Miten pidän heidät motivoituneena?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Wie halte ich sie für Distanzläufe motiviert?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Πώς μπορώ να διατηρήσω τα κίνητρά τους για καιρό;"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Как да ги задържа мотивирани за дълго?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Как сохранить их мотивацию?"