Ana içeriğe geç
Sözlük

vade ile cümle

vade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yanığın uzun vadedeki sonucu en başta yanığın boyutuna ve yanığa maruz kalan kişinin yaşına bağlıdır.وترتبط النتائج الطويلة الأجل في المقام الأول بحجم الحرق وعمر الشخص المصاب.
Bu sözleşmeler çağdaş vadeli işlemlere benzemekteydi.وعامةً، كانت كل تلك الآلات شبيهة بالجزازات الحديثة.
Bu maddeler ölüm riski veya hastanede tutulma süresinde kayda değer bir değişiklik vadetmez.ولا يبدو أنه يؤثر على معدل الوفيات أو معدل دخول المستشفى ككل.
En ünlü rolü Yıldız Savaşları'ndaki Darth Vader rolüdür.لعب دور شخصية دارث فيدر ثلاثية حرب النجوم الأولى.
Kısa vadede radyasyon hastalığı, uzun vadede kanser görülür.ويظهر هذا التوتر على كل من المدى القصير والطويل سرطان.
Bunlar gereksizdir ve uzun vadede kuşların sağlığı üzerindeki etkileri bilinmemektedir.ولا تعرف الآثار الطويلة الأجل الناجمة عن التعرض لعدم إجراء دراسات طويلة الأجل للتأثيرات الصحية.
Üstelik bu maaşı bütün hayatı müddetince alabileceği de kendisine vadedilmişti.واضطرت إلى قبول هذه الأموال للحصول على عمل بقية حياتها.
Venedik Cumhuriyeti tarafından vadedilen askeri yardım gerçekten asla gelmedi.A ajuda militar prometida pela República de Veneza nunca chegou realmente.
Uzun vadede önlemek için iki doz gereklidir.Duas doses são requeridas para uma prevenção a longo prazo.
Yapılan seçimlerin her biri kısa vadede iyi bir şeye, sonrasında kötü bir şeye dönüşebilir.Para cada uma das escolhas, algo bom a curto prazo pode tornar-se ruim posteriormente.
Zenginlikleri biriktirenlere cehennem ateşini vadeden Kur'an ayetleri okumuştur.Este era também usado para iluminação (mosbah, lâmpada de azeite) e para atear o fogo (f'tilat zit, mecha).
Para toplamak için daimyo, henüz hasat edilmemiş pirinci satmak için vadeli sözleşmeler yaptı.Para conseguir dinheiro, o daimyo usava contratos a termo para vender arroz que ainda não tinha sido colhido.
Şov, spor severlerin 'Bir güreşçi bir boksörü yenebilir mi?' gibi sorularına cevap bulmayı vadediyordu.O show propôs achar uma resposta para perguntas de fãs de esporte como: "Um wrestler pode vencer um boxeador?"
Premium hesapların kullanıcı, Premium üye olarak kaldığı sürece bitiş vadesi yoktur.Para as contas Premium, não há período de expiração, desde que o usuário continue sendo um membro premium.
Aslında von Manstein'e dört panzer tümeni verileceği vadedilmişti.Inicialmente, foi prometido a Manstein quatro divisões panzer.
Ancak ameliyat kaynaklı olarak kısa vadede %1’den düşük bir ölüm tehlikesi mevcuttur.A intervenção apresenta, no entanto, um risco menor de mortalidade a curto prazo inferior a 1%.
Ama yine de, Darth Vader olarak tekrar dirildi.Apesar de tudo, ainda restou um pouco de bondade em Darth Vader.
Stuart, Newport'ta ilk kez gelecek vadeden bir ressam olduğunu göstermeye başladı.Em Newport, Stuart começou a mostrar-se como uma grande promessa da pintura.
Önce vadedilen yardımları almak şartı ile Tancred'e saldıracağına dair sahte bir isteklilik gösterdi.Ele fingiu a vontade de atacar Tancredo desde que recebesse os subsídios prometidos anteriormente.
Darth Vader Emir 66'yı uygulamak üzere Wookiee'lerin yurduna saldırı düzenler.Ela é morta por Darth Vader, na execução da ordem 66.
Çok geçmeden Darth Vader'la karşı karşıya gelir.Mas uma vez mal conseguem fugir de Darth Vader.
Bu sözleşmeler çağdaş vadeli işlemlere benzemekteydi.Esses contratos eram similares ao moderno contrato futuro.
Kısa vadeli testler içindir, 2 saat içinde eriyebilir.Depois de descongelados, devem ser consumidos dentro de 2 horas.
Yanığın uzun vadedeki sonucu en başta yanığın boyutuna ve yanığa maruz kalan kişinin yaşına bağlıdır.O prognóstico a longo prazo depende essencialmente da extensão da queimadura e da idade da pessoa afetada.
Bir keresinde efendisi ona, hristiyanlığa geçmesi halinde özgürlük vadetmişti.Prometeu-lhe dar a liberdade se ela consentisse em abandonar o cristianismo.
Bu Allah'ın vadettiği (söz verdiği) sevap ve iyiliğin, tehdit ettiği cezanın gerçekleşeceğine inanmaktır.O deus do bem (Mazda) e o deus do mal (Arimã) lutavam constantemente e isso era pregado por Zaratustra.
Adli Vadeli İşlemler, Londra:Palgrave Macmillan, 2009, s.212.New York: Palgrave Macmillan, 2003. (em inglês) Charles WILSON.
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.Não é claro se a vacina se torna mais ou menos eficaz no decorrer do tempo.
Ayaklanmanın Roma tarihine uzun vadeli etkileri olmuştur.A revolta teve consequências duradouras sobre os soldados romanos.
Ayrıca Musk bu iki şirketi de Tesla’ya uzun vadeli yatırımcı olarak kazandırmayı başarmıştır.Musk kon beide bedrijven binnenhalen als lange-termijn investeerders in Tesla.
Yapım sırasında, Darth Vader'ın Luke'un babası olduğu gerçeği büyük bir gizlilik içinde korundu.Tijdens de productie werd het feit dat Darth Vader Lukes vader was goed geheimgehouden.
Ama denizden geçip kendilerine Vadedilmiş Topraklar'a geçme imkani yok görülmektedir.Zo valt hij van onder gezien niet op in vergelijking met de zee.
Darth Vader: Anakin Skywalker'ın karanlık tarafa geçmiş halidir.Diezelfde Anakin Skywalker werd bekeerd tot de Duistere Kant.
Ancak uzun vadede, bu onun iyiliğine olmamıştır.Zoals in eerdere gevallen was dit over het algemeen niet in hun voordeel.
Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vadediliyordu.Met de opvarenden kende men geen pardon; die werden allen omgebracht.
Kısa vadeli borçların uzun vadeli hale getirilmesidir.Bij de indirecte belastingen wordt een kortstondig feit belast.
Japonya Merkez Bankası kısa vadeli devlet borçlarını alarak enflasyonu %2'ye yükseltmeyi de hedeflemiştir.De Duitse regering leek bereid Spanje meer tijd te geven om het "deficit target" van 3% te bereiken.
Vader, casuslarının bir jedi bulduğunu söyler.Hij meldt Joost dat hij een spook heeft gekocht.
Ekonomideki sıkıntıların kısa vadede giderilmesi beklenmemektedir.Het ligt niet in de lijn der verwachtingen dat het op korte termijn zal uitsterven.
Her oğluna 1 köy (arsa) vadetmiş.Ieder van de zonen heerst over een hemel.
Vade, taraflar arasında bir takvim günü olarak saptanabilir veya taraflardan birine bırakılabilir.Het is de tegenwoordige tijd (le présent) van de indicatief, of onvoltooid tegenwoordige tijd.
Onları bu kaçma seyahatinde koruyacağını onlara vadeder.Dit om hem tijdens deze gevaarlijke reis te begeleiden.
Düzenleyici fiiller söz vermek, vadetmek, yemin etmek, tehdit etmek gibi fiiller aracılığıyla belirtilir.Iets plechtig beloven, alsof men een eed aflegt.
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.Zijn motieven worden duidelijk naarmate de film vordert.
Bu da orta vadede kendini yenilemiştir.Hij verschool zich in Midden-Aarde.
İnanca göre İshak, Allah'ın İbrahim'e vadettiği ve kısır olan eşi Sara'dan mucizevi bir şekilde doğan oğuldur.Ismail was de eerstgeboren (wettige) zoon van Ibrahim, die hij bij zijn vrouw Hagar kreeg.
Şimdiye kadar olan sonuçlar gösteriyor ki; hastalığın bir alandaki kısa vadeli etkileri çok ciddidir.Dotychczas ustalono, że krótkoterminowe efekty choroby na danym obszarze mogą być poważne.
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.Po zakończeniu filmu rozległy się owacje.
MSRE, değerli uzun vadeli bir işletme deneyimi sağlamıştır.Reaktor MSRE dostarczył jednak cennej wiedzy z długiego okresu eksploatacji.
Vader doğrulur.Dominic zgadza się.
Ama denizden geçip kendilerine Vadedilmiş Topraklar'a geçme imkani yok görülmektedir.Nie występują jedynie w pełnosłonych morzach (z wyjątkiem jednego gatunku).
Ancak ameliyat kaynaklı olarak kısa vadede %1’den düşük bir ölüm tehlikesi mevcuttur.Jednak istnieje zagrożenie zgonem na skutek operacji, które wynosi mniej niż 1%.
Bu amacı gerçekleştirmek için çok uzun vadeli sayılabilecek adımlar öngörülmüştür.Autorzy przewidzieli pewną maksymalną pulę, którą można osiągnąć.
Bunun faydasını uzun vadede görürsünüz.Zapamiętam go na długo!
LFTR'ler, reaktör atıklarının uzun vadeli radyotoksisitesini önemli ölçüde azaltabilir.Reaktory LFTR radykalnie zmniejszą rozmiary i długookresową aktywność promieniotwórczą swoich odpadów.
Gücü tükenen Vader ölür.Natarcie sił ISA załamuje się.
Bu amaçla uzun vadede planlar yaptı.Osiąga w ten sposób długofalowe cele militarne.
Savaşın çok uzun vadeli sonuçları olmuştur.Bitwa przyniosła też długoterminowe skutki.
Bu olay sadece aşırı uzun vadede gerçekleşecektir.Będzie mieć to zasadnicze znaczenie podczas gorącego okresu.
Kısa vadeli borçların uzun vadeli hale getirilmesidir.Obligacje te zostały zamienione na długoterminową książeczkę oszczędnościową.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
vade ile cümle - Sayfa 11 - vade kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App