Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Hør Land med de surrende Vinger hinsides Ætiopiens Strømme,
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Jaj a szárnysuhogás országának, a mely Szerecsenország folyóin túl van;
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!슬프다 구스의 강 건너편 날개치는 소리 나는 땅이여
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Ôi ! đất đập cánh ào_ào kia , là đất ở bên kia các sông của Cút ;
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Ôi! đất đập cánh ào ào kia, là đất ở bên kia các sông của Cút;
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Terre, où retentit le cliquetis des armes, Au delà des fleuves de l`Éthiopie!
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Vai de tine, ţară, în care răsună zîngănit de arme, şi care eşti dincolo de rîurile Etiopiei!
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Voi siipien surinan maata, joka on tuolla puolen Etiopian jokien,
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Wee u, land aan de bovenstroom van de Nijl (A) waar gevleugelde zeilboten over het water glijden!
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Weh dem Lande, das unter den Segeln im Schatten fährt, jenseits der Wasser des Mohrenlandes,
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Ουαι, γη σκιαζουσα δια των πτερυγων, η περαν των ποταμων της Αιθιοπιας,
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Горе земле, осеняющей крыльями по ту сторону рек Ефиопских,
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!О земьо, бръмчаща с крила, Която си оттатък етиопските реки.
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!הוי ארץ צלצל כנפים אשר מעבר לנהרי כוש׃
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!يا ارض حفيف الاجنحة التي في عبر انهار كوش
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!唉 、 古 實 河 外 翅 膀 刷 刷 響 聲 之 地
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!唉 、 古 實 河外 翅膀 刷刷 響聲 之地
Licklider'ın vizyonuna daha çok rastlıyorsunuz.어디서든 더 많은 릭라이더의 비전을 찾을 수 있습니다
Licklider'ın vizyonuna daha çok rastlıyorsunuz.אתם רואים את חזונו של ליקלידר בכל מקום.
Licklider'ın vizyonuna daha çok rastlıyorsunuz.كلما رأيت رؤية ليكليدر في كل مكان.
Licklider'ın vizyonuna daha çok rastlıyorsunuz.それがiPhoneの拡張現実であれ カーナビであれ
Maalesef parlak bir gelecek vizyonu parlak bir gelecek hayali sadece bir hayal.하지만 애석하게도, 미래에 대한 비젼이나, 미래의 대한 꿈이 단순한 하나의 꿈으로
Maalesef parlak bir gelecek vizyonu parlak bir gelecek hayali sadece bir hayal.Niestety, wspaniała przyszłość wspaniała przyszłość pozostaje tylko marzeniem.
Maalesef parlak bir gelecek vizyonu parlak bir gelecek hayali sadece bir hayal.אך לצערי, החזון של עתיד מבטיח, או חלום של עתיד מבטיח,
Maalesef parlak bir gelecek vizyonu parlak bir gelecek hayali sadece bir hayal.لكن للأسف، رؤية المستقبل عظيم، أو الحلم بمستقبل عظيم،
Maalesef parlak bir gelecek vizyonu parlak bir gelecek hayali sadece bir hayal.素晴らしい未来への ビジョンや夢は そこではただの夢想です
Neyse bu moleküller etraflarında az da olsa titreşir ve vızıldarlar. .Aber sie würde um vibrieren, sie würden ein bisschen herumzappeln.
Neyse bu moleküller etraflarında az da olsa titreşir ve vızıldarlar. .Ale vibrovaly by, klepaly by se trochu.
Neyse bu moleküller etraflarında az da olsa titreşir ve vızıldarlar. .Ale wibrowałyby dookoła, brzęczałyby trochę.
Neyse bu moleküller etraflarında az da olsa titreşir ve vızıldarlar. .少しだけ。 彼らが振動しているを表示する矢印を描いています。
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.C'est le petit fils du viseur Norden Mark 15.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.De kleinzoon van de Norden Mark 15-bommenrichter.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.Det är sonsonen till Norden Mark 15:s bombsikte.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.Đó chính là cháu của thiết bị ngắm bom Norden 15.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.E' il nipote del mirino da bombardamento Norden Mark 15.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.Es el nieto del visor Norden Mark 15.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.E strănepotul vizorului Norden Mark 15.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.Itu adalah cucu dari pembidik bom Norden Mark 15.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.아마 드론은 M-15 노든 폭격조준경의 손자 쯤 되겠군요
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.No je to takový vnuk zaměřovače Norden Mark 15.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.Nos, ez a Norden Mark 15 bombacélzó unokája.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.O que eram eles? Eram os netos da mira Norden Mark 15.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.Sie ist die Enkelin des Norden-Mark-15-Bombenzielgerätes.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.To wnuczek celownika Norden Mark 15.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.Ε λοιπόν είναι το εγγόνι του εκτοξευτή Νόρντεν 15.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.Той е внука на механизма за насочване на бомби на Нордън.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.Це "внук" прицілу Норден М-15.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.Это внук бомбового прицела Норден.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.ובכן הוא הנכד של כוונת ההפצצה של נורדן.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.إنه حفيد موجه "نوردن " للقنابل
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.圧倒的なまでの精度と正確さを備えた兵器です
Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.노든 조준경을 사용할 때 폭격수는 목표물을 시각적으로 봐야 했습니다
Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.le viseur Norden avait besoin d'un bombardier pour avoir un contact visuel avec l'objectif.
Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Nordens bombsikte krävde av bombaren att ha visuell kontakt med målet.
Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.הכוונת של נורדן הצריכה שהמפציץ ייצור קשר עין עם המטרה.
Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.هو ان العسكري الذي يعمل على موجه "نوردن " للقنابل يتوجب عليه أن يحصل على رؤية بصرية للهدف
Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.前提としていたということがあります 実際はどうでしょう?
Norden vizörü bu koşullarda pek iyi çalışmıyordu.A zaměřovač Norden jednoduše za těchto podmínek nefunguje tak dobře.
Norden vizörü bu koşullarda pek iyi çalışmıyordu.De Norden-bommenrichter werkt niet zo goed onder die omstandigheden.
Norden vizörü bu koşullarda pek iyi çalışmıyordu.E a mira Norden não funciona tão bem nessas condições.