İşte bu kanaatimce olası bir vizyon.A vida online. Acredito que seja uma visão que é possível.
İşte bu kanaatimce olası bir vizyon.Cred că este o viziune posibilă.
İşte bu kanaatimce olası bir vizyon.Ik denk dat dat mogelijk wordt.
İşte bu kanaatimce olası bir vizyon.Je pense que c'est une vision qui est possible.
İşte bu kanaatimce olası bir vizyon.Myslím, že tato vize je reálná.
İşte bu kanaatimce olası bir vizyon.Myslím, že toto je vízia, ktorá je možná.
İşte bu kanaatimce olası bir vizyon.Så det er en vision, som jeg tror, er mulig.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Asta l-a ţinut -- asta e viziune; asta e linia lungă.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.C'est ce qui l'a gardé -- Ceci est une vision; une longue line.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Chúng ta gọi đó là Tầm Nhìn, Mandela chỉ nghĩ về nó mà thôi.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Das hat ihn... es geht um Vision; es geht um den langen Weg.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Det var det, der holdt - det her handler om visionen; det handler om den lange linie.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Det var det som höll honom -- det här handlar om vision, det här handlar om långa linjer.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Eso lo mantuvo -- esto se refiere a esa visión; de eso se trata la larga línea.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Ez az, ami őt fenntartotta -- ez a vízióról szól, a hosszú vonalról.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Itulah yang membuatnya -- ini adalah tentang visi; ini adalah tentang jalan panjang.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.이것은 비전과, 기나긴 여정에 대한 이야기입니다.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Questo è ciò che l'ha tenuto --- questo ha a che fare con un sogno; con la lunga linea.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Tal como o pássaro que voa por cima dos campos sem se preocupar com as cercas cá em baixo, certo?
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.To byla jeho vize; větší měřítko.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Toto je o dlhej čiare.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Tu chodzi o wizję, przyszłość, długą linię.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Αυτό τον κράτησε - έχει να κάνει με το όραμα, με την μακριά γραμμή.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Довга лінія.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.Това го е съхранило - това е визията; това е дългият път.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.זה מה שהחזיק -- מדובר כאן בחזון; מדובר בקו הארוך.
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.هذه هي الرؤية .. أنها عن النظرة الأوسع والأشمل
İşte bu onu meşgul etti -- bu vizyon ile ilgilidir; bu uzun yol ile ilgilidir.野を飛ぶ鳥が
İşte gerçekte sayfa boyunca scooter vızıltısının egzosundan yayılan metinden bir satır.Aquí ven una línea de texto que parte del escape de un scooter rodando por la página.
İşte gerçekte sayfa boyunca scooter vızıltısının egzosundan yayılan metinden bir satır.A tutaj mamy linijkę tekstu, która powstała po przejechaniu przez stronę skutera.
İşte gerçekte sayfa boyunca scooter vızıltısının egzosundan yayılan metinden bir satır.En hier is een regel tekst die zich ontwikkelt uit de uitlaat van een voorbijrazende scooter.
İşte gerçekte sayfa boyunca scooter vızıltısının egzosundan yayılan metinden bir satır.Et voici une ligne de texte qui en fait évolue d'un échappement de scooter passant à travers la page.
İşte gerçekte sayfa boyunca scooter vızıltısının egzosundan yayılan metinden bir satır.그리고 이게 로마라는 '페이지'를 힘차게 가로질렀던 한 스쿠터의 배기가스로부터 발생한 '본문'의 한 '줄'입니다.
İşte gerçekte sayfa boyunca scooter vızıltısının egzosundan yayılan metinden bir satır.Вот эта строчка появилась из дыма выхлопной трубы мотороллера, который пронесся через страницу.
İşte gerçekte sayfa boyunca scooter vızıltısının egzosundan yayılan metinden bir satır.Ето ред текст, който всъщност еволюира от парата, изпускана от скутер, минаващ през страницата.
İşte gerçekte sayfa boyunca scooter vızıltısının egzosundan yayılan metinden bir satır.והנה שורה של טקסט שלמעשה מתפתח מתוך המפלט של קטנוע שדוהר לרוחב העמוד.
İşte gerçekte sayfa boyunca scooter vızıltısının egzosundan yayılan metinden bir satır.وهنا سطر من النص يتطور في الواقع يخرج من عادم دراجة نارية تنطلق عبر الصفحة
İşte gerçekte sayfa boyunca scooter vızıltısının egzosundan yayılan metinden bir satır.スクーターの排気に見立てています ここでは同じテキストが噴水の周りを回ってます
-ister uygulama ister vizyon- ortak karar verebilirsiniz.A cselekvés, a vízió.
-ister uygulama ister vizyon- ortak karar verebilirsiniz.Die Wirkung, die Vision.
-ister uygulama ister vizyon- ortak karar verebilirsiniz.Działanie, wizję.
-ister uygulama ister vizyon- ortak karar verebilirsiniz.고민할 능력이 생깁니다. 중재적 역할과 비젼말입니다.
-ister uygulama ister vizyon- ortak karar verebilirsiniz.L'action, la vision.
-ister uygulama ister vizyon- ortak karar verebilirsiniz.L'agire, la visione.
-ister uygulama ister vizyon- ortak karar verebilirsiniz.מה אתם הולכים להכניס לכלי הזה, העשייה, החזון.
-ister uygulama ister vizyon- ortak karar verebilirsiniz.بما ستضعونه داخل هذا الوعاء, الوكالة والرؤية
-ister uygulama ister vizyon- ortak karar verebilirsiniz.つまり 媒体機能やビジョンです あなたが責任を持って これをやり遂げれば
İşte şimdi, siz bir mimar olarak müşterinizle vizyon ve uygulamayı hayata geçirmeye başlayabilirsiniz.Este es el momento en que uno como arquitecto y su cliente puede empezar a inyectar visión y operatividad.
İşte şimdi, siz bir mimar olarak müşterinizle vizyon ve uygulamayı hayata geçirmeye başlayabilirsiniz.Ez az a pillanat, amikor te, az építész, és a megrendelő elkezdhettek hozzáadni víziót és cselekvést.
İşte şimdi, siz bir mimar olarak müşterinizle vizyon ve uygulamayı hayata geçirmeye başlayabilirsiniz.지금은 건축가로서 당신이 그리고 당신의 고객이 비젼과 중재적 역할을 함께 불러들여올 때 입니다.
İşte şimdi, siz bir mimar olarak müşterinizle vizyon ve uygulamayı hayata geçirmeye başlayabilirsiniz.Questo è il momento in cui tu come architetto, e il cliente potete iniziare ad iniettare la visione e l'agire.
İşte şimdi, siz bir mimar olarak müşterinizle vizyon ve uygulamayı hayata geçirmeye başlayabilirsiniz.Thời điểm mà bạn, là một kiến trúc sư, cùng với khách hàng, bắt đầu thêm vào ý nghĩa của tầm nhìn và môi giới.
İşte şimdi, siz bir mimar olarak müşterinizle vizyon ve uygulamayı hayata geçirmeye başlayabilirsiniz.To wtedy architekt razem z klientem może wprowadzać wizję i działanie.
İşte şimdi, siz bir mimar olarak müşterinizle vizyon ve uygulamayı hayata geçirmeye başlayabilirsiniz.Είναι η στιγμή που ο αρχιτέκτονας και ο πελάτης θα συνδέσουν το όραμα με την προοπτική της ολοκλήρωσης.
İşte şimdi, siz bir mimar olarak müşterinizle vizyon ve uygulamayı hayata geçirmeye başlayabilirsiniz.Це та мить, коли ви як архітектор і ваш клієнт втілюєте бачення і засоби виконання.
İşte şimdi, siz bir mimar olarak müşterinizle vizyon ve uygulamayı hayata geçirmeye başlayabilirsiniz.Это тот момент, когда вы как архитектор и ваш клиент можете начать использовать ваше видение и ваши средства.
İşte şimdi, siz bir mimar olarak müşterinizle vizyon ve uygulamayı hayata geçirmeye başlayabilirsiniz.זה הרגע שבו אתה, כארכיטקט והלקוח שלך ביחד, יכולים להתחיל להציג חזון ועשייה.
İşte şimdi, siz bir mimar olarak müşterinizle vizyon ve uygulamayı hayata geçirmeye başlayabilirsiniz.هذه هي اللّحظة التي تبدأ فيها كمعماري أنت و عميلك, بحقن الرؤية والوكالة.
İşte şimdi, siz bir mimar olarak müşterinizle vizyon ve uygulamayı hayata geçirmeye başlayabilirsiniz.共にビジョンを描いたり 業者を選んだりできるのです 両者が一丸となって取り組むことが不可欠です
Japonya'nın bir vizyonu vardı daha büyük bir Japon zenginleşme çemberi.Japan een visie had voor een grotere Japanse co-welvaartsfeer.