Bu da şahsi vizyonları ve bu matematiksel mod ile olan uğraşma miktarları.Met hun afzonderlijke visies en hun betrokkenheid bij deze wiskundige modus.
Bu da şahsi vizyonları ve bu matematiksel mod ile olan uğraşma miktarları.Sus visiones individuales y sus compromisos con este modo matemático.
Bu da şahsi vizyonları ve bu matematiksel mod ile olan uğraşma miktarları.Их индивидуальные видения, и их увлечённость этой математической моделью.
Bu da şahsi vizyonları ve bu matematiksel mod ile olan uğraşma miktarları.Тяхното въображение и тяхното взаимодействие с този математически метод.
Bu da şahsi vizyonları ve bu matematiksel mod ile olan uğraşma miktarları.והחזונות הפרטיים שלהם, ועיסוקם עם הצורה המתמטית הזו.
Bu da şahsi vizyonları ve bu matematiksel mod ile olan uğraşma miktarları.والذين يملكون رؤيتهم الخاصة، وتعاملهم الخاص مع هذا الوسط الرياضي.
Bu da şahsi vizyonları ve bu matematiksel mod ile olan uğraşma miktarları.この数学的方法との結びつきです かぎ針編みを用いる-
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Cách nó xảy ra thông qua hiệu ứng lưu tầm nhìn.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Ci riusciamo sfruttando il fenomeno della persistenza retinica.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Dan hal ini terwujud melalui fenomena persistensi penglihatan.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Dat gebeurt door het fenomeen van het nabeeld.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Deje sa tak vďaka fenoménu doznievania obrazu na sietnici oka po skončení vizuálneho vnemu.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Et l'effet est produit grâce au phénomène de la persistance rétinienne.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Iar modul prin care acest lucru se întâmplă este prin fenomenul de persistenţă a vederii.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Isto acontece através do fenómeno da persistência da visão.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Jest to możliwe dzięki efektom następczym wzroku.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.이런 일이 가능한 것은 잔상 현상 때문입니다.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Och detta händer genom fenomenet av bestående vision.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Und die Art und Weise dies geschieht, ist durch das Phänomen der Augenträgheit.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Y la manera en que esto sucede es a través del fenómeno de la persistencia de la visión.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Και ο τρόπος για να το κάνουμε αυτό είναι μέσω του φαινομένου που ονομάζεται 'Μετείκασμα'.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.А как это получается - через феномен эффекта инерционности зрительного восприятия.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.А як це виходить - через явище інерційності зорового сприйняття.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Начина, по който това се случва е, чрез явлението на устойчивост на видимостта.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.והדרך בה זה קורה היא התמדה של ראיה.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.والطريقة التي يحدث بها ذلك هو عن طريق ظاهرة استمرار الرؤية
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.しかし、この輪は約1700rpm、つまり毎秒28回転で、回転しています。
Bu durumda vizeye o ülkenin temsilciliğinde başvurabilirsiniz.Dans tel cas, vous pouvez déposer votre demande auprès de la représentation de ce pays.
Bu durumda vizeye o ülkenin temsilciliğinde başvurabilirsiniz.En este caso, podrá solicitar el visado en la embajada de aquel país.
Bu durumda vizeye o ülkenin temsilciliğinde başvurabilirsiniz.I detta fall kan du ansöka om visum i detta lands beskickning.
Bu durumda vizeye o ülkenin temsilciliğinde başvurabilirsiniz.Silloin voit hakea viisumia tämän maan edustustosta.
Bu durumda vizeye o ülkenin temsilciliğinde başvurabilirsiniz.В этом случае вы можете обратиться за визой в представительство этой страны.
Bu durumda vizeye o ülkenin temsilciliğinde başvurabilirsiniz.حينئذ يكون بإمكانك طلب تأشيرة الدخول من ممثلية تلك الدولة.
Bugünlerde ise viziteler daha çok hastadan uzakta bir odada gerçekleştirilen tartışmalar haline geldi.Ahora es muy común que las rondas se vean así donde la conversación tiene lugar lejos del paciente.
Bugünlerde ise viziteler daha çok hastadan uzakta bir odada gerçekleştirilen tartışmalar haline geldi.Alltför ofta nuförtiden ser ronder ut så här, där diskussionen sker i ett rum långt borta från patienten.
Bugünlerde ise viziteler daha çok hastadan uzakta bir odada gerçekleştirilen tartışmalar haline geldi.Heute sehen Patientenrunden zu oft so aus: Die Besprechung findet in einem Raum weit weg vom Patienten statt.
Bugünlerde ise viziteler daha çok hastadan uzakta bir odada gerçekleştirilen tartışmalar haline geldi.오늘날의 많은 회진은 이런 모습입니다 환자에게서 멀리 떨어진
Bugünlerde ise viziteler daha çok hastadan uzakta bir odada gerçekleştirilen tartışmalar haline geldi.Maar nu lijken rondes te vaak hierop. De discussie wordt in een kamer ver weg van de patiënt gevoerd.
Bugünlerde ise viziteler daha çok hastadan uzakta bir odada gerçekleştirilen tartışmalar haline geldi.Molto spesso oggi i turni sembrano più così, dove la discussione si svolge in una stanza lontana dal paziente.
Bugünlerde ise viziteler daha çok hastadan uzakta bir odada gerçekleştirilen tartışmalar haline geldi.Obecnie zbyt często obchody wyglądają tak, że dyskusja ma miejsce w pomieszczeniu odległym od pacjenta.
Bugünlerde ise viziteler daha çok hastadan uzakta bir odada gerçekleştirilen tartışmalar haline geldi.В наши дни очень часто обходы выглядят примерно вот так, обсуждение происходит в комнате без участия пациента.
Bugünlerde ise viziteler daha çok hastadan uzakta bir odada gerçekleştirilen tartışmalar haline geldi.ביותר מדי מקרים בימינו, ביקורי-רופא נראים כך, כאשר הדיון מתרחש
Bugünlerde ise viziteler daha çok hastadan uzakta bir odada gerçekleştirilen tartışmalar haline geldi.كثيراً هذه الأيام تكون الجولات الطبية كهذه، حيث يتم النقاش
Bugünlerde ise viziteler daha çok hastadan uzakta bir odada gerçekleştirilen tartışmalar haline geldi.回診の様子はこうです 議論は患者から遠く離れた 会議室で行われます
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Abstracte ideeën verbleken bij die eerste bloemetjes en bijtjes.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Abstrakte Ideen sind fade Gedanken im Vergleich zu diesen ersten Bienen und Blumen.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Absztrakt elképzeléseink csak fakó dolgok ezekhez az első zümmögésekhez képest.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Ideile abstracte sunt lucruri palide în comparaţie cu acele prime albine şi înfloriri.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.추상적인 생각들은 벌과 꽃과 같이 구체적인 것에 비하면 희미한 것입니다,
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Las ideas abstractas son pálidos referentes comparados con aquellas primeras abejas y flores.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Le idee astratte impallidiscono se confrontate alle prime api e ai primi fiori.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Ý tưởng trừu tượng là mờ nhạt khi đem so với con ong và bông hoa.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Οι αφηρημένες ιδέες είναι άχρωμες, συγκριτικά με τα ανθόφιλα και τα άνθη.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Абстрактные идеи — это жалкое подобие впервые увиденных пчёл и цветов.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.רעיונות מופשטים הם דברים חיוורים בהשוואה לדבורים והפריחות הראשונים.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.و بالنسبة للبراعم الحديثة فالأفكار المجردة ماهي إلا أشياء باهتةٌ عديمة المعنى.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.隠喩は想像力や感覚を必要とします
Bu işi üstlendiğimde gerçekten vizyonumun ne olması gerektiğini anlamaya çalıştım:Chciałam dokładnie określić swoją wizję. Chciałam dokładnie określić swoją wizję.
Bu işi üstlendiğimde gerçekten vizyonumun ne olması gerektiğini anlamaya çalıştım:Hogyan tudjuk valóban megváltoztatni a gyerekek kapcsolatát az ételhez?
Bu işi üstlendiğimde gerçekten vizyonumun ne olması gerektiğini anlamaya çalıştım:Khi tôi tiếp nhận điều này tôi cố gắng tìm ra, như là, tầm nhìn của tôi: