Ana içeriğe geç
Sözlük

vücutta ile cümle

vücutta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
(Quintilian) Mens sana in corpore sano Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur."Mens sana in corpore sano" = Een gezonde geest in een gezond lichaam.
Vücuttaki toplam kolesterolün %70'i LDL'de bulunmaktadır.Pęcherz pławny składa się w 70% z kolagenu.
Hormonlar vücuttaki farklı organ sistemlerinin davranışlarını etkileyen kimyasallardır.Kofeina wpływa na zachowanie różnych organizmów.
Vücutta sölom bulunmaz.Nie kumuluje się w organizmie.
Akyuvarlar vücutta hareket ettikçe virus ürer (veya kendisini çoğaltır).Medan de vita blodkropparna rör sig runt i kroppen, reproduceras viruset (eller tillverkar mer av sig själv).
Kişinin şiddetli (ciddi) bir enfeksiyonu varsa virüs, vücutta daha hızlı bir şekilde yayılır.Om en person har en svår (allvarlig) infektion, reproduceras viruset mycket snabbare i kroppen.
Kan dolaşımındaki kolesterolun büyük bir kısmı, tipik olarak 24 saatte 1000 mg dolayında, vücutta sentezlenir.Det mesta kolesterolet i blodet produceras av kroppen, uppskattningsvis 1 000 mg per dag.
Opioid, vücutta morfin gibi etki gösteren kimyasal maddelerdir.Morfinderivat är kemiska substanser som är härledda ur morfin.
Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.Lucifer blev då satan.
Vücutta vitamin yetersizlikleri başgösterir.Vitaminbrist innebär att man har brist på vitaminer i kroppen.
Vücuttaki kan kaybı 1-1,5 litreyi geçerse kayıp kolay kolay geri döndürülemez.Om en person förlorar mer än 1,5 liter blod så är situationen livshotande.
(Quintilian) Mens sana in corpore sano Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.Mens sana in corpŏre sano – В здоровому тілі – здоровий дух.
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.У рідкісних випадках воно охоплює все тіло.
Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.Андрес — демон люті.
Sisplatin esas olarak idrarla vücuttan atılır.Він дозволяє ефективно передавати імпульс стрибка від ніг до тіла.
Barbitüratlar vücutta yaygın bir şekilde dağılırlar .Такролімус широко розподіляється в організмі.
Vücuttaki küçük ve büyük farklılıkların kombinasyonu yapısal olarak sergilenir.Обсмажування великої й дрібної фракції ядра бажано робити окремо.
Kişinin şiddetli (ciddi) bir enfeksiyonu varsa virüs, vücutta daha hızlı bir şekilde yayılır.Pokud je osoba nakažena vážnou infekcí, virus se v těle reprodukuje mnohem rychleji.
3-4 gün süren bu başlangıç dönemini vücutta kırmızılık izler, ateş düşer.Po 3–5 dnech se objeví drobně skvrnitá, sytě červená vyrážka, která postupně splývá.
İdrar oluşumu, vücutta mineral ve diğer maddelerin dengesinin sağlanmasında etkilidir.Cévní síť zabezpečuje v kostech výměnu minerálů a dalších živin.
Sonra kullanılmış oksijen (karbondioksit) vücuttan dışarı atılır.Řitním otvorem pak vychází oxid uhličitý ven z těla.
Vücuttaki en büyük toplardamardır.Držení trupu je co nejkolmější.
Kişinin şiddetli (ciddi) bir enfeksiyonu varsa virüs, vücutta daha hızlı bir şekilde yayılır.Dacă persoana suferă de o infecție severă (gravă), virusul se reproduce mult mai rapid în organismul acesteia.
Akyuvarlar vücutta hareket ettikçe virus ürer (veya kendisini çoğaltır).În timp ce leucocitele circulă prin organism, virusul se reproduce (se înmulțește).
Bu şüphenin temeli vücutta irin görülmesi ya da daha önce MRSA enfeksiyonları geçirilmiş olmasıdır.Această îngrijorare este legată de prezența puroiului sau a infecției MRSA anterioare.
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.În serial aflăm despre funcționarea întregului organism.
Kalan partiküller ise kalın bağırsaktan geçer ve sonunda dışkı biçiminde vücuttan atılır.Rămășițele cojii sfărâmate trec prin tractul intestinal și sunt apoi eliminate în afară.
Vücut uzun, kuyruk vücuttan daha uzun olur.Corpul este mai mult lung decât înalt.
Vücut uzun, kuyruk vücuttan daha uzun olur.Hosszú, vékony csőre hosszabb, mint maga a test.
Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.Ördög, a Sátán egy allegóriája.
Anaflaktik/alerjik tepkiler, bir bölgede(lokal) veya tüm vücutta(sistemik) oluşabilir.Az anesztézia lehet lokális, regionális vagy általános (a teljes testre kiterjedő).
Vücutta doğal olarak bulunur.A természetben megtalálható.
Tümör, vücuttaki tüm doku ve organlarda meydana gelebilir.Minden testüregben és üreges szervben létrejöhet.
Vücuttan kolayca elimine olur.Az, amely a testet támadja meg, könnyen kezelhető.
Mine, vücuttaki en sert ve en yüksek derecede mineralize maddedir.A fogzománc (enamelum) a test leginkább mineralizált és legkeményebb anyaga.
Akyuvarlar vücutta hareket ettikçe virus ürer (veya kendisini çoğaltır).Mialatt a fehérvérsejt a szervezetben kering, a vírus reprodukálja (többszörözi) magát.
Vücuttaki her bir parmak simetrik biçimde dizilidir.Jokainen solu sen ruumiissa on magneettinen.
Vücuttaki aynı tür kasları, aynı anda farklı işler için kullanabilmemizi sağlar.Metsän rinnakkaiskäyttö tarkoittaa sitä, että metsää voidaan hyödyntää yhtä aikaa monella eri tavalla.
Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.Luciferilaisuus on myös vastakohta saatananpalvonnalle.
Kreatin, vücutta testosteron'un dihidrotestosteron'a dönüşüm oranını arttırır.Häiriintyminen johtaa muutokseen kehon testosteroni-estrogeeni -tasapainossa estrogeenien suuntaan.
Kuyrukları vücuttan her zaman daha uzundur.Tuntosarvet ovat ruumista pidemmät.
[50][51] Çinko vücutta gerekli bir besin takviyesi ve eser elementtir.Sinkki on elimistölle välttämätön lisäravinne ja hivenaine.
Akyuvarlar vücutta hareket ettikçe virus ürer (veya kendisini çoğaltır).Ενώ τα λευκά αιμοσφαίρια κυκλοφορούν στο σώμα, ο ιός αναπαράγεται (ή αλλιώς πολλαπλασιάζεται).
Kuyrukları vücuttan her zaman daha uzundur.Οι κεραίες είναι νηματοειδείς και μακρύτερες από το σώμα.
Diyaliz ile vücuttan uzaklaştırılamaz.Ο ιός δεν μπορεί να απομακρυνθεί από τον οργανισμό.
Vücuttan kolayca elimine olur.Απορροφάται εύκολα από το δέρμα.
Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.Γκουαγιότα - Δαίμονας.
Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.Det er Filip den onde af Spanien.
Vücutta oluşan her beyaz leke kişinin vitiligo hastalığına yakalandığı anlamına gelmez.Ikke alle med sygdomsgenet får nødvendigvis symptomer på sygdommen.
Ruh, vücuttaki tek hayat kaynağı olur.Kroppens bevægelse er grundlag for livet.
AMP, katabolizması sonucunda ürik aside dönüşüp vücuttan atılır.Suigetsu – Kan på alle tidspunkter omdanne sin krop til vand.
Vücutta doğal olarak bulunur.Den finnes f.eks. naturlig i menneskekroppen.
Kuyrukları vücuttan her zaman daha uzundur.Antennene er tynne, lengre enn kroppen.
Vücutta depolanmaz, kanserojen değildir.Den føler ingen smerte i huden og utvikler ikke kreft.
Dolaşım sistemi veya kardiyovasküler sistem maddelerin vücuttaki dolaşımını sağlayan organ sistemidir.Sirkulasjon eller det sirkulatoriske system er det organsystemet som lar blod sirkulere i kroppen.
(Quintilian) Mens sana in corpore sano Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.Mens sana in corpore sano Dalam tubuh yang sehat terdapat jiwa yang sehat.
Sendrom vücutta katekolamin salınımından dolayı ortaya çıkar.Sindrom ini sebagian disebabkan oleh pelepasan katekolamin.
Kişinin şiddetli (ciddi) bir enfeksiyonu varsa virüs, vücutta daha hızlı bir şekilde yayılır.Jika seseorang menderita infeksi (serius), virus bereproduksi dengan lebih cepat.
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.Kesemuanya memberikan pengaruh bagi organisme.
Progesteron vücuttaki en önemli ve en sık bulunan progestojen türüdür.Progesteron adalah progestogen manusia yang paling penting dan hanya alami.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod