vücutları ile cümle

vücutları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ed ve Al, dövü,ste yaralanan vücutlarını... ...dinlendirmek için Resembool'a döner.För att vila kropparna efter striden återvänder Ed och Al till Resembool-
Ed ve Al, dövü,ste yaralanan vücutlarını... ...dinlendirmek için Resembool'a döner.Levätäkseen taistelun jälkeen Ed ja Al palaavat Resembooliin.
Ed ve Al, dövü,ste yaralanan vücutlarını... ...dinlendirmek için Resembool'a döner.Para descansarem os seus corpos, feridos em batalha,
Ed ve Al, dövü,ste yaralanan vücutlarını... ...dinlendirmek için Resembool'a döner.Para reparar sus cuerpos heridos en combate, Ed y Al regresan a Resembool.
Ed ve Al, dövü,ste yaralanan vücutlarını... ...dinlendirmek için Resembool'a döner.Per riposare i corpi feriti in battaglia,
Ed ve Al, dövü,ste yaralanan vücutlarını... ...dinlendirmek için Resembool'a döner.Чтобы восстановить тела, пострадавшие в битве,
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlar10대 소년들은 혼자 떨어져 살았고, 그들의 몸에 흰 진흙을 발랐습니다.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarAdolescentes viviam em isolamento, com o corpo coberto de barro branco.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarBăieţi adolescenţi trăiau in izolare, trupurile lor fiind acoperite de o argilă albă.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarGli adolescenti vivevano isolati, i loro corpi coperti di argilla bianca.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarLes garçons adolescents vivaient en isolation, leur corps couverts d'argile blanche.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarMännliche Teenager lebten isoliert, ihre Körper mit weißem Lehm bedeckt.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarNa enkele weken wasten ze het wit eraf en namen de volle verantwoordelijkheden van mannen op zich.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarNa pustkowiu nastoletni chłopcy pokrywali ciała białą gliną.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarNiños adolescentes vivían aislados, con sus cuerpos cubiertos de arcilla blanca.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarTeini-ikäiset pojat elivät eristyksissä, vartalot valkoisessa savessa.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarМомчета в тинейджърските си години живяха в изолация, техните тела покрити с бяла глина.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarПодростки жили в изоляции, их тела покрывались белой глиной.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarנערים שחיו בבידוד כשגופם מכוסה בחימר לבן.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarعاش المراهقون في عُزلة، تم تغطية أجسادهم بالطين الأبيض.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlar数週間後、彼らは粘土を洗い落とし
Evet, vücutları daha büyük, ama bir çoğu da küçük.Da, au dimensiuni mai mari, dar mulţi din ei sunt mai mici.
Evet, vücutları daha büyük, ama bir çoğu da küçük.Ja, ze hebben een grotere lichaamsgrootte, maar veel van hen zijn kleiner.
Evet, vücutları daha büyük, ama bir çoğu da küçük.그들은 매우 덩치가 큽니다. 그러나 작은 녀석들도 많이 있습니다.
Evet, vücutları daha büyük, ama bir çoğu da küçük.Wiele z nich jest dużych, ale niektóre są mniejsze,
Evet, vücutları daha büyük, ama bir çoğu da küçük.Да, они по размеру крупнее, но многие и меньше.
Evet, vücutları daha büyük, ama bir çoğu da küçük.אתם רוצים למדוד על סמך הזמן שנדרש להגיע לגודל הגוף המקסימלי?
Evet, vücutları daha büyük, ama bir çoğu da küçük.نعم, الديناصورات الديناصورات تمتعت بأجساد كبيرة, لكن أعداد كبيرة منها كانت صغيرة,
Evet, vücutları daha büyük, ama bir çoğu da küçük.大半の恐竜はもっと小さく 大きくなるのにかかった時間が大事です
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.As nossas ideias estão numa área e o nosso comportamento com os nossos corpos está noutra.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Az eszméink egy területen vannak, a testünkkel való viselkedésünk pedig egy másikon.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Đầu óc của chúng ta ở một nơi mà hành xử của ta với cơ thể ở một nơi khác
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Ide-ide kita ada di satu tempat dan perilaku serta tubuh kita di tempat yang lain.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Ideile ne sunt într-un loc, iar comportamentul și trupurile în altul.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.우리의 생각과 행동은 각각 몸의 다른 부분에서 일어납니다.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Las ideas van por un lado y el comportamiento y el cuerpo por otro.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Le nostre idee sono in un'area e il nostro comportamento con il corpo sono in un'altra.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Naše ideje so na enem območju, naše obnašanje z našimi telesi pa na drugem.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Naše myšlenky jsou v jedné oblasti a naše chování a těla v jiné.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Naše myšlienky sú v jednej oblasti a naše telá v druhej.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Nasze umysły są na innej płaszczyźnie niż ciała.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Nos idées sont une chose et nos comportements avec le corps en sont une autre.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Onze ideeën en ons lichamelijk gedrag zijn totaal gescheiden zaken.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Unsere Gedanken sind eine Sache und unser physisches Verhalten eine andere.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Våra tankar är på ett plan och vårt kroppsliga beteende på ett annat.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Vores ideer er i et område, og vores opførsel med vores kroppe er i i et andet.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Οι ιδέες μας είναι στη μια μεριά και η συμπεριφορά μας με το σώμα μας στην άλλη.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Идеите ни са в една област, а поведението на телата ни е в друга.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Наши идеи - в одном месте, а наше тело и поведение - в другом.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.Наші переконання -- це одне, а тіло -- зовсім інше.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.הרעיונות שלנו נמצאים באיזור אחד וההתנהלות שלנו עם גופינו באחר.
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.افكارنا في منطقة وسلوكنا مع اجسادنا في منطقة اخرى
Fikirlerimiz bir yerde, vücutlarımıza davranışlarımız bir yerde.宗教は素晴らしいと思います
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.Având sângele și oxigenul pompat printr-o inimă dezvoltată, se puteau deplasa cu viteze mai mari.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.Con sangre y oxigeno bombeado por un corazón avanzado, ahora podían desplazarse a mayores velocidades.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.Med blod och syre pumpandes genom ett advancerat hjärta, kunde dom nu färdas med högre hastigheter.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.Met bloed en zuurstof wat door een geavanceerde hart werd gepompt, konden ze nu met hogere snelheden reizen.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.Skozi napredno srce sta se črpala kri in kisik, zato so lahko potovali z večjimi hitrostmi.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.S krví a kyslíkem, který byl pumpován skrz pokročilé srdce, nyní mohli cestovat vyššími rychlostmi.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.Z pomocą krwi i tlenu pompowanej przez zaawansowane serce, mogły teraz poruszać się z dużymi prędkościami.

İlgili Sayfalar