vücutları ile cümle

vücutları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu onların yüzlerinde ve vücutlarında gözlemleyebilirsiniz.Vezi pe faţa şi corpul lor cum stau în bancă şi se fac micuţi.
Bunu onların yüzlerinde ve vücutlarında gözlemleyebilirsiniz.Widać to na twarzach i po ich ciałach.
Bunu onların yüzlerinde ve vücutlarında gözlemleyebilirsiniz.Це видно з їхніх облич і тіл.
Bunu onların yüzlerinde ve vücutlarında gözlemleyebilirsiniz.רואים זאת על פניהם ועל גופם. הם מתישבים
Bunu onların yüzlerinde ve vücutlarında gözlemleyebilirsiniz.تراه في وجوههم وأجسامهم ، يجلسون
Bunu onların yüzlerinde ve vücutlarında gözlemleyebilirsiniz.席に座り体を小さくします
Burada karıncalar vücutlarıyla bir köprü inşa ediyorlar여기에서는 개미들이 자기 몸을 가지고 다리를 만들어서
Burada karıncalar vücutlarıyla bir köprü inşa ediyorlarla colonia puedan atravesar el espacio entre dos hojas.
Burada karıncalar vücutlarıyla bir köprü inşa ediyorlarهذا مثال لنمل يبنون جسرا باجسادهم بحيث يمكن لبقية أفراد مستعمرة النمل
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Al die pinguïns moesten zorgvuldig gereinigd worden om de olie van hun lijf te krijgen.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.All diese Pinguine wurden peinlich genau vom Öl gesäubert.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Donc on devait nettoyer méticuleusement tous ces pingouins pour enlever tout le pétrole de leur corps.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.E così tutti i pinguini sono stati ripuliti meticolosamente dal petrolio che li ricopriva.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Foi preciso limpar meticulosamente o petróleo dos corpos de todos aqueles pinguins.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Jadi tubuh semua penguin ini harus dibersihkan dari tumpahan minyak dengan hati-hati.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.펭귄에 뭍은 오일은 모두 완전히 철저하게 씻어내야 합니다
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Tak tedy, každého tučňáka jsme museli pečlivě vyčistit od ropy.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Tehát mindegyik pingvin testét alaposan meg kellett tisztítani az olajtól.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Teníamos que limpiar meticulosamente a los pingüinos para retirar todo el petróleo de sus cuerpos.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Toţi acei pinguini au trebuit să fie meticulos curăţaţi de petrolul de pe corpul lor.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Vâng, tất cả những con chim cánh cụt đó đã phải được làm sạch sẽ dầu trên cơ thể của chúng.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Vsem tem pingvinom so morali tako natančno in skrbno očistiti nafto iz njihovih teles.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Všetky tieto tučniaky bolo treba dôkladne očistiť od ropy na ich telách.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Από όλους αυτούς τους πιγκουίνους έπρεπε να καθαριστεί σχολαστικά το πετρέλαιο από το σώμα τους.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Итак, всех этих пингвинов нужноо было тщательно отмыть от нефти.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Така че всички тези пингвини трябваше да бъдат старателно почистени махайки петрола от телата им.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.Усіх тих пінгвінів необхідно було ретельно відмити від нафти.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.אז כל הפינגווינים האלה היו צריכים שהנפט ינוקה ביסודיות מגופם.
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.كان يجب أن تتم إزالة النفط عن البطاريق بدقة
Bütün bu penguenlerin vücutlarındaki petrolün titizlikle temizlenmesi gerekiyordu.体に付着した油は丁寧に除去されます たった一匹の除去作業に二人がかりで
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.A outra coisa que as religiões sabem é que nós não somos apenas cérebros, somos também corpos.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Ďalšia vec, ktorú náboženstvá vedia, je, že nie sme iba mozgy, máme aj telá.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Den anden ting som religion ved er, at vi ikke bare er hjerner, vi er også kroppe.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Den andra saken som religion vet är att vi inte bara är hjärnor, vi är också kroppar.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Die andere Sache, die Religionen wissen, ist dass wir nicht nur Gehirn sind, sondern wir sind auch Körper.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Điều khác nữa mà tôn giáo biết đó là chúng ta không chỉ là những bộ não chúng ta còn là những cơ thể.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Egy másik dolog, amit a vallások tudnak, hogy nem csak agyunk van, hanem testünk is.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Hal lain yang agama-agama ketahui adalah; kita bukan sekedar otak, tapi juga tubuh.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.종교는 또한 우리에게는 단순히 두뇌만 있는게 아니고 몸도 있다는 사실을 압니다.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.L'altra cosa che le religioni sanno è che non siamo solo cervello, siamo anche corpo.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Nejsme jen mozky, jsme také těla.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Otra cosa que saben las religiones es que no sólo somos mente, también somos cuerpo.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Religie są też świadome, że nie jesteśmy samymi umysłami, mamy również ciała.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Religiile mai știu că suntem nu doar raţiune, ci suntem şi trupuri.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Še nekaj, kar religije vedo, je, da nismo samo možgani, da smo tudi telesa.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Wat religies ook weten is dat we niet slechts hersenen zijn; we hebben ook lichamen.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Κάτι άλλο που ξέρουν οι θρησκείες είναι πως δεν είμαστε μόνο μυαλό, είμαστε και σώμα.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Другото нещо, което религиите знаят, е, че не сме само мозък, ние сме и тяло.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Еще один аспект, который религии понимают, это то, что мы - не только наш мозг, но и наше тело.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Ідемо далі. Релігії знають, що ми -- не тільки розум, а й тіло.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.הדבר הנוסף שהדתות יודעות הוא שאנו לא רק מוחות, אנחנו גם גוף.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.الشيئ الاخر الذي تدركه الاديان اننا لسنا عقول فقط لكننا ايضا اجساد
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.体もあることを よく分かっています 彼らが教えを授けるときには
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var. Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.De har ett lurigt leende och de där svarta lömska ögonen, och fläckarna på kroppen.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var. Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.Mají ten svůj kyselý úšklebek, ty svoje černé zlověstné oči a tyhle fleky na kůži.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var. Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.Met hun smalende glimlach, zwarte, dreigende ogen en die vlekken op hun lichaam.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var. Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.Ott van az a ferde mosoly a pofájukon, a sötét, fenyegető tekintetük, és a foltok a testükön.
Dünyanın dört bir yanındaki insanlar vücutlarından ve cinselliklerinden kopuk hisettiler.Människor runt jordklotet kände sig frånkopplade från sina kroppar och sin sexualitet.
Ed ve Al, dövü,ste yaralanan vücutlarını... ...dinlendirmek için Resembool'a döner.Aby zrekonstruować ciała nadwątlone w walce,
Ed ve Al, dövü,ste yaralanan vücutlarını... ...dinlendirmek için Resembool'a döner.For at hvile sig efter kampen vender Ed og Al tilbage til Resembool.

İlgili Sayfalar