Vücut dili Tatoeba'da çevrilmiş bulamayacağınız bir dildir.Body language is a language you won't find translated in Tatoeba.
Onun vücut dili onu ele verdi.His body language gave him away.
Vücut dili onu ele verdi.Her body language gave her away.
Bu yeni bir yaratık için yeni bir vücut dili oluşturmaya çalışmakla ilgili.It's really about trying to create a novel body language for a new creature.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.But also have the body language communicate something to the person who is looking at it.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.For myself, of course, I have to completely trust my body language.
Vücut dili sayesinde geniş kapsamlı hükümler ve mantık çıkarmaları yapıyoruz.And we make sweeping judgments and inferences from body language.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Now this brings us to our next pattern, which is body language.
Vücut dili ile, yapmanız gereken şey şu.With body language, here's what you've got to do.
Onun vücut dili onu ele verdi.Su lenguaje corporal lo delató.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Aber es geht auch darum, mit Körpersprache demjenigen etwas mitzuteilen, die ihn betrachtet.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Dar noi vrem ca acest limbaj al trupului să comunice ceva persoanei care îl priveşte.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.그렇지만 이같은 몸짓언어를 통해서 바라보고 있는 상대에게 무언가를 전달하는 겁니다.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Le but est aussi que le langage corporel communique quelque chose à la personne qui le regarde.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Ma anche di usare il linguaggio del corpo per comunicare qualcosa alla persona che lo sta guardando.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Maar bovendien de lichaamstaal iets laten meedelen aan de persoon die ernaar kijkt.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Nhưng cũng để cho ngôn ngữ cơ thể truyền tải một điều dành cho người đang nhìn nó,
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Pero también el lenguaje corporal comunica algo a la persona que lo está mirando.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Przy tym ten "język ciała" powinien też przekazywać coś patrzącej na ten twór osobie.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Αλλά επίσης να μεταδώσει με τη γλώσσα του σώματος κάτι στο άτομο που το κοιτάζει.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Но его язык тела пытается что-то сказать человеку, который смотрит на него.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.Но също така този език на тялото да комуникира нещо на човека, който го наблюдава.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.אבל גם ששפת הגוף תעביר משהו עם הבנאדם שמסתכל עליה.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.لكن أيضا لديهم لغة الجسد تتواصل شيءا إلى الشخص الذي ينظر في ذلك.
Aynı zamanda ona bakan kişi de vücut dili ile iletişim kuruyor.そのボディランゲージで 対話するのです このボディランゲージは あなたを見て驚き
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Dla mnie, oczywiście. Muszę całkowicie ufać swojej mowie ciała.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Đối với tôi, tất nhiên, tôi hoàn toàn tin tưởng vào ngôn ngữ hình thể của mình.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Ich selber muss natürlich vollkommen auf meine Körpersprache vertrauen.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.물론 저 개인적으로는 제 몸동작을 완전히 믿어야 했습니다
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Para mí, por supuesto, tengo que confiar plenamente en mi lenguaje corporal.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Pentru mine, desigur, eu trebuie să am încredere deplină în limbajul meu corporal.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Per quel che riguarda me, ovviamente, devo fidarmi totalmente della mia gestualità.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Pour moi-même, bien sûr, je dois faire une complète confiance au langage de mon corps.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Pro mě to samozřejmě znamená, že musím naprosto důvěřovat své řeči těla.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Sudah pasti bagi saya, saya harus mempercayai bahasa tubuh saya sepenuhnya.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Számomra, természetesen, teljesen meg kell bíznom a testbeszédemben.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Voor mijzelf moet ik natuurlijk volledig op mijn lichaamstaal vertrouwen.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.За себе си, разбира се, трябва напълно да се доверя на моя език на тялото.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Стосовно мене, звичайно, я маю повністю довіряти мові мого тіла.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Что касается меня, безусловно, я должен полностью доверять языку своего тела.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.בנוגע לי, כמובן, עלי לבטוח לחלוטין בשפת הגוף שלי.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.و بالنسبة لي طبعا علي ان اثق تماما بلغة الجسد
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.自分のボディランゲージを強く信頼する必要があります それが私に使えるすべてだからです
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Asta ne aduce la următorul tipar, și anume limbajul trupului.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Ceci nous amène au modèle suivant, qui est le langage corporel.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Což nás přivádí k dalšímu znaku, kterým je řeč těla.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Damit kommen wir zu unserem nächsten Muster, der Körpersprache.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Dat brengt ons bij ons volgende patroon, namelijk lichaamstaal.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Det här för oss fram till nästa mönster som är kroppsspråk.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Điều đó đưa chúng ta đến với mẫu kế tiếp, ngôn ngữ cơ thể.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.E questo ci porta allo schema successivo, ossia al linguaggio del corpo.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Esto nos lleva al siguiente patrón, que es el lenguaje corporal.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Hal ini membawa kita kepada pola berikutnya yaitu bahasa tubuh.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Isto traz-nos ao nosso próximo padrão, que é a linguagem corporal.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.이 사진은 우리가 다음에 배울 패턴인 신체 언어를 보여줍니다
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Nos, ez elvezet minket a következő mintánkhoz, ami a testbeszéd.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Nu bringer dette os videre til vores næste mønster, som er kropssprog.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Tu dochodzimy do drugiego schematu, czyli języka ciała.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Tým sa dostávame k ďalšiemu modelu, ktorým je reč tela.
Bu bizi sonraki örneğimize getiriyor, vücut dili.Τώρα αυτό μας οδηγεί στο επόμενο μοτίβο, το οποίο είναι η γλώσσα του σώματος.