Vücudun bu maddeleri nasıl emdiğini bilmek istiyorum.I'd like to know how the body absorbs these substances.
Vücudun yiyecek ve içeceğe ihtiyacı var.The body needs food and drink.
Ben vücudumla ilgilenirim.I take care of my body.
Onun vücudu hâlâ iyileşmedi.His body was never recovered.
Onun vücudu asla iyileşmedi.Her body was never recovered.
Kadın savaşçının zırhı vücudunun birçok kısmını korumasız bırakmış gibi görünüyordu.The female warrior's armor seemed to leave many parts of her body unprotected.
Tom'un vücudu morluklarla kaplıydı.Tom's body was covered with bruises.
Vücudumun her yerinde çürüklerim var.I have bruises all over my body.
Vücudumun her yerinde çürükler var.I have bruises all over my body.
Vücudumuzun yaklaşık üçte ikisi sudan oluşur.Around two-thirds of our body is made up of water.
Tüm vücudumun titrediğini hissettim.I felt my whole body tremble.
Vücudunu şekle sokmak istiyor musun?Do you want to get cut?
Sami'nin vücudu zehire şiddetle tepki gösterdi.Sami's body reacted violently to the poison.
O, vücudunun ihtiyaçları ile ilgilenmedi.He didn't take care of his body's needs.
Leyla, vücudunun üzerinde çürüklerle görüldü.Layla was seen with bruises on her body.
Başım ağrıyor ve kollarım , bacaklarımı da ... aslında, tüm vücudum.My head hurts, and so do my arms, legs... in fact, my whole body.
Eğer herhangi bir şey kutsalsa, insan vücudu kutsaldır.If any thing is sacred, the human body is sacred.
Tom'un vücudunun her yerinde yanıkları vardı.Tom had burns all over his body.
Benim mükemmel sağlıklı bir vücudum var.I have a perfectly healthy body.
Vücudumdaki her kas ağrıyor.Every muscle in my body aches.
Tom vücudunun dışında yüzüyormuş gibi hissetti.Tom felt like he was floating out of his body.
Sami, Leyla'yı vücudunda çürüklerle gördü.Sami saw Layla with bruises on her body.
Sami'nin vücudu kötü biçimde yanmıştı.Sami's body was badly burned.
Sami'nin vücudu küller içinde bulundu.Sami's body was found in the ashes.
Sami vücudundaki birkaç ciddi yaradan muzdaripti.Sami suffered several severe injuries to his body.
Sami'nin vücudu yanmıştı.Sami's body was burnt.
Sami karısının vücudunun üzerine bir çarşaf koydu.Sami put a sheet over his wife's body.
Sami, Leyla'nın vücudunu çevirdi ve göğsünde devasa bir yara izi buldu.Sami turned Layla's body over and found a huge gaping wound in her chest.
Sami'nin bütün vücudu titriyordu.Sami's whole body was shaking.
Vücuduna dikkat etmen gerek.You need to take care of your body.
Oruç vücudun kendini temizleyip onarmasına yardımcı olur.Fasting helps the body cleanse and repair itself.
Tüm vücudunu gevşet.Relax your entire body.
Tom vücudundaki her kemiği kırdı.Tom broke every bone in his body.
Dinlenme vücudu ve aklı besler.Rest nurtures the body and the mind.
Lütfen vücuduna iyi bak.Please take care of your body.
Vücudunu forma sokması gerekiyor.He needs to get into shape.
Yanni'nin vücudu dövmelerle kaplı.Yanni is heavily tattooed.
Bu aralar vücudunuzda ağrılar oluyor mu?Have you experienced body aches recently?
Vücudunuzda sebepsiz morarma ya da kanamalar oluyor mu?Do you have any unexplained bruising or bleeding?
Vücudunuzda açık yara var mı?Do you have any open sores on your body?
Vücudunuzun herhangi bir yerinde geçmeyen kaşıntı, kızarıklık ya da kuruluk oldu mu?Have you had any persistent itching, rash, or dryness anywhere on your body?
Karl, Rima'nın kalbinin vücudundan çıktığını gördü.Karl saw Rima’s heart come out of her body.
Türk doktorlar onun vücudunun yeni dokuyu kabul ettiğini duyurdu.The Turkish doctors declared that his body had accepted the new tissue.
Böylece, vücudun iyileşme süreci daha az rahatsız edilir.Thus, the healing process of the body is less disturbed.
Bunlar aynı zamanda onun vücudunun ve ruhunun sembolleridir.They are also symbolic of her body and soul.
İnsan vücudunda 43 sinir segmenti vardır.There are 43 segments of nerves in the human body.
Almanlar Zoya'nun vücudunu birkaç hafta darağacında asılı bıraktılar.The Germans left Zoya's body hanging on the gallows for several weeks.
Vücudun insülin kullanımını etkileyen diğer daha az belirgin faktörler de dikkate alınmalıdır.Other less obvious factors that affect the body's use of insulin must also be taken into account.
Tişçenko' nun vücudunda 40 ayrı bıçak yarası vardı ve 3 Kasım tarihinde cesedi bulundu.Tishchenko's body—bearing 40 separate knife wounds—was found on 3 November.
Diğer taraftan, insan vücudunu taklit etmeye çalışmak onu daha iyi anlamayı sağlamaktadır.On the other side, the attempt to simulate the human body leads to a better understanding of it.
Kadının vücudu (sağına doğru dönük) resmin sol tarafına dönük, yüzü izleyene bakar şekildedir.He is placed facing forward, with his body tilted to the left.
Medya beni sadece bir kadın vücudu olarak tanıttı.The media just promoted me as a female body.
Son olarak, kortizol vücudu ağır stres zamanlarında yakıtla besler.Lastly, cortisol supplies the body with fuel in times of heavy stress.
Her ikisi de bütün vücudu kullanmayı gerektirir.They want the whole body.
Ancak, lanet elini yok etmiş ve vücuduna yayılmaya başlamıştır.The curse destroyed his hand and began to spread throughout his body.
Roman 43 yaşındaki bir adamın ölerek 1963 yılında 18 yaşındaki vücudunda tekrar uyanışını anlatır.The novel tells of a 43-year-old man who dies and wakes up back in 1963 in his 18-year-old body.
Ayrıca vücudun diğer bölümlerine yayılabilir.She can also expand other parts of her body.
Bir Bahreyn milletvekili onun sesiyle değil vücuduyla konuşan seksi bir şarkı olduğunu söyledi.One Bahraini member of parliament called her a sexual singer who spoke with her body, not her voice.
Örnekler: bulut, insan vücudu, ağırlık, bilardo topu, masa veya proton.Examples are a cloud, a human body, a weight, a billiard ball, a table, or a proton.
Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme atılmasından iyidir.It is better for you to lose one part of your body than for your whole body to be thrown into hell.