Suzanne vücudunu kibar bir şekilde saklamaya çalışıp utangaç bakışlarla izleyiciye bakar.אטורה צוחק בביישנות ומביט למצלמה.
Tüm vücudu ameliyatla alınmıştır.הרשתית שלו חוברה בניתוח.
Ana madde: Destek ve hareket sistemi Vücudun hareket etmesini, desteklenmesini sağlar ve koruyucu görev yapar.תפקידיו של השלד הם: תמיכה וייצוב הגוף, הגנה על איברים הפנימיים וכיוון תנועות הגוף באופן תקין.
Vücudun her bir yanında yuvarlak siyah leke bulunur.לכל אחת מהנקודות הללו יש טבעת שחורה מסביבה.
Bazılarının kuyruğu vücüdunun uzunluğundan kısadır.אורך הזנב הוא כאורך הגוף.
Vücudu küçük ve incedir.גופו קטן ועדין.
Ortalama bir insan vücudundaki kılcal damarların toplam uzunluğu yaklaşık 40.000 km'dir.אורכם הכולל של כלי הדם בגופו של אדם יחיד הוא כ-100,000 ק"מ.
Ruh ve ahirete dair inanç özellikle vücudun korunmasında yoğunlaşmıştı.גם חיי המסחר, הדת והיבטים נוספים בחיי היום-יום התנהלו בצלו של המבצר.
Vücudunun üst kısmı alt kısmından daha koyu renklidir.החלקים העליונים של גופו כהים יותר.
Medya beni sadece bir kadın vücudu olarak tanıttı.גרסה אחרת מתארת אותה כגוף מעין צבאי.
Vücudunu siyah kıllar kaplar.נוצות גופו שחורות.
Vücudunun yarısı tam bir kadındı.Половината на мъжа е жената.
Nadiren, dang vücudun diğer sistemlerini etkileyebilir.Понякога денгата може да засегне и други системи на тялото.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Анафилаксията може да бъде причинена от реакцията на тялото към почти всяко чуждо вещество.
Elbiseler bütün vücudu örtmektedir.Облеклото е драпирано по тялото.
Kadın vücudunun uzay uçuşuna tepkileriyle ilgili veri toplandı.Били записани данни от реакции на женското тяло по време на полета.
Vücudu yoktur sadece kafası vardır.В главата му съществуват само книги.
Kuyruk, hayvanların vücudunun arka bölgesinde bulunan bir organdır.Cauda) е част от тялото на гръбначните животни.
Vücudunun geri kalan kısmı ise beyaz renklidir.Останалите части на тялото са бели.
Genellikle vücudun ikiye bölünmesiyle gerçekleşir.Това обикновено засяга и двете страни на тялото.
Yetişkin bir insan vücudu günde yaklaşık 700 ml safra üretir.Възрастен индивид отделя средно дневно около 1700 ml урина.
Aort, insan vücudundaki en büyük arterdir.Аортата е най-голямата артерия на тялото.
Vücudu, Arlington Ulusal Mezarlığı'nda bulunan kardeşi John'un yanına gömüldü.Робърт е погребан в близост до своя брат Джон в националното гробище Арлингтън.
Vücudunun %50'si ağır bir şekilde yanan Grigoryan, 2 Ağustos'ta hayatını kaybetti.Мехмед получава над 50% изгаряния, но оцелява.
II. Sınıfta, kişinin cildinde ve vücudun diğer bölümlerinde kanama olur.Стадий II – пациентът има кървене под кожата и други части на тялото кървят.
Yara izleri de vücudun görünüşünden rahatsızlık duymaya yol açabilir.Образуването на белези може да доведе и до нарушено самочувствие за физическия вид.
Bilinçli biçimde vücudun hayati bölümlerinin hasar görmesi sağlanabilir.Те могат да бъдат объркани с прижизнени увреждания на тялото.
Vücudunun yarısından fazlasında üçüncü derecede yanık vardı ve doktorlar yaşayacağını sanmıyordu.Когато е трети клас се разболява тежко от туберкулоза и лекарите казват, че няма да оцелее.
Gonsalvus tüm vücudu kıllar ile kaplı olduğundan dolayı diğer insanlardan farklıydı.Отличавали от останалите влечуги, защото тялото им било покрито с люспи.
Vücudu ovaldir.Тялото ѝ е слузесто.
Sünesün ruhu: Vücudun dışında suya gider, suyun içinde hareket eder.Плуването е начин на придвижване във водата посредством движение на тялото.
Göçebe kemenin kuyruğu asla vücudundan daha uzun olmaz.Обикновено дръжката на сърпа при Кусаригама е по-дълга от тази на обикновената Кама.
Ama vücudu kuvvetli ve sıkıdır.Тялото е набито и силно.
İnsan Vücudu Bir Varmış Bir Yokmuş...Тя е ръка без тяло.
Vücudun ön tarafları oldukça düzdür.Устройството на тялото е доста примитивно.
Vücudu parçalandı ve Tiber nehri'ne atıldı.В крайна сметка, той е убит, а тялото му хвърлено в река Тибър.
Vücudunu terk edebilirsin ama onurunu korumalısın.Трябва да се освободиш от всякакви мисли и така си осигуряваш защитата от легилимантиката.
Vücudumuzu hastalıklardan korur.Как да ся пазят бубити от болест.
Vücudunun üst kısmı alt kısmından daha koyu renklidir.Често горната част на тялото (под главата) е по-тъмна от останалата част.
Ayrıca vücudun diğer bölümlerine yayılabilir.Сливане на сегменти се наблюдават и в други отдели на тялото.
Genellikle vücudun ikiye bölünmesiyle gerçekleşir.Javlja se gotovo uvijek u obje polovice tijela.
Vücudunda belirgin olarak kırmızı-turuncu işaretler vardır.Na tijelu ima karakteristične crvene šare.
Herodot der ki, Leonidas'ın kafası Xerxes'in emriyle kesilmiş ve kalan vücudu da çarmıha gerilmiştir.Herodot navodi kako mu je na Kserksov nalog glava odsječena, a tijelo razapeto.
Vücudu çok yassıdır, büyük bir kafası ve çok büyük bir ağzı vardır.Ima izduženo tijelo, s velikom glavom i velikim ustima.
Vücudunun üst kısmı alt kısmından daha koyu renklidir.Gornji dio tijela puno je tamniji od donjeg.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafilaksiju može prouzročiti reakcija tijela na gotovo svaku stranu tvar.
Tüm vücudu demir bir zırhla kaplıdır.Cijeli kompleks je ograđen željeznom ogradom.
Bir kısmı da ateşle vücudunu dağlamaya çalışmış.Drugi je smislio ideju da zapale tijelo.
Vücudu parçalandı ve Tiber nehri'ne atıldı.Međutim, ubrzo je bio ponovno otkopan i bačen u rijeku Tiber.
Vücudunu terk edebilirsin ama onurunu korumalısın.Poštivat ćete i štititi instituciju obitelji, i držati ju svetom.
Hemolenf vücudun içini (hemosöl) tamamen kapsar ve tüm hücreleri sarar.Hemolimfa popunjava cijeli prostor unutar šupljine tijela i okružuje sve stanice.
Vücudu aşırı derecede sıskadır.Tijelo je relativno visoko.
Vücudu soğuktan korumak için de yenir.Unesrećenom ćete pomoći rashlađivanjem tijela.
Aort, insan vücudundaki en büyük arterdir.Kuk je jedan od najvećih zglobova u ljudskom tijelu.
Rengi gridir ve tüm vücudunda belirgin siyah çizgileri vardır.Zelene je boje, te ima tamnozelene pjege po cijelom tijelu.
Elbiseler bütün vücudu örtmektedir.Prorijeđena dlaka pokriva cijelo tijelo.
Vücudun arka kısmının hareketi ile kıpırdarlar.Leđa su stražnji dio trupa.
Vücudunu her türlü şekle getirebilme gücü vardır.Sposoban je koristiti se svim oblicima psihičkih moći.
Vücudun dik durmasını sağlar.To im čini tijelo zbijenijim.
Klinik farmakoloji: İlaçların insan organizması üzerindeki etkilerini ve insan vücudundaki sürecini inceler.Farmakologija proučava utjecaj lijeka na čovjekov organizam.