Ana içeriğe geç
Sözlük

vücudu ile cümle

vücudu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca tüm vücudu yaralarla doludur.全身を負傷している。
Lokal anestezi, vücudun sadece belirli bir bölgesini uyuşturan bir anestezi türüdür.局所麻酔:体のある部分のみに効く麻酔。
Vücudundan ameliyat malzemesi çıkarabilir.体内にオペレーターを乗せることができる。
Sürekli ateşte yıkandığı için vücudu çürümemekte ve güzelliği hiç yokolmamaktadır.空手一家で育ったせいか常に髪はボサボサで、おしゃれもしない。
İnsan vücudu üzerindeki etkilerini incelemek için çeşitli hastalıklar, 731.流行性出血熱を発見、731部隊の研究の一端を担う。
Arka bacakları ön bacaklarından daha uzundu, bu yüzden vücudu öne eğik ve kafaları yere yakındı.細長い歩脚は、後端に向けて次第長くなり、先端の節(符節)が鞭のように伸びる。
Bazen tamamen vücudunu da dönüştürdüğü olmuştur.かれんと体が入れ替わってしまったこともある。
İnsan vücudunda 43 sinir segmenti vardır.ヒトの核内受容体は48種。
Sol kabuk çukur olup, bununla vücudunu zemine bağlar.その際には、左手で地面の草などを掴(つか)んで体をひきつける。
Scutum, iki yan tarafında vücudu örtmez.伊達紐が上台両脇に付く。
Vücudun bazı parçalarına uygulanması için daha küçük taşınabilir akümülatörler üretti.機体の特定部分に装着できる補助パーツ。
Tom kovayla su içer, sadece bunun için vücudundaki küçük deliklerden su sızar.口が小さいためストローで飲む液体だけから栄養を取る。
Parlak bir zırh bütün vücudunu kaplamıştı.非常に強固な装甲を全身に覆っている。
1966 yılında Irwin Stone, her gün alınan C vitamininin vücudu soğuk algınlığına karşı koruduğunu keşfetti.1966年にポーリングは生化学者のアーウィン・ストーンから高用量ビタミンCの概念を知り、風邪の予防のために毎日数グラムのビタミンを摂り始めた。
Bütün vücudu ıslanmayan yer kalmayacak şekilde yıkamak.水洗して残留した定着液をすべて洗い流す。
Vücudu küçüktü.身体が小さい。
Vücudun üst ve altı yeşildir.チューブは、緑色で、大きさも6種類ある。
Her hangisin bakarsan bir vücudu görürsün.それが誰であれ、見たければ見ればいい。
Fiziksel bedenini (ölüm durumundaki vücudunu) ve diğer insanları görme.内視法(ないしほう) 身体の中を視る術。
Ana madde: Aşırı duyarlılık Aşırı duyarlılık, vücudun kendi dokularına zarar veren bir bağışıklık yanıtıdır.アレルギー(過敏症)は自己の組織に損傷を与える免疫応答である。
Başka hayvanlar için zararlı olan bu maddeler koalanın vücudunda zehir etkisini kaybeder.他にヒトに害を与える昆虫には、体に毒を持つものがある。
Nadiren, dang vücudun diğer sistemlerini etkileyebilir.デング熱は人体の他の部位に影響を与える場合もある。
Vücudu güçlendirip, yeniler.極みを超えし新たな力!
Örnekler: bulut, insan vücudu, ağırlık, bilardo topu, masa veya proton.物体の例として、雲、人体、重り、ビリヤードの球、テーブル、または陽子がある。
Vücudu hemen o gece bir yemek masası üzerinde yakılmıştır.大会の模様は当日の夜、すぐに番組で放送された。
Vücudun iç dengesinin düzenlenmesinde görev yaparlar.体の各機能を調節するもの。
Gücü artar ve vücudu geçici olarak gelişir.力もついたし体も大きくなっています。
Orta Çağ bilginleri insan vücudunda sindirimin, yemeğin pişmesi gibi bir süreç olduğunu düşünmüşlerdir.中世の学者は消化作用を調理と類似の作用であると考えた。
Güçlü ve üstün vücudunun içinde, Digimonları aşacak gizli gücü tutar.巨大で強靭な身体は底なしの体力を持ち、手にした杖で強力な雷の魔術を操る。
Peygamberimizin buyurduğu gibi "Müminler bir vücudun uzuvları gibidir.他們的權威來自創始的使徒,因此主教是他們信仰的繼承者。
Kadın vücudunun uzay uçuşuna tepkileriyle ilgili veri toplandı.此次任务详细记录了女性身体对航天飞行的反应。
Titanyum ayrıca kömür küllerinde, bitkilerde ve hatta insan vücudunda da bulunur.鈦還可以在煤灰、植物,甚至人體中找到。
Aslında vücudu iyi durumdaydı.身材其实很好。
Çeşitli topluluklarda vücudunun dondurulma yıldönümü "Bedford Günü" olarak kutlanmaktadır.在人体冷冻法社区,他冷冻保存的周年纪念日被定为“贝德福德日”。
Vücudunu terk edebilirsin ama onurunu korumalısın.你只有增强你的能力,才能保护你的朋友。
İnsan vücudunun dış derisinde bulunan her kıvrımda ter gözenekleri vardır.吳志剛 (陳刀飾;小說代號 志) 各人以阿志相稱,花名吳剛。
Ölü lekeleri vücudun yere dokunan kısımlarında husûle gelmez.你不能让东西在棺材里撞来撞去。
Fizyolojik olarak, beynin fonksiyonu vücudun diğer organlarının merkezi kontrolünü sağlamaktır.从生理上来说,脑的功能就是控制身体的其他器官。
Ayrıca vücudun diğer bölümlerine yayılabilir.這個疾病也可能影響身體其他部分。
Kuyrukları vücudun 2/3'ü kadar olur.長度為身體的 2/3 。
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.他是生来用于治愈恩基病情的八位神灵之一。
Vücudu uzun süre tok tutar.其遺體花了很长的时间来处理。
Ataklar vücudun bir tarafından diğerine, alternatif bir seyir izleyebilir.眼睛可以追隨一個移動中的物體。
Kadının vücudu (sağına doğru dönük) resmin sol tarafına dönük, yüzü izleyene bakar şekildedir.賈逵,以左中郎將為侍中,内備帷幄,兼領秘書。
Böylece, içine alanın vücudunda ruhlar oluşur.因此我應該是超越這具軀體的靈魂。
Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.加強免疫系統的功能。
Arka bacakları ön bacaklarından daha uzundu, bu yüzden vücudu öne eğik ve kafaları yere yakındı.相對於軀幹其他部為而言,背部的皮膚較厚,而末梢神經較少,毛髮也比胸部稀疏。
Büyükelçi, vücuduna isabet eden 9 kurşun ile vuruldu.他被殺手用9mm手槍的子彈擊中了十次。
Vücuduna göre büyük kafası dikkat çekicidir.相對於身體來說,其頭部很大。
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.全身性过敏反应可以是身体对差不多任何异物所产生的反应。
Bu hastalık vücudun bağışıklık direncini azaltır.此症状降低了身体抵抗感染的能力。
Vücuduna fazladan ağırlıklar eklenebilir.但會對身體造成莫大的負擔。
Kavrama yetisi ve vücudun doğası bozulur.砍頭及違反自然的身體扭曲。
Her bölümün insan vücudunu keşfetmekle ilgili bir ana başlığı vardı.每一集有一个主要议题,探讨关于人体的方面。
Ölümden sonra vücudunu koruyabilme.死後貧不能葬。
Tüm vücudu ameliyatla alınmıştır.沒有接受過整型手術。
Vücuduna dövme yaptırdı.为他制造号角。
İnsan vücudunu geçici olarak terk edebilir.可以自在的讓精神體脫離,利用魔素構成暫時的肉體。
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.執行過多任務,身體虛弱。
Elbiseler bütün vücudu örtmektedir.胎毛覆盖整个身体。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
vücudu ile cümle - Sayfa 25 - vücudu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App