Bu özel durumda çift tabakalar oluşturulmaktadır, yük ayırma, bazı Debye uzunluklarını uzayabilir.بهذه الحالة الخاصة تكون الطبقات المزدوجة متشكلة ويمكن أن يمتد توزيع الشحن إلى عشرات من أطوال ديباي.
Kazılar sonucu, şehrin 400 m2'lik bir uzunlukta ve dörtgen şeklinde olduğu saptanmıştır.وقد اكتشف الحصن عن طريق التنقيب، وقد كان هذا الحصن في مدينة تم تحديد طولها ب400 متر²، وهي رباعية الشكل.
Toplam uzunluk ise: O ( f ( n ) ) {\displaystyle O(f(n))} dır.في الاصطلاح: هو كل ما تجاوز به العبد حده من معبود أو متبوع أو مطاع.
Dostoyevski'nin beş yıl süren Sibirya sürgününün dönüşü yazdığı tam uzunluktaki ikinci romanıdır.الرواية هي ثاني روايات دوستويفيسكي الكاملة بعد عودته من منفاه لخمس سنوات في سيبيريا.
Bu şirket 86 komüne hizmet veren 1400 km uzunlukta bir kamu ulaşım sistemi işletmektedir.تُغطي شبكة المواصلات هذه مسافة 1400 كيلومتر وتصل إلى 86 كومونا.
Ön ve arka ayakları neredeyse aynı uzunluktadır.البدن نحيف والاطراف الأمامية والخلفية متساوية الطول .
Örneğin; uzunluk fiziksel bir niceliktir.Por exemplo, comprimento é uma grandeza física.
1983 - Uzunluk ölçüsü metre, ışık hızı üzerinden yeniden tanımlandı ama uzunluğu yine aynı kaldı.1983 - metro redefinido em termos da velocidade da luz, mas mantém o mesmo tamanho.
Her bölümün bir saat uzunlukta olacağı söylendi.Foi revelado que cada episódio teria uma hora de duração.
Bir boyutlu cisimlerde tek ölçü vardır: uzunluk.As linhas têm uma única dimensão; o comprimento.
Bu uzunluk skalası, örneğin, bir sıvının içinde yer alan bir cismin çapı olabilir.Esta escala de comprimento pode ser, por exemplo, o raio de um corpo no fluido.
Kuyruklarının uzunluğu vücut uzunlukları ile daima aynıdır.O comprimento de sua cauda é quase igual ao comprimento de seu corpo.
Tüm meridyenlerin uzunlukları aynıdır.Todos os meridianos têm o mesmo tamanho.
Sistine Şapeli 40,5 metre uzunlukta ve 14 metre genişliktedir.A Capela Sistina possui 40,9 m de comprimento e 14 m de largura.
İlk tam uzunluktaki albümleri Fleet Foxes 3 Haziran 2008'de piyasaya sürüldü.O álbum completo Fleet Foxes foi lançado oficialmente em 3 de junho de 2008.
Peki ne kadar bir uzunluk söz konusu?Mas quanto dinheiro é o suficiente?
Bu uzunluk uluslararası yarışmalara uygun bulunmaktadır.Os tempos mencionados correspondem ao torneio internacional.
Algoritmaların çoğunluğu, rastgele seçilmiş uzunluktaki girdiler ile çalışmak için tasarlanmıştır.A maior parte dos algoritmos são pensados para trabalhar com entradas (inputs) de tamanho arbitrário.
Albümün Where Twilight Dwells adını taşıyan ilk tam uzunluklu stüdyo albümü 2005 yılında piyasaya sürüldü.Seu primeiro álbum oficial, Where Twilight Dwells, foi lançado em 2005.
Medyayı oynat Yaklaşık 10 dakika uzunluktaki film, bir çizgi animasyonla başlar.Dirigiu a atriz em dez filmes, começando por Persona.
Her meridyen, bir büyük çemberin yarısıdır ve tüm meridyenler aynı uzunluktadır.Um octógono regular tem todos os lados de mesmo tamanho e todos os ângulos com a mesma medida.
Gökbilimde, Güneş yarıçapı yıldız ve gök adaların boyutlarını tanımlamakta kullanılan bir uzunluk birimidir.Em astronomia, o raio solar é uma unidade de comprimento usada para expressar o tamanho das estrelas.
Sekiz ila 20 gün arasındaki uzunluk değişimi, orta düzensiz döngü olarak kabul edilir.Uma variação entre 8 e 20 dias é considerada irregular.
Tatiller genellikle yarım günden başlar ve birkaç aya varan uzunluklarda olabilir.Devem ser pingados a cada hora inicialmente e podem demorar meses.
Kuyruk orta uzunlukta ve biraz kama şeklindedir.Os olhos são de tamanho médio e em forma de amêndoa.
Azerbaycan'da çeşitli uzunluklarda 8.359 nehir var.Er zijn 8.359 rivieren van diverse lengtes in Azerbeidzjan.
Uzunluk ölçülerini gösteren cetveller hazırlamış ve bu konuda kendinden sonra gelenlere önderlik etmiştir.Hij formeerde toen het Kalmar Ochestra met medestudenten en dirigeerde dit dikwijls.
Erivan metrosu, 12,1 kilometre uzunlukta olan bir tane ağ içermektedir.De metro van Jerevan bestaat uit één lijn met een lengte van 12,1 kilometer.
Pikolo flüt, büyük flütün hemen hemen yarısı kadar uzunluktadır.De valk is half zo hoog als de vlag.
Ön ve arka ayakları neredeyse aynı uzunluktadır.De voor- en achterpoten waren bijna even lang.
Albümün Where Twilight Dwells adını taşıyan ilk tam uzunluklu stüdyo albümü 2005 yılında piyasaya sürüldü.Hun eerste volledige album, Where Twilight Dwells kwam uit in 2005.
Asgari uzunluk 3 kalıntıdır.De bovenste begrenzing heeft een lengte 3.
Yunan haçı diye tabir edilen haç her kolu eşit uzunlukta olan haçtır.Het Grieks kruis is een kruis met vier armen van gelijke lengte.
Peki ne kadar bir uzunluk söz konusu?Hoeveel kilo moet je dan dragen en gedurende hoeveel uur?
Bu asker yaklaşık olarak optio ile aynı uzunlukta olurdu.Het is aannemelijk dat deze functie ongeveer equivalent was aan die van optio.
Toplam uzunluk (Total Length) IP paketinin toplam uzunluğunu verir.Length: totale lengte van het pakket.
Kendi uzunluklarının yaklaşık olarak iki katına uzayabilirler.Ze zijn bij benadering ongeveer twee keer zo lang als breed.
Croup: (Sağrısı-kuyruk sokumu) Geniş, orta uzunlukta, hafif yuvarlaktır.Rug: breed aan de schouders, middellang en slechts weinig afhellend.
Kalıcı uzunluğun altındaki uzunluk skalalarında polimer aşağı yukarı sert bir çubuk gibi davranır.Bij een lengte korter dan de persistente lengte gedraagt het polymeer zich min of meer als een stijve staaf.
Kilometre, mil, deniz mili, feet gibi uzunluk birimlerini birbirine çevirme.Kilometer, lichtjaar en voet zijn eenheden van lengte.
O küpün hacmini, uzunluk, en ve yüksekliği birbiriyle çarparak bulursun.De inhoud van die kubus, bereken je door de lengte, de breedte en de hoogte met elkaar te vermenigvuldigen.
Bugün en büyük sıklıkta kullanılan yarda, uzunluk değeri 0,9144 m'ye eşit olan "uluslararası yarda"dır.Najpowszechniej używanym jardem jest jard międzynarodowy, mierzący dokładnie 0,9144 metra.
Azerbaycan'da çeşitli uzunluklarda 8.359 nehir var.W Azerbejdżanie jest 8 350 rzek o różnej długości.
Bir boyutlu cisimlerde tek ölçü vardır: uzunluk.Oglądany ze znacznej odległości, wydaje się posiadać jeden wymiar: długość.
Kürt Takviminde ayların günleri mevsim uzunluklarına göre düzenlenmiştir.Przez długi czas uważano, że długość cyklu miesiączkowego jest powiązana z fazami księżyca.
Ancak Yakut Olongoları uzunlukları ve kendilerine özgü anlatım yapılarıyla dikkat çeker.Zachowały się z jego wielu dzieł tylko fragmenty i świadectwa pośrednie, tzw. testimonia.
Verst (Rusça: верста, versta), bir Rus uzunluk ölçü birimidir.W: Tenże: Wielcy mistycy rosyjscy.
İki organizmanın genomları aynı uzunlukta olmakla beraber her ikisinin de kendine has genleri bulunmaktadır.Uzyskanie dla nich obu takich samych wyników oznacza ich bliskie pokrewieństwo genetyczne.
Uzunluk ölçeği, çizgisel ölçek olarak da tanımlanır.Format netto to inaczej mówiąc wymiary kolumny.
Grup üç Korece ve dört Japonca single, bir tam uzunlukta albüm ve dört mini albüm yayınlamıştır.Zespół wydał w Korei cztery albumy, trzy minialbumy, dwa japońskie albumy i różne single.
Kuyruklarının uzunlukları en az kendi boyları kadardır.Ich długość powinna sięgać minimum końca nosa.
Bu uzunluk birçok kıvrım oluşturmuştur.Cykl taki rozwinęło wiele węży.
Bu tutarsızlığın nedeni uzunluk büzülmesi ve zaman genişlemesiyle ilgilidir.Dysfunkcja ta dotyczy fazy podniecenia oraz pożądania.
Bu çiftlerin uzunluk ölçeği, fononların dalga boyundan daha büyüktür.Obie płcie mają jednak ogon dłuższy niż szerokość ich skrzydła.
Geçmişte de ortalama uzunluk daha az olmalıydı.Były np. przeciętnie mniejsze.
Her bölümün bir saat uzunlukta olacağı söylendi.Varje avsnitt är ca 1 timme långt.
İlk tam uzunluktaki albümleri Fleet Foxes 3 Haziran 2008'de piyasaya sürüldü.Deras första album, Fleet Foxes, släpptes 3 juni 2008.
İlk olarak, ileti gövdesinin özeti(hash) başından itibaren alınır ve verilen bir uzunlukta kesilir.Månen förstörs (till synes) först men förs därefter från mörkret till livet.
Yunan haçı diye tabir edilen haç her kolu eşit uzunlukta olan haçtır.Ett grekiskt kors är ett kors där alla armarna är lika långa.
Eşkenar üçgen, kenar uzunlukları birbirine eşit olan üçgendir.Liksidig triangel, en triangel vars sidor är lika långa.