Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.Eu podia falar disso durante muito tempo.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.Ik zou daar lang over kunnen spreken.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.Je pourrais en parler pendant longtemps.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.저는 그것에 대해 오랫동안 이야기할 수 있습니다.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.Mógłbym długo mówić na ten temat.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.Mohl bych o tom hovořit velmi dlouho.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.Mohol by som o tom dlho hovoriť.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.Potrei parlare di questo per tanto tempo.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.Puedo hablar de eso por largo tiempo.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.Voisin puhua siitä pitkään.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.Θα μπορούσα να μιλάω γι αυτά πολύ ώρα.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.Бих могъл дълго да говоря за това.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.Об этом я могу говорить долго.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.יכולתי לדבר על זה זמן רב.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.يمكن أن أتحدث عن ذلك لفترة طويلة.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.エッフェル塔もフラクタルの性質を持っています
Bunun üzerinde uzunca zaman düşündüm, ve kendi özgün tanımımı yapmak istedim.Ci ho pensato per un bel po', e volevo trovare una mia definizione. Pensavo che sarebbe stata d'aiuto.
Bunun üzerinde uzunca zaman düşündüm, ve kendi özgün tanımımı yapmak istedim.Dlho som premýšľal a chcel som vytvoriť svoju vlastnú definíciu úspechu. Myslel som, že to pomôže.
Bunun üzerinde uzunca zaman düşündüm, ve kendi özgün tanımımı yapmak istedim.Elég sokat gondolkodtam ezen, és valami saját meghatározást akartam alkotni. Azt hittem, ez segíteni fog.
Bunun üzerinde uzunca zaman düşündüm, ve kendi özgün tanımımı yapmak istedim.Jeg tænkte over det i noget tid, og jeg ville finde på min egen definition. Jeg tænkte det måske ville hjælpe.
Bunun üzerinde uzunca zaman düşündüm, ve kendi özgün tanımımı yapmak istedim.저는 그것을 생각하느라 한참 넋을 빠뜨렸고, 제 스스로의 정의를 찾아내기를 바랬죠. 저는 그게 도움이 될거라고 생각했어요.
Bunun üzerinde uzunca zaman düşündüm, ve kendi özgün tanımımı yapmak istedim.Pensé en eso durante un buen tiempo, y quería encontrar mi propia definición. Pensé que eso podía ayudar.
Bunun üzerinde uzunca zaman düşündüm, ve kendi özgün tanımımı yapmak istedim.Pensei nisso durante algum tempo, e queria encontrar a minha própria definição.
Bunun üzerinde uzunca zaman düşündüm, ve kendi özgün tanımımı yapmak istedim.Αυτό μου τριβέλιζε το μυαλό για καιρό, κι ήθελα να βρω το δικό μου ορισμό. Νόμιζα πως αυτό θα βοηθούσε.
Bunun üzerinde uzunca zaman düşündüm, ve kendi özgün tanımımı yapmak istedim.Мислих за това доста дълго и исках да стигна до моя собствена дефиниция. Мислех, че може да помогне.
Bunun üzerinde uzunca zaman düşündüm, ve kendi özgün tanımımı yapmak istedim.Я досить довго про це думав, і я хотів прийти до власного визначення. Я думав, це могло б допомогти.
Bunun üzerinde uzunca zaman düşündüm, ve kendi özgün tanımımı yapmak istedim.חשבתי על זה תקופה ארוכה ורציתי למצוא הגדרה אישית שלי. חשבתי שזה יעזור.
Bunun üzerinde uzunca zaman düşündüm, ve kendi özgün tanımımı yapmak istedim.فكرت بذلك على فترات منعزلة، وكنت أرغب في الخروج بتعريفي الخاص. والذي كنت أعتقد أنه سيساعد.
Bunun üzerinde uzunca zaman düşündüm, ve kendi özgün tanımımı yapmak istedim.自分なりの定義を造ってみた ウェブスターの定義は知っていたが
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Alors, nous avons mangé, bu, réfléchi, vécu l'espace public pendant un bon bout de temps.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Chúng tôi đã cùng ăn, uống, cùng nghĩ và cùng sống với không gian công cộng trong một thời gian dài.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Così abbiamo mangiato, bevuto, pensato, vissuto lo spazio pubblico per un bel po' di tempo.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Deci am chibzuit, am reflectat, am cumpănit spațiul public de o vreme.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Dus wij eten, drinken, denken en leven de openbare ruimte al heel lang.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Es así que hemos estado comiendo, bebiendo, pensando y viviendo el espacio público por bastante tiempo.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.우리는 꽤 오랜시간 먹고, 마시고, 생각하고, 생활할 수 있는 공공의 공간을 만들어 왔습니다.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Portanto, estivemos a comer, a beber, a pensar, a viver o espaço público durante bastante tempo.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Wir haben also öffentlichen Raum eine ganze Weile gegessen, getrunken, gedacht und gelebt.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Zatem jedliśmy, piliśmy, myśleliśmy i bardzo dużo czasu spędzaliśmy w tej przestrzeni publicznej.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Итак, мы ели, пили, думали, жили в публичном пространстве достаточно долгое время.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Така че ядохме, пихме, мислехме, живяхме в обществено пространство за дълго време.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.אז אכלנו, שתינו, חשבנו, חיינו מרחב ציבורי כבר די הרבה זמן.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.وبالتالي فنحن نأكل ونشرب ونفكر ونعيش الفضاءات العامة لوقت طويل جداً.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.飲んだり考え事をしたり 生活したり 長い時間を過ごしています そのことから わかることは
Çünkü kinetik enerji hakkında uzunca konuşmuştuk.化学運動論は反応の速度の研究ということであり、 どれほど早く、どうやって化学反応がおこるかというものです。 さあ、もっと直感的に考えてみましょう、
Harvard'a transfer oldum, şimdi Harvard'dayım, artık bunun hakkında düşünmüyorum, fakat uzunca bir süreIch bin in Harvard, ich denke nicht mehr daran, aber für eine lange Zeit dachte ich:
Harvard'a transfer oldum, şimdi Harvard'dayım, artık bunun hakkında düşünmüyorum, fakat uzunca bir süreJ'ai déménagé à Harvard, je suis à Harvard, je n'y pense plus vraiment mais pendant longtemps, j'avais pensé,
Harvard'a transfer oldum, şimdi Harvard'dayım, artık bunun hakkında düşünmüyorum, fakat uzunca bir süreJá não penso mais nisso agora, mas durante muito tempo pensei:
Harvard'a transfer oldum, şimdi Harvard'dayım, artık bunun hakkında düşünmüyorum, fakat uzunca bir süre하버드로 옮겼어요. 저는 이제 더 이상 지금은 이런 생각을 하지 않지만 예전엔 오랜동안 이렇게 느꼈죠.
Harvard'a transfer oldum, şimdi Harvard'dayım, artık bunun hakkında düşünmüyorum, fakat uzunca bir süreM-am mutat apoi la Harvard. Sunt la Harvard şi nu mă mai gândesc la acest lucru, dar mult timp m-am gândit:
Harvard'a transfer oldum, şimdi Harvard'dayım, artık bunun hakkında düşünmüyorum, fakat uzunca bir sürePrzeniosłam się do Harvardu. No więc jestem tam i naprawdę już tak nie myślę, ale naprawdę długo myślałam:
Harvard'a transfer oldum, şimdi Harvard'dayım, artık bunun hakkında düşünmüyorum, fakat uzunca bir süreYa no lo pienso más. Pero por un buen tiempo estuve repitiéndome,
Harvard'a transfer oldum, şimdi Harvard'dayım, artık bunun hakkında düşünmüyorum, fakat uzunca bir süreПосле него — Гарвард. Плохие мысли уже не посещали меня, но до этого я часто думала:
Harvard'a transfer oldum, şimdi Harvard'dayım, artık bunun hakkında düşünmüyorum, fakat uzunca bir süreЦі думки мене більше не турбували, але довгий час до того я думала:
Harvard'a transfer oldum, şimdi Harvard'dayım, artık bunun hakkında düşünmüyorum, fakat uzunca bir süreעברתי להרוורד, אני כבר לא חושבת על זה, אבל לאורך זמן רב כן נהגתי לחשוב,
Harvard'a transfer oldum, şimdi Harvard'dayım, artık bunun hakkında düşünmüyorum, fakat uzunca bir süreانتقلت إلى جامعة "هارفرد"، أنا في هارفرد، لم أعد أفكر بهذا مجددا، لكن أمضيت وقتا طويلا أفكر
Harvard'a transfer oldum, şimdi Harvard'dayım, artık bunun hakkında düşünmüyorum, fakat uzunca bir süreハーバードにいく頃には あまり考えなく なっていましたが それまでずっと 「自分はここにいるべき人間じゃない」 と感じていたんです
Hatta, muhtemelen bu sorulardan birkaçının... ...cevabını uzunca bir süre de öğrenemeyeceğiz.Pravděpodobně nebudeme nějaké z těchto odpovědí znát ještě po nějaký čas.
Hatta, muhtemelen bu sorulardan birkaçının... ...cevabını uzunca bir süre de öğrenemeyeceğiz.W rzeczywistości prawdopodobnie nie będziemy znać niektórych z tych odpowiedzi jeszcze przez jakiś czas.
Hatta, muhtemelen bu sorulardan birkaçının... ...cevabını uzunca bir süre de öğrenemeyeceğiz.В действительности вы не знаем некоторые из этих ответов на некоторое время.