Ana içeriğe geç
Sözlük

uzunca ile cümle

uzunca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu uzunca açıkladı.He explained it at length.
Tom şimdi uzunca bir süre Boston'da yaşıyor.Tom has lived in Boston for quite some time now.
Kocam, hastalığıyla uzunca bir süre savaştıktan sonra vefat etti.My husband passed away after having fought against his illness for a long time.
Tom ve Mary bitişik odada uzunca bir süredir konuşuyorlardı.Tom and Mary have been in the next room talking for quite a while.
Kendime uzunca bir bardak elma suyu doldurdum.I poured myself a tall glass of apple juice.
Tom bu öğleden sonra uzunca bir süre buradaydı.Tom was here for quite a while this afternoon.
Kendisinin ve oğullarının günleri İsrail'in ortasında uzunca sürsün!Let his days and his sons' days be prolonged in the midst of Israel!
Bu yüzden ilk göçmenler Şeyh Osman'da uzunca süre kaldılar.Therefore the first emigrants remained a relatively long time in Sheikh `Uthman.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.After a prolonged sickness and prostration, he died in 555.
Uzunca bir fragman Aulus Gellius'ta mevcut (IX. 13).A long fragment is preserved in Aulus Gellius (ix.
Yekini'nin uzunca bir süre hasta olduğu bildirilmiştir.Yekini was reported to be ill for an extended period of time.
Burada uzunca bir süre güvende olurlar.You'll be safe over there.
Uzunca bir koridor ve iki yanında bulunan sinema ve mağazalarla karşılaşılmaktadır.One sees a long corridor which surrounded with cinema and stores on each sides.
Hissizlik veya karıncalanma elektrik kaynaklı yanıklardan sonra uzunca bir süre devam edebilir.Numbness or tingling may persist for a prolonged period of time after an electrical injury.
Oyunun anti-Semitik olup olmadığı yönünde uzunca bir tartışma yaşanmıştır.There continues to be significant debate about whether or not ancient matriarchies actually existed.
Bu eşcinsel ilişkiyi hiç yadırgamadı, zira durumunu uzunca bir süredir kabullenmişti.He turned into a man alone with her, and they met often for a long time.
Dergi kapandıktan sonra uzunca bir süre ülkede sinema dergisi çıkmadı.However, as it turned out later, the movie hall was never closed during the period.
Max, B.B'yi öldürmeye çalışır ve uzunca bir kovalamaca yaşanır.Tony B. gets his massage license and tries to set up a massage business.
Hyde ailesinin uzunca bir süre boyunca Chesire Norbury bölgesinde olduğu bilinir.The family of Hyde was long established at Norbury in Cheshire.
Oyunların çoğu çıkışından sonra uzunca bir süre güncellenmektedir.Most of the novels take place long after these arrivals.
Veya uzunca bir zaman sağır ve dilsiz dolaşır.During the long journey, he is sometimes stubborn and sullen.
Diğer üçü uzunca bir müddet hapiste kaldıktan sonra affedilip salıverildiler.All three, after imprisonment of nearly ten months, are now free.
Daha sonra uzunca bir süre terk edilmiş bir vaziyette kalmıştır.It seems to have known then a more or less long period of abandonment.
Fakat bu konuda uzunca bir süre çalışma yapılmadı.It was, however, a long time before anything was done about this.
Uzunca bir süre önce kardeşlerinden ayrıldığı için artık ebediler içinde sayılmaz.During this time, his brothers regularly searched for him, but did not find him.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.So I've seen life as one long learning process.
Sizi temin ederim ki bunun hakkında uzunca bir zaman düşüneceksiniz.I promise you will think about this for a long time to come.
Kapatmadan önce uzunca bir süre buna karşı durduk.We fought them for a long time before we removed it.
İnsanlar uzunca bir zamandır bu soruyu soruyorlar.People have been asking this question for a long time.
Bu konu hakkında uzunca bir süre konuşabilirim.I could speak of that for a long time.
Bir insan çocuğu doğar ve uzunca bir süre tüketici olarak yaşar.A human child is born, and for quite a long time is a consumer.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.So we've been eating, drinking, thinking, living public space for quite a long time.
Sürekli ve uzunca süre olumsuz düşüncelere takılıp kalma alışkanlığı.It's the habit of dwelling on our negative thoughts repeatedly, at length.
Hatta, muhtemelen bu sorulardan birkaçının... ...cevabını uzunca bir süre de öğrenemeyeceğiz.In fact, we probably won't know some of these answers for some time.
Bu uzunca kurulmuş denklemde yatay olanlar hangisi?Well, the vertical component is all the stuff that's multiplied by the j vector.
Zavallıcık, nefes alıp vermeden uzunca bir zaman bekledi.He hadn't been breathing for a long time, poor thing.
Pekala, uzunca bir zamandır, yüksek lisans yıllarımdan beri,Well, for a long time, since I was in graduate school,
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves is a tallish man, with one of those dark, shrewd faces.
Ve bu mükemmel çünkü bir çeyrekliğe bunu uzunca bir süre oynayabilirsiniz.And this is great because, you know, for a quarter, you can play this for a long time.
Ve bunun üzerine uzunca bir süre düşündüğünüzde, bir şeyi fark edersiniz.And if you think long enough about that, something will happen to you.
Baz çifti serilerinden oluşan uzunca bir yapı.It is a long, long series of these base pairs.
Petrus uzunca bir süre Yafa'da, Simun adında bir dericinin evinde kaldı.It happened, that he stayed many days in Joppa with one Simon, a tanner.
Ve geceleyin O'nu uzunca tespih et/uzun bir gece boyu O'nu tespih et!And glorify Him through the livelong night.
Uzunca bir fragman Aulus Gellius'ta mevcut (IX. 13).A long fragment is preserved in Aulus Gellius (ix.
Dört vedadan biri olan Samaveda müziği uzunca tanımlamaktadır.Samaveda, one of the four vedas describes music at length.
Babası ile birlikte uzunca konuşmuş.Daraufhin hat er mit seinem Vater ein langes Gespräch.
Uzunca bir merdiven, evlerin olduğu kısımdan en yüksek platoya gider.Eine lange Treppe führt hier von den Häusern zum höchsten Plateau hinauf.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Nach längerer Krankheit und Siechtum starb Theudebald schon im Jahr 555 kinderlos.
Burada uzunca bir süre güvende olurlar.Dann sind sie sehr lange haltbar.
Reform döneminden sonra koruyucu azizler uzunca bir süre paraların üzerinde görülmezler.Seit der Reformationszeit sind die Pfarrer lückenlos nachgewiesen.
Ölümünün ardından uzunca bir süre unutulmuştur.Nach dessen Tod blieb er lange Zeit verwaist.
Ancak uzunca bir süre DSP'nin kurultay tarihi ile ilgili net bir açıklama yapılmadı.Dennoch existierte lange Zeit kein offizieller Großbuchstabe zum ß.
Eliptik uzunca yumurta biçimindedir.Die Eier sind länglich elliptisch.
Uzunca bir süre zarar etti.Lange Zeit verwahrloste sie.
Bu eşcinsel ilişkiyi hiç yadırgamadı, zira durumunu uzunca bir süredir kabullenmişti.Obwohl er sich mit diesem nie gleichstellte, ist er ihm doch aufs innigste geistesverwand gewesen.
Veya uzunca bir zaman sağır ve dilsiz dolaşır.Er ist lang und kurz bedornt oder ohne Dornen und lang verzweigt.
Apsisin her iki yanında uzunca odalar vardı.Auf beiden Längsseiten lagen große Vorhöfe.
Protestan Papaz olan babasına aldığı kararı bildirmek için uzunca bir mektup göndermiştir.Mal wieder schreiben sie einen Beschwerdebrief an den Bischof.
Ayaklı Kemane silindirik biçiminde bir gövde ile uzunca bir saptan oluşmaktadır.Die weibliche Stirn ist mit einem Fleck aus gelblichen Haaren bedeckt.
Uzunca bir süredir Kamelot grubunun klavyecisi Oliver Palotai ile birliktedir.Simons ist außerdem in einer langjährigen Beziehung mit dem Kamelot-Keyboarder Oliver Palotai.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod