uzun ile cümle

uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Genel olarak, erkekler kadınlardan daha uzundur.In general, men are taller than women.
Bu uzun bir süreçtir.It's a long process.
Uzun boylu ve sıskayım.I'm tall and skinny.
Tom'un üzüntüsünü hissettim.I felt Tom's sadness.
Onun adı uzun ve telaffuz edilmesi zor.Her name is long and hard to pronounce.
Tom üzüntülü bir şekilde gülümsedi.Tom smiled sadly.
Önümüzde uzun bir yolculuk var.We have a long journey ahead of us.
Bu kadar uzun kalmamalıydık.We shouldn't have stayed so long.
Burada uzun süredir çalışıyor musun?Have you been working here long?
Tom uzun zamandır arabasını yıkamadı.Tom hasn't washed his car in a long time.
O hiç uzun sürmedi.It did not last long at all.
Mary uzun saatler çalışır ve eve bitkin gelir.Mary works long hours and comes home exhausted.
Bekle, daha uzun nefesli kişi sensin.Wait, you are the one with the longer breath!
Üzüntünden kurtulmaya çalış. Hayatını yaşa!Try to get rid of your sorrows. Enjoy your life!
Uzun zamandır birbirimizle konuşmadık.We haven't spoken to each other in a long time.
Uzun süredir şarkı söylemedim.I haven't sung in a long time.
Tom uzun süredir yenilmez bir savaşçı olarak düşünüldü.Tom was long considered an invincible warrior.
Verileri analiz etmek uzun zaman aldı.It took a long time to analyze the data.
Tom hem uzun boylu hem de yakışıklı.Tom is both tall and handsome.
O şarkıyı söylediğimden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've sung that song.
Umarım uzun süre burada olabilirim.I hope I can be here a long time.
İşin uzun mu?Will you be long?
Meksika yemeği yediğimden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've eaten Mexican food.
Jim'i uzun süredir görmüyorum.I haven't seen Jim for a long time.
Burada en uzun boylu çocuk Tom'dur.Tom is the tallest boy here.
Klarneti uzun süredir çalmadım.I haven't played the clarinet for a long time.
Bir zamanlar Paris'teydim ama o çok uzun zaman önceydi.I was once in Paris, but that was a long time ago.
Vaaz son derece uzundu.The sermon was awfully long.
Toplantı çok uzundu.The meeting was very long.
Vaaz bugün çok uzundu.The sermon was awfully long today.
Uzun zamandır böyle bir şeyin olmasını bekliyorum.I've been expecting something like this to happen for a long time.
Uçuşunuz ne kadar uzundu?How long was your flight?
Anne uzun bir nefes çekerek "Ne muhteşem bir gün!" dedi."What a splendid day!" said Anne, drawing a long breath.
Uzun zaman önce aşıktım.I was in love a long time ago.
Bu yüzüğü uzun yıllar takacaksın.You're going to wear this ring for many years.
Biz uzun zamandır konuşmadık.We haven't had a talk for ages.
Uzun süredir sana çıkma teklif etmek istiyordum.I've wanted to ask you out for a long time.
Tom, kendisinin ve Mary'nin Boston'da çok uzun süre kalmadığını söylüyor.Tom says that he and Mary didn't stay in Boston very long.
Bunu bu kadar uzun süre gizli tutmayı nasıl başarabildiler?How did they manage to keep this a secret for so long?
Ben senin kadar uzun boylu değilim.I'm not as tall as you are.
Tom erkek kardeşinden daha uzun.Tom is taller than his brother.
Tom daha uzun olmayı diledi.Tom wished he were taller.
Uzun süredir proje üzerinde çalışıyor.He has been working on the project for a long time.
Uzun yıllardır burada çalışırım.I've worked here for many years.
Fadıl, Leyla'nın uzun süreli bir hayranıydı.Fadil was a long-time admirer of Layla.
Fadıl üzüntüsünü ifade etti.Fadil expressed sorrow.
Keşke Tom daha uzun süre kalabilseydi.I wish Tom could stay longer.
Her şey üç yıldan uzun bir süre önce oldu.It all happened more than three years ago.
Sanırım Tom yapabilseydi daha uzun kalırdı.I think Tom would've stayed longer if he could've.
Uzun zamandır bu kadar sıcak olmamıştı.It hasn't been this hot in a long time.
Tom'un hala gidilecek uzun bir yolu var.Tom still has a long way to go.
Çok uzun süre kalmayı planlamıyorum.I don't plan to stay for very long.
Tom'un oldukça uzun boylu bir kızı var.Tom has a daughter who's pretty tall.
Çok uzun zamandır bekliyoruz.We've been waiting a very long time.
Onlar uzun süredir rakiptiler.They've been rivals for a long time.
Tom senin düşündüğünden daha uzun muydu?Was Tom taller than you thought?
Tom için oldukça uzun bir yıl oldu.It's been quite a year for Tom.
Tom uzun yıllar boyunca bir erkek korosunda şarkı söyledi.Tom sang with a men's chorus for many years.
Bu kadar uzun süreceğini nasıl bilebilirim?How could I know it would take this long?
Bu beklediğimizden daha uzun sürdü.It took longer than we expected.

İlgili Sayfalar