Ana içeriğe geç
Sözlük

uzun ile cümle

uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu uzun bir liste.This is a long list.
Tom uzun süre kayıp değildi.Tom hasn't been missing for very long.
Tom çok uzun zamandır burada.Tom has been here too long.
Tom gideli uzun zaman oldu.Tom has been gone too long.
Tom çok uzun süre uzaktaydı.Tom has been away too long.
Tom çok uzun süre dışarıda güneşteydi.Tom has been out in the sun too long.
Tom o kadar uzun süre beklemeyecek.Tom isn't going to wait that long.
Belki Boston'da bu kadar uzun kalmamalıydık.Maybe we shouldn't have stayed in Boston so long.
Tom uzun süre uzakta olmayacak.Tom won't be away for long.
Tom uzun olmayacak.Tom won't be long.
Tom çok daha uzun yaşayamaz.Tom can't live much longer.
Sadece biraz daha uzun bekleyebilir misin?Can you wait just a little longer?
Tom uzun bir adamdır.Tom is a tall man.
Tom Mary'den çok daha uzun.Tom is way taller than Mary.
Tom Mary'den epeyce daha uzun.Tom is quite a bit taller than Mary.
Tom yaklaşık benim kadar uzun boylu.Tom is about as tall as me.
Tom uzun boylu ve güçlü görünüyor.Tom is tall and looks strong.
Tom bizi uzun süre bekletti.Tom kept us waiting for a long time.
Tom beni uzun süre bekletti.Tom kept me waiting for a long time.
Tom uzun süredir orada.Tom has been in there for a long time.
Tom çok uzun süredir böyle.Tom has been like this for a very long time.
Tom çok uzun süredir ceza evinde.Tom has been in prison for a very long time.
Tom uzun süredir demir parmaklıkların arkasında.Tom has been behind bars for a very long time.
Tom çok uzun süredir Boston'da yaşıyor.Tom has been living in Boston for a very long time.
Tom uzun süredir uzakta.Tom has been away for a long time.
Tom bizi görmek için uzun bir yol katetti.Tom has come a long way to see us.
Tom neredeyse senin kadar uzun.Tom is almost as tall as you.
Üzgünüm ama ben uzun süre kalamam.I'm sorry, but I can't stay for long.
Ve yokuş aşağı gitmek uzun sürmüyor.And it doesn't take long to go downhill.
Tom'un parmakları gerçekten uzun.Tom's fingers are really long.
Tom çok uzun yaşadı.Tom lived to a ripe old age.
Tom uzun süre bekleyebileceğini söylüyor.Tom says he can wait a long time.
Tom çok uzun boylu değil, değil mi?Tom isn't very tall, is he?
Tom o kadar uzun boylu değil, değil mi?Tom isn't so tall, is he?
Tom o kadar uzun değil, değil mi?Tom isn't all that tall, is he?
Tom uzun süre bekletildi.Tom has been kept waiting for a long time.
Tom uzun süre seni bekledi.Tom waited for you for a long time.
Tom uzun süre sessizdi.Tom was silent for a long time.
Ödeme çok berbat ve saatler çok uzun.The pay is terrible and the hours are long.
Gitar çalan uzun siyah saçlı, uzun boylu adam kim?Who is the tall guy with long dark hair playing the guitar?
Yaz boyunca günler daha uzun sürer.During the summer, the days become longer.
Petrol bağımlılığından yenilenebilir enerji toplumuna uzun bir yol var.There is a long way from oil dependence to a renewable energy society.
Dayan Tom, şimdi uzun sürmeyecek.Hang on, Tom, it won't be long now.
Tom'un uzun saçı var mı?Does Tom have long hair?
Çiti boyamak Tom'un çok uzun zamanını almamalı.It shouldn't take Tom too long to paint the fence.
Uzun süre uyudum mu?Have I slept a long time?
Soluk tenli uzun boylu bir adam odaya girdi ve Tom'un yanına oturdu.A tall man with a sallow complexion walked into the room and sat down next to Tom.
Bu kadar uzun süre kalmayı planlamamıştım.I hadn't planned on staying so long.
O çok uzun ve güzel saçlara sahip.She has very long and beautiful hair.
Yabancı uzun, anlamsız bir cümle ile cevap verdi.The foreigner answered with a long, incoherent sentence.
Ben uzun süre inanılmaz biçimde büyük bir saflıkla bu söze inandım.I believed this promise with unbelievably great naivete for a long time.
Üç yıl uzun bir süre gibi geliyor.Three years sounds like a long time.
Onlar uzun bir süre oradaydı.They've been out there a long time.
Bu şey aceleye gelmez; onun uzun vadeli planlamaya ihtiyacı var.This thing can't be rushed; it needs long-term planning.
Tom'u bulmak uzun zaman almamalı.It shouldn't take long to find Tom.
Uzun zaman önce orada bir köprü vardı.A long time ago, there was a bridge there.
O, erkek kardeşinden daha mı uzundur?Is he taller than his brother?
Onun kolları ve bacakları uzundur.Her arms and legs are long.
Uzun bir süredir Tom'dan haber almadım.I haven't heard from Tom in quite some time.
Sorunu düzeltmeye çalışmadan önce ne kadar uzun beklersek o kadar kötü olur.The longer we wait before trying to correct the problem, the worse it's going to get.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod