uzun süreli ile cümle

uzun süreli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Babam asla uzun süreli dinlenmez.My father never takes a long rest.
Çok uzun süreli alma.Don't take too long.
Uzun süreli işsizlik çok sinir bozucu ve moral bozucu olabilir.Long-term unemployment can be very frustrating and demoralising.
Tom ve Mary Boston'un uzun süreli sakinleri.Tom and Mary are longtime residents of Boston.
Tom ve Mary uzun süreli sakinlerdir.Tom and Mary are longtime residents.
Mary uzun süreli erkek arkadaşı ile evlendi.Mary married her long-time boyfriend.
Fadıl, Leyla'nın uzun süreli bir hayranıydı.Fadil was a long-time admirer of Layla.
Asla uzun süreli duş almıyorum.I never take long showers.
Fadıl uzun süreli dönemlerle ortadan kaybolmaya başladı.Fadil began to disappear for long periods of time.
Sami, Leyla ile uzun süreli bir ilişki yaşıyordu.Sami had a long-time affair with Layla.
Sami uzun süreli bir aile arkadaşıydı.Sami was a long-time family friend.
William, kız arkadaşıyla uzun süreli bir ilişki içindedir.William has been in a long-term relationship with his girlfriend.
Uzayda uzun süreli insan gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.Nobody knows what the long-term human future in space will be.
İmparatorun Almanya'ya en çok uzun süreli katkısı onun kuzey ve doğudaki hareketlerinden geldi.The emperor's most long-lasting contribution to Germany came from his actions in the north and east.
28 Haziran 1540'ta Henry’nin uzun süreli danışmanı ve hizmetkarı Cromwell idam edildi.On 28 June 1540 Cromwell, Henry's longtime advisor and loyal servant, was executed.
Adam'ın uzun süreli yol arkadaşı olması hiç düşünülmemiştir.However, Adam was never meant to be a long-term companion.
Gıdaların uzun süreli muhafazası, daha düşük sıcaklıklarda bile gıda depolaması gerektirebilir.Long-term preservation of food may call for food storage at even lower temperatures.
Yine de bu malzemelerin cam ve porselen kadar uzun süreli ömürleri yoktur.However, these materials do not yet have the long-term proven service life of glass and porcelain.
BDNF özellikle uzun süreli hafıza için önemli bir yer tutmaktadır.BDNF itself is important for long-term memory.
En uzun süreli tutulma 2 dakika 47 saniye ile Faroe Adaları sahillerinde izlenebildi.The longest duration of totality was 2 minutes and 47 seconds off the coast of the Faroe Islands.
Clarke ve Alvarez uzun süreli arkadaşlık kurdular.Clarke and Alvarez developed a long-term friendship.
Geleneksel kimyasal UV koruma uzun süreli kalıcı olamamaktadır.The traditional chemical UV protection approach suffers from its poor long-term stability.
Uzun süreli üreticileri tarafından test edilemez.Such long periods cannot be tested by manufacturers.
Zehirli etkiler uzun süreli yüksek alımlarla ortaya çıkar.Toxic effects occur with prolonged high intake.
Uzun süreli açlık.Hunger Forever.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Some people may benefit from long-term oxygen therapy or lung transplantation.
Sistem, bir patojen karşısında uzun süreli bağışıklık kazandırmaz.This system does not confer long-lasting immunity against a pathogen.
Bu tip hafıza tekrarlama veya prova ile uzun süreli hale getirilemez.This type of memory cannot be prolonged via rehearsal.
Bitler genellikle ev sahibinin üzerinden çıkarıldığı takdirde uzun süreli olarak yaşayamazlar.Lice generally cannot survive for long if removed from their host.
Daha sonra güreş antrenörü olarak uzun süreli bir kariyeri oldu.Later he had a long career as a coach.
Uzun süreli aktif bellek enfeksiyon sonrası B ve T hücrelerinin etkinleştirilmesine gerek duyar.Long-term active memory is acquired following infection by activation of B and T cells.
A Bill of Divorcement 'ın gücüyle RKO aktrisle uzun süreli bir anlaşma imzaladı.On the strength of A Bill of Divorcement, RKO signed her to a long-term contract.
Normal çalışmada, geçişler sırasında ve uzun süreli aksama süresince donma önlenmelidir.Freezing must be prevented in normal operation, during transients, and during extended downtime.
Bazılarının uzun süreli kullanımı gerekebilir.These may be required for long periods of time.
Diğer bellek kategorileri uzun süreli bellek tartışmasıyla ilişkili olabilir.Other categories of memory may also be relevant to the discussion of long-term memory.
Bu da uzun süreli potansiyasyon olarak adlandırılır.This form of wiring is known as long term potentiation.
Uzun süreli sessizliği ve yalnızlığı onun hayatta kalmasını sağladı.Solitude and long waiting make him think.
Ele geçirilen muhalifler, uzun süreli hapis cezalarına çarptırılıyordu.Convicted kidnappers face lengthy prison terms.
Öldüğünde en uzun süreli hizmet veren üyeydi.At the time of his death, he was the House’s longest serving member.
Bu birleşme uzun süreli bir ilişkiyi doğurdu.The connection led to an ongoing collaboration.
Uzun süreli profilaksi önerilmemektedir.Long term use is not recommended.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.Long-term prognosis in people with migraines is variable.
Mayıs 2005'te uzun süreli bir sakatlık geçirdi.It experienced major flooding more recently in May 2005.
Düzgün çalışan bir işleyen bellek daha iyi bir uzun süreli bellek kodlamasını beraberinde getirir.If one has a good working memory they may have a better long-term memory encoding.
Çok uzun süreli ayakta duruş çalışması yapılır.Far greater operational lifetime is achieved.
Bunun için Tarduş Kağan ile uzun süreli bir mücadeleye girişmişti."We wanted there to be a constant layer of tension through the piece.
Babası Pal Heller hiçbir zaman uzun süreli bir işte tutunamadı.Russell never had to work part-time.
Uzun süreli hafıza ve anlamlandırma ile yakından ilişkilidir.They are associated with long-term and short-term memory.
Bu oyun aynı oyuncuyla Türkiye'de en uzun süreli sergilenen eserlerden biridir.During this time, he was one of the most frequently played composers in Japan.
Zano Aralık 2007'den Kasım 2011'e kadar Haylie Duff ile uzun süreli bir ilişki yaşadı.Hensley has been in a long-term relationship with Olly Marmon since 24 September 2009.
Uzun süreli saklama için, cam gibi bir çözünmeyen bir biçime dönüştürülmesi istenebilir.For long term storage, conversion to an insoluble form such as a glass, could be desirable.
İşleyen bellek çok dolu olduğu takdirde uzun süreli belleğin kodlamasını etkileyebilir.If working memory is overloaded it can affect the encoding of long-term memory.
Dava sonunda hepsi uzun süreli hapis cezaları aldı.They received long prison sentences.
Anterograd Amnezi, yeni hatıraların (olayların) uzun süreli hafızaya aktarılamadığı amnezi tipidir.Amnesia pills to cause someone to forget recent memories.
Bu birlik değişik sebeplerle uzun süreli olamamış ve dağılmıştır.This organisation did not survive for long and was eventually disbanded.
Uzun süreli yaşayan çok az sayıdadır.A very small number ultimately survived.
Uzun süreli kullanımda, dilin papillalarının hipertrofisi gibi yan etkiler oluşabilir.Side effects with prolonged use might occur, including hypertrophy of the lingual papillae.
Kupadan sonra Tsubasa, uzun süreli aşkı olan Sanae'ye evlenme teklifi eder.After Japan's victory, Tsubasa proposes to Sanae and they get married.
Bu hakimiyet 500 yıl kadar sürmüş ve Çanakkale'nin en uzun süreli sükunet dönemi sayılır.That period extended to more than half a century, the rest of Mumford's life.
Ancak, ilk kez bu denli uzun süreliğine kiralandı.It's the first time it's happened for such a long time.

İlgili Sayfalar