Tom, Mary'den çok daha uzun boylu değil.Tom isn't much taller than Mary is.
Tom'un kızkardeşi benimkinden daha uzun boylu.Tom's sister is taller than mine.
Tom'un annesi benimkinden daha uzun boylu.Tom's mother is taller than mine.
Tom, Mary'den çok daha uzun boyludur.Tom is a lot taller than Mary is.
Neredeyse Tom kadar uzun boylusun.You're almost as tall as Tom is.
Tom Mary'den çok daha uzun boylu değil.Tom isn't much taller than Mary.
Tom benden çok daha uzun boylu değil.Tom isn't much taller than I am.
Tom babası kadar uzun boylu değil.Tom isn't as tall as his father.
Tom neredeyse Mary kadar uzun boylu.Tom is almost as tall as Mary.
Ben Tom'dan yaklaşık üç santim daha uzun boyluyum.I'm about three centimeters taller than Tom.
Sınıftaki hiçbir erkek Tom'dan daha uzun boylu değildir.No boy in the class is taller than Tom.
Tom'dan yaklaşık üç inç daha uzun boyluyum.I'm about three inches taller than Tom.
Tom esmer, uzun boylu ve yakışıklıdır.Tom is dark, tall and handsome.
Tom uzun boylu, esmer ve yakışıklıdır.Tom is tall, dark and handsome.
Tom'dan daha uzun boylu değil misin?Aren't you taller than Tom?
Hollandalılar dünyanın en uzun boylu halkıdır.The Dutch are the world's tallest people.
Ken, Bill gibi uzun boylu.Ken is tall, just like Bill.
Tom tanıdığım en uzun boylu insanlardan biri.Tom is one of the tallest people I know.
Sen Tom'dan biraz daha uzun boylusun.You're a little taller than Tom.
Tom erkek kardeşlerinden daha uzun boylu.Tom is taller than his brothers.
Tom yaşına göre uzun boylu.Tom is tall for his age.
Sen uzun boylu bir çocuksun.You're a tall boy.
Tom'un Mary kadar uzun boylu olmadığını düşündüm.I thought Tom wasn't as tall as Mary.
Tom Mary'nin uzun boylu olduğunu söyledi.Tom said that Mary was tall.
Bu çitten daha uzun boylu bir rakun görürseniz, koşmaya başlayın.If you see a raccoon taller than this fence post, start running.
Tom ve Mary ikisi de uzun boylu, değil mi?Tom and Mary are both tall, aren't they?
Tom uzun boylu ve Mary de uzun boylu.Tom is tall and Mary is tall, too.
Tom uzun boylu ve güzel görünümlüdür.Tom is tall and good-looking.
Ayağa kalktığımda Tom'un benden çok daha uzun boylu olduğunu fark ettim.When I stood up, I realized that Tom was much taller than me.
Arka bahçemizde birkaç tane çok uzun boylu ağaç var.There are a couple of very tall trees in our backyard.
Tom sınıf arkadaşları arasında en uzun boylu öğrenciydi.Tom was the tallest student among his classmates.
Yeşil giyinmiş uzun boylu sarışın kızın kim olduğunu biri biliyor mu?Does anybody know who the tall, blond girl dressed in green is?
Baban annenden daha mı uzun boylu?Is your father taller than your mother?
Ben değil, Ken uzun boyludur.Ken is tall, not me.
Keşke senin kadar uzun boylu olsaydım.I wish that I were as tall as you.
Sami çok uzun boyludur.Sami is very tall.
Tom cidden uzun boyluymuş.Tom is really tall.
Sınıfımızdaki en uzun boylu çocuksun, değil mi?You're the tallest boy in our class, aren't you?
Baban uzun boylu mu?Is your father tall?
Sami benden çok daha uzun boylu.Sami is much taller than me.
Bütün Kanadalılar uzun boylu değil.Not all Canadians are tall.
Şüpheyle uzun boylu adama baktı.He looked at the tall man suspiciously.
Uzun boylu adam ona bakıp gülümsedi.The tall man looked at her and smiled.
Ailende en uzun boylu kim?Who's the tallest in your family?
Tom o kadar uzun boylu değildi.Tom wasn't that tall.
Averell en uzun boylu ve en genç olan Dalton’dur.Averell Dalton is the tallest, youngest and most stupid of the Daltons.
Eskiden kısa boylu şişman bir adamdın, şimdi uzun boylu sıska herifin tekisin.You used to be a short fat guy, and now you're a tall skinny guy.
Oğlu hariç bütün Edain arasında en uzun boylu insandır.Everyone is very pleased, except the son.
Uzun boylu, esmer, yakışıklı bir delikanlı.He is a dark-haired, tall, and handsome young man.
Nokia Asha 303'ün aksine, Asha 302'nin ekranı daha uzun boyludur.In contrast with the Nokia Asha 303, the screen of the Asha 302 is wider than taller.
Genellikle uzun boylu olurlar.Usually they are larger.
Napolyon kısa boylu değildi, aksine dönemim ortalama bir Fransız'ından biraz daha uzun boylu idi.He was actually slightly taller than the average Frenchman of his time.
Uzun boylu olduğu söylenir.She is very tall.
Uzun boylu, sarışın ve çok güzel bir kadındır.She is tall and blonde and pretty.
Uzun boylu, güçlü ve akıllı olması yanı sıra bakıcı ve sorumludur.He is tall, strong and intelligent as well as caring, responsible and kind.
İnce uzun boyludur, kabarık siyah saçlıdır.That person was tall with glossy black hair.
O da kızıl saçlı fakat ince ve uzun boyludur.She is tall, slender, and has long red hair.
Uzun boylu, kaslı ve yakışıklıdır.He is very tall, skinny and gangly.
Bundan daha uzun boylu olma olasılığı soruluyor. -They're asking for heights, the probability of getting a height higher than that.
Bir tane böyle uzun boylu bir çocuk geldi.A tall young man came here.