Tom bir uzman tarafından kontrol edilmeli.Tom needs to be checked by a specialist.
Ben artık neredeyse bir uzmanım.I'm practically an expert now.
Tom bu alanda bir uzman.Tom is an expert in this field.
Bir uzman görmem gerekiyor mu?Should I see a specialist?
Tom bu konuda bir uzman.Tom is an expert on this subject.
Bir uzman doktorla konuşmalısın.You should talk to a specialist.
Alanında bir uzmansın.You're an expert in the field.
Bak, ben bir uzman değilim.Look, I'm not an expert.
Mary deneysel tasarımlar konusunda uzmanlaşmış bir mimardır.Mary is an architect specialized in experimental designs.
Ona güven. O konuyla ilgili bir uzman.Trust him. He's an expert on the subject.
Tom fizik alanında uzmanlaşıyor.Tom is majoring in physics.
Tom binlerce saatlik uçuş zamanı olan uzman bir pilottur.Tom is an expert pilot with thousands of hours of flying time.
Mary ülkenin Suriye'deki çatışma konusundaki en önde gelen uzmanıdır.Mary is the country's foremost expert on the conflict in Syria.
O yalan söylemede uzmandır.She is an expert at telling lies.
Dan bir psikolojik savaş uzmanıydı.Dan was an expert at psychological warfare.
Bir uzman arabada bulunan kumaşı analiz etti.An expert analyzed the fabric found in the car.
Dan bir ateşli silah uzmanıdır.Dan is a firearms expert.
Dr. Jackson Avustralya'daki en iyi kalp uzmanlarından biridir.Dr. Jackson is one of the best heart specialist in Australia.
Tom gerçek bir uzman.Tom's a real expert.
O gerçek bir uzman.She's a real expert.
Mary gerçek bir uzman.Mary's a real expert.
Onun doktoru ona bir uzman bir doktor göndermek istiyor.Her doctor wants to send her to a specialist.
Sanırım siz bu konularda uzman değilsiniz.I suppose you're not an expert in these matters.
Kız kardeşim gelişim psikolojisi bölümünde uzmanlaşıyor.My sister is majoring in developmental psychology.
O gerçekten kendi alanında bir uzman.He's really an expert in his field.
O, konunun bir uzmanı.He's an expert on the subject.
Sanırım o, dans konusunda bir uzman.I think she is an expert on dance.
Çöller benim uzmanlık alanımdır.Desserts are my specialty.
Uzmanlar da şaşırmıştı.The experts were amazed, too.
Bütün uzmanlar aynı fikirde değil.Not all experts agree.
Tom bir karate uzmanıdır.Tom is a karate expert.
Tom aile içi istismar konusunda uzmandı.Tom was an expert in domestic abuse.
Propagandan çok acemice; ki bunu psikoloji konusunda uzman biri olarak söylüyorum.Your propaganda is so amateur, as I'm an expert in psychology.
Onlar bana senin gerçek bir uzman olduğunu söylediler!They told me you're a real expert!
Onlar bana senin gerçek bir uzman olduğunu söylüyorlar!They tell me you're a real expert!
Mümkün olduğunda uzmanlara danışmalısın.Whenever possible, you should consult experts.
Üniversitede Fransızcada uzmanlaşmaya karar verdim.I decided to major in French in college.
Tom bir bilgisayar uzmanı.Tom is a computer expert.
Tom müzikte uzmanlaşmaya karar verdi.Tom has decided to major in music.
Mary nihai kararı vermek için uzmanların yardımını istedi.Mary sought the help of experts to make a final decision.
Benim uzmanlığım parçacık fiziği.My specialty is particle physics.
Uzmanlar üç olası açıklama teklif etti.Experts have offered three possible explanations.
Ben bir finans uzmanı değilim.I'm not a financial expert.
Jane Goodall şempanzeler konusunda bir primatolog ve bir uzmandır.Jane Goodall is a primatologist and an expert on chimpanzees.
Hukuk terminolojisi uzman olmayanlar için genellikle anlaşılmazdır.Legal terminology is usually incomprehensible to non-specialists.
O bir işitme uzmanı.She's an audiologist.
Tom bir uzman olmadığını söyledi.Tom said he's no expert.
Tom bir para uzmanı.Tom is a numismatist.
Uzmanlardan oluşan bir komite parayı nasıl tahsis edeceğini belirler.A committee of experts determines how to allocate the money.
Hangi alanda uzmansın?In what area are you experts?
Uzmanlık alanınız nedir?What is your area of expertise?
Meteoroloji uzmanı bir fırtınanın geldiğini söylüyor.The weatherman says a storm is coming.
Uzmanlar bunun mümkün olmadığını söylüyor.Experts say that's unlikely.
Tom Fransızcada uzmanlaştı.Tom majored in French.
Tom dövüş sanatları uzmanıdır.Tom is a martial arts expert.
Tom biyoloji konusunda uzmanlaşmayı planlıyor.Tom plans to major in biology.
Mary bir ev evreleme uzmanıdır.Mary is a home staging expert.
Dünyaya senin çok aptal bir uzman olduğunu kanıtlayacağım.I will prove to the world that you are a very stupid expert.
Senin çok aptal bir uzman olduğunu dünyaya ispat edeceğim.I will prove to the world that you are a very stupid expert.
O uzman bir hukukçu.He is an expert lawyer.