Ana içeriğe geç
Sözlük

uzman ile cümle

uzman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bütün oyun türlerinde bir uzmandır.Tom is an expert at all kinds of games.
Biraz uzman tavsiyesine ihtiyacım var.I need some expert advice.
Ben yazılım uzmanıyım.I'm an expert at programming.
Ben psikoloji uzmanı değilim.I'm not an expert of psychology.
Ben senin kadar uzman değilim.I'm not as expert as you are.
Uzmanlık dalın ne, Tom?What's your major, Tom?
O, alanında bir uzmandır.He's an authority in his field.
O, bir uzman tarafından eğitildi.He was trained by an expert.
Fransızca konusunda uzmanlaşacağım.I'm going to major in French.
O, üniversitede edebiyat alanında uzmanlaştı.She majored in literature at the university.
Uzmanlar henüz en iyi kitabı seçmediler.The judges haven't yet picked the best book.
O, fizik alanında uzmanlaşıyor.He is majoring in physics.
Mary bir anatomi uzmanıdır ve insan vücudundaki her kemiği bilir.Mary is an expert in anatomy and knows every bone in the human body.
Zaman iyi bir hekim ama kötü bir güzellik uzmanıdır.Time is a good physician, but a bad cosmetician.
Tom tam bir uzman.Tom is quite an expert.
Uzun düşündükten sonra, Beth makine mühendisliği konusunda uzmanlaşmaya karar verdi.After long consideration, Beth decided to major in mechanical engineering.
O uzman bir öpücü.He's an expert kisser.
Susannah, Amerikan tarihinde bir uzmandır.Susannah is an expert in American history.
Bilgisayar uzmanı sensin.You're the computer expert.
Burada uzman sensin, Tom.You're the expert here, Tom.
Uzman sensin, Tom.You're the expert, Tom.
Sen strateji uzmanısın.You're the strategy expert.
Tom üniversitede Fransızcada uzmanlık eğitimi görmeye karar verdi.Tom decided to major in French in college.
Tom bir form uzmanı.Tom is a fitness expert.
Tom bir güvenlik uzmanıdır.Tom is a security specialist.
Tom hayvan davranışları konusunda bir uzmandır.Tom is an expert on animal behavior.
Tom konuda uzmandır.Tom is an expert on the subject.
Doktorum Boston'da bir uzmanla görüşmemi önerdi.My doctor suggested that I see a specialist in Boston.
O, akıl hastalıkları uzmanını çağırdı.She called the psychiatrist.
Mary sincaplar konusunda dünyanın önde gelen uzmanıdır.Mary is the world’s leading expert on squirrels.
Tom benden daha uzmandır.Tom is more expert than me.
Bana bir uzman olduğun söylendi.I was told you were an expert.
O, sürdürülebilir kalkınma konusunda bir uzmandır.He is an expert in sustainable development.
Satranç oyunu fazla konsantrasyon ve uzmanlık gerektirir.The game of chess requires much concentration and expertise.
Uzmanlara güvenmemiz gerekir.We should trust the experts.
Tom'u bir uzman doktora götürmek zorundayız.We have to get Tom to a specialist.
Tom uzman bir saatçidir.Tom is an expert clockmaker.
Tom uzman bir saatçi.Tom is an expert watchmaker.
Bazı uzmanlara göre, konuşulan dil çok az sayıda yan cümleler kullanır.According to some experts the spoken language uses few subordinate clauses.
Uzman olması gereken biri için çok şey biliyor gibi görünmüyorsun.For someone who's supposed to be an expert, you don't seem to know much.
Çoğu uzman Brezilya'nın Şili'yi yeneceğini tahmin ediyor.Most experts predict that Brazil will win over Chile.
Uzman yarın yağmur yağacağını söyledi.The experts said it would rain tomorrow.
Müzik konusunda uzmanlaşmayı ciddi olarak düşünmelisin.You should seriously consider majoring in music.
Benim uzmanlık alanım karşılaştırmalı dindir.My major is comparative religion.
Elinden her iş gelir ama hiç birinde uzman değil.Jack of all trades, master of none.
Tom bir uzman, değil mi?Tom is an expert, isn't he?
Tom bir uzman değil.Tom isn't an expert.
Tom gerçekten bir uzman değil.Tom isn't really an expert.
Sınıflandırma benim uzmanlığım değil.Classification is not my specialty.
Uzmanlar sonuçlardan memnundu.The experts were satisfied with the results.
Uzman işçiler rağbette.Specialist workers are in demand.
Onda uzmandır.She is an expert at it.
Çocuk bitkiler konusunda uzman gibi görünüyor.The boy seems to be an expert on plants.
Gerçekten Boston bölgesinde daha iyi bir uzman bulamazsınız.You really won't find a better specialist in the Boston area.
Tom, alanında bir uzmandır.Tom is an authority in his field.
Sen uzmansın, bu yüzden sen bana söyle.You're the expert, so you tell me.
Pişirmeye gelince Tom bir uzmandır.Tom is an expert when it comes to cooking.
Tom bıçak fırlatmada bir uzmandır.Tom is an expert at throwing knives.
Tom sapan atmada bir uzmandır.Tom is an expert with a slingshot.
Onları sadece bir uzman ayırt edebilir.Only an expert can tell them apart.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod