Örneğin maaş, toplu iş sözleşmesinde uzlaşılandan daha az olamaz.Lönen kan till exempel inte vara lägre än vad som avtalats med kollektivavtalet.
Örneğin maaş, toplu iş sözleşmesinde uzlaşılandan daha az olamaz.Par exemple, le salaire ne peut être inférieur à ce qui a été convenu dans la convention collective.
Örneğin maaş, toplu iş sözleşmesinde uzlaşılandan daha az olamaz.Например, уровень заработной платы не может быть меньше, чем согласовано в коллективном трудовом соглашении.
Örneğin maaş, toplu iş sözleşmesinde uzlaşılandan daha az olamaz.على سبيل المثال الراتب لا يمكن أن يكون أقل مما أُتفق عليه في عقد شروط العمل.
Öyle ise bu ikilemde uzlaşırmacı olan iki temel gerekli ihtiyaç그래서, 근본적인 두 가지의 욕구들을 조화시켜야 하는 이 딜레마에서,
Öyle ise bu ikilemde uzlaşırmacı olan iki temel gerekli ihtiyaçאז בדילמה הזו של יישוב הסתירות בין שתי מערכות הצרכים היסודיות האלה,
Öyle ise bu ikilemde uzlaşırmacı olan iki temel gerekli ihtiyaçلذلك في هذه المعضلة عن التوفيق بين هاتين المجموعتين من الاحتياجات الأساسية،
Öyle ise bu ikilemde uzlaşırmacı olan iki temel gerekli ihtiyaç融合するというジレンマを踏まえ 性生活が充実しているカップルが 行っていることに何点か気付きました
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor. Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Mas consegues conciliar isso?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Aber kannst du das unter einen Hut bringen?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Ale czy można to wszystko pogodzić?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Ale dokážete to vyřešit?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Dar cum se împacă asta cu teoria ta?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?De hogy tudod ezt elfogadtatni?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?하지만 그것이 조화롭게 진행되는 것이 가능할까요?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Mais pouvez-vous réconcilier cela ?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Ma puoi farlo quadrare?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Môžete sa s tým ale vyrovnať?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Mutta voitko selventää sitä?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Nhưng liệu có thể làm được điều đó?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Pero ¿Puedes conciliar eso?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Αλλά μπορείτε να τη συμφιλιώσετε αυτή;
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Но как совместить его вот с чем: насколько я понял,
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Но можеш ли да помириш двете гледни точки?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?אך האם אתה יכול להבטיח זאת?
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?ولكن هل يمكنك توفيق ذلك؟
Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?あなたの見解だと
üzerinde uzlaşılan iş saatlerine uyma,Cumplir el horario laboral.
üzerinde uzlaşılan iş saatlerine uyma,de respecter les horaires de travail fixés
üzerinde uzlaşılan iş saatlerine uyma,följa de överenskomna arbetstiderna
üzerinde uzlaşılan iş saatlerine uyma,noudattaa sovittuja työaikoja
üzerinde uzlaşılan iş saatlerine uyma,соблюдать установленное время работы
üzerinde uzlaşılan iş saatlerine uyma,إحترام أوقات العمل المتفق عليها
üzerinde uzlaşılan iş saatlerine uyma,遵守上级做出的规定; 与用人单位一起抵制不当竞争;
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.C'est une contribution politique et réellement émancipatrice pour la paix et la réconciliation.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.Dan ini benar-benar sumbangan politik dan emansipasi bagi perdamaian dan rekonsiliasi.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.Đây thực sự là một đóng góp chính trị mang tính giải phóng cho hòa bình và hòa giải.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.Dit is een echt emancipatorische en politieke bijdrage aan vrede en verzoening.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.E isto é realmente uma contribuição política e de emancipação para a paz e reconciliação.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.Je to opravdu osvobozující a politický příspěvek k míru a usmíření.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.이것이야 말로 진정한 해방이며, 평화를 위한 정치적 기부이고 화해입니다.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.Og dette er et virkeligt emancipatorisk og politisk bidrag til fred og forsoning.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.Questo è un contributo emancipante e politico alla pace e alla riconciliazione.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.Şi asta e contribuţia politică şi într-adevăr emancipatoare către pace şi reconciliere.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.To prawdziwe wyzwolenie i polityczne wsparcie dla pokoju i pojednania.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.Und dies ist wirklich ein emanzipatorischer und politischer Beitrag zu Frieden und Versöhnung.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.Y esto es una contribución realmente emancipadora y política a la paz y a la reconciliación.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.И това е наистина освобождаващ и политически принос към мира и помирението.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.Это освободительный и политический вклад в мир и согласие.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.וזוהי תרומה מאוד משחררת ופוליטית לשלום ולהתפייסות.
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.وهذا العمل هو فعلا مقاربة سياسية تحررية لجلب السلام والاستقرار لذلك البلد
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.解放的で政治的な貢献です そしてまた
yurtdışına götürülen çocuk uzlaşılan zamanda Finlandiya’ya geri getirilmezse, çocuk kaçırma söz konusudur.El menor al que se ha llevado al extranjero no es devuelto a Finlandia en el momento acordado.
yurtdışına götürülen çocuk uzlaşılan zamanda Finlandiya’ya geri getirilmezse, çocuk kaçırma söz konusudur.ett barn som förts utomlands inte har lämnats tillbaka till Finland vid avtalad tidpunkt.
yurtdışına götürülen çocuk uzlaşılan zamanda Finlandiya’ya geri getirilmezse, çocuk kaçırma söz konusudur.lasta, joka on viety ulkomaille, ei ole palautettu Suomeen silloin kun on sovittu.
yurtdışına götürülen çocuk uzlaşılan zamanda Finlandiya’ya geri getirilmezse, çocuk kaçırma söz konusudur.un enfant emmené à l'étranger n'est pas ramené en Finlande comme le prévoyait l’accord
yurtdışına götürülen çocuk uzlaşılan zamanda Finlandiya’ya geri getirilmezse, çocuk kaçırma söz konusudur.ребёнок, вывезенный за границу, не возвращён в Финляндию в оговорённый срок.
yurtdışına götürülen çocuk uzlaşılan zamanda Finlandiya’ya geri getirilmezse, çocuk kaçırma söz konusudur.الطفل الذي نقل إلى الخارج لم تتم إعادته إلى فنلندا في الوقت المتفق عليه.
yurtdışına götürülen çocuk uzlaşılan zamanda Finlandiya’ya geri getirilmezse, çocuk kaçırma söz konusudur.被带出境的儿童没有在事先约定的时间返回芬兰。