uzaylı ile cümle
uzaylı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İlkel uzaylı'dan hiç haber alamayacaksınız.אין סיכוי שתשמעו מניאנדרטלים חייזריים.
İlkel uzaylı'dan hiç haber alamayacaksınız.لن نسمع عن مخلوقات فضائية بدائية
İyon motoru olan, uzaylıların kullandığı bir uzay aracının peşindediler ve Spock şöyle der:Dom snubblade över ett främmande skepp som hade en jonmotor, och Spock sa:
İyon motoru olan, uzaylıların kullandığı bir uzay aracının peşindediler ve Spock şöyle der:팬이 계신지 모르겠는데, 주인공들이 아이온 드라이브를 장착한 외계인 우주선을 만나게 되고, [*스타트랙 등장인물] 스팍이 말하길
İyon motoru olan, uzaylıların kullandığı bir uzay aracının peşindediler ve Spock şöyle der:אם ישנם כאן מעריצים של "מסע בין כוכבים" המקורית,
İyon motoru olan, uzaylıların kullandığı bir uzay aracının peşindediler ve Spock şöyle der:لقد مروا بسفينة فضائية تمتلك محركاً أيونياً، فقال سبوك:
İyon motoru olan, uzaylıların kullandığı bir uzay aracının peşindediler ve Spock şöyle der:スポックが言います 「彼らは技術的にとても優れている
İyon motoru olan, uzaylıların kullandığı bir uzay aracının peşindediler ve Spock şöyle der:佢地揸住一部有離子推動器嘅外星飛船 而且斯波克話
"küçük yeşil adamlar." Sonra kız arkadaşı da katıldı. "Uzaylılar diye bir şey yoktur." dedi kadın.E a namorada juntou-se a ele. " Isso dos homens espaciais é uma treta", disse ela.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.3本脚ロボットとして描かれています でも私のロボット STriDERはこんな風には動きません
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.A fantázia leírása szerint ezek az idegen teremtmények háromlábú robotok, melyek megtámadják a Földet.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.En la ficción se describe a estas criaturas alienígenas como robots de tres patas que aterrorizan a la Tierra.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.Hier worden die buitenaardse wezens beschreven als robots met drie poten die de aarde terroriseren.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.In der Fiktion werden diese Außerirdischen als dreifüßige Roboter, welche die Erde terrorisieren beschrieben.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.În ficţiune descrie aceste creaturi extraterestre sunt roboţi care au trei picioare şi terorizează Pământul.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.소설에서는 다리 세개 달린 외계 로봇이 지구를 공격하는 것으로 나오죠.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.Nella storia descrivono queste creature aliene come robot con tre gambe che terrorizzano la Terra.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.Trong giả tưởng, họ miêu tả các sinh vật ngoài trái đất là các con robot 3 chân đến khủng bố trái đất.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.V beletrii opisujú tieto mimozemské tvory ako roboty s troma nohami, ktoré terorizujú Zem.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.V této fikci popisují mimozemská stvoření, roboty mající tři nohy, kteří terorizují Zemi.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.W literaturze opisywane są jako obce istoty, roboty mające trzy nogi, terroryzujące ziemię.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.В художествената литература описват извънземните трикраки роботи, които тероризират Земята.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.בספרות מתוארים היצורים הזרים הללו כרובוטים בעלי שלוש רגליים שמשליטים טרור בכדור הארץ.
Kurguda bu uzaylı yaratıkları, dünyayı tehdit eden üç ayaklı robotlar olarak tanımlıyorlar.في هذا الخيال العلمي تم تصوير المخلوقات الفضائية على أنها رجال آلية تملك ثلاثة أرجل تريد إحتلال الأرض
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.Eu amava-a, e lá foi ela por aquela terra estranha e desconhecida.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.Ich liebte sie, und dann ging sie hinaus, in dieses seltsame, fremde Land.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.Ik hield van haar, en toen vertrok ze dat vreemde onbekende land in.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.Jag älskade henne, och sedan gick hon ut i det där märkliga, främmande landet.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.Je l'aimais, et là, elle partit vers ces terres étrangères, bizarres.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.저는 그녀를 사랑했고, 그녀는 떠났습니다. 이상한 외계의 나라로요.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.Kochałem ją, a ona wyruszyła w nieznane. Kochałem ją, a ona wyruszyła w nieznane.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.La amavo, e si allontanò verso quella terra strana e aliena.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.La amé, y luego se fue hacia esa extraña y exótica tierra.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.Objal jsem ji a pak odešla do neznámé, cizí země.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.O iubeam, iar ea a plecat afară într-un tărâm ciudat, străin.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.Szerettem őt és aztán elment abba a furcsa, idegen vidékbe.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.Tôi yêu cô gái ấy, và khi cô bỏ đi đến miền đất xa lạ, ngoài hành tinh kia.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.Την αγαπούσα και τότε βγήκε σε εκείνη την άγνωστη ξένη χώρα.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.Аз я обичах, и тогава тя излезе в тази странна, чужда земя.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.Я любил её, когда она отправилась в это странное чужое место.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.אהבתי אותה, ואז היא יצאה אל אותה ארץ זרה ומוזרה.
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.أحبتتها , ثم ذهبت لأرض غريبة بعيدة
Ona aşıktım, ve sonra o, bu ilgin. uzaylı topraklarına gitti.奇妙な見知らぬ土地に出かけたのです わたしが正気を取り戻すまで少し時間がかかりました
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.De ligner næsten alienfødder.
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.Hanno un aspetto quasi alieno.
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.Ils ont l'air presque extra-terrestres.
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.마치 외계인처럼 보이네요. 도마뱀이 벽에 잘 붙는 비결은
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.Sie sehen fast wie von Außerirdischen aus.
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.Son... casi parece un alien.
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.Sunt -- aproape arată extraterestru.
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.Wyglądają niemal kosmicznie.
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.Ze lijken bijna buitenaards.
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.Они ... почти как инопланетянские.
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.Те са... изглеждат почти извънземни.
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.הן נראות כמעט חייזריות. והסוד, שמאפשר להן להדבק לקיר,
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.إنها -- تبدو غريبة تقريباً. والسر الذي يبقون عليه،
Onlar -- neredeyse uzaylı gibi.毛むくじゃらな足の指です
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.그녀의 휴대전화로 전화할 수도 없었습니다. 왜냐하면 1991년이니까, 외계인들이 아직 그 기술을 주지 않았을 때입니다.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.Jag kunde inte ringa hennes mobil, för detta var 1991 och rymdvarelserna hade inte gett oss den teknologin än.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.Nie mogłem zadzwonić na komórkę, bo był rok 1991, a kosmici jeszcze nie dali nam tej technologii.
İlgili Sayfalar