uzayın ile cümle
uzayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Burada +, ya alanda ya da vektör uzayında toplama işlemidir.Prebieha v ňom expanzia alebo kontrakcia vesmíru.
Diğeri de ilk defa olarak, uzun kızılötesi dalga boylarında uzayın haritasını çıkardı.Na palube letel po prvý raz astronaut čiernej farby pleti.
Eğer omega birden büyük ise, uzayın geometrik şekli bir kürenin yüzeyi gibi kapalıdır.Ak je Ω > 1, tak potom je geometria vesmíru uzatvorená, podobne ako povrch gule.
Öklid uzayında yalnızca uzaysal boyutlar varken Minkowski uzayında ayrıca bir zamansal boyut da bulunur.Evklidski prostor ima le prostorske razsežnosti, prostor Minkowskega pa ima še eno časovno razsežnost.
Olay ise bu örnek uzayın tek elemanlı tüm altkümeleridir.To je edini še cel primerek tega letala.
Seviye 3'te başka bir sonsuz boyutlu kuantum Hilbert uzayında yaşıyorlar.III lygio visatoje ji gyvena kitoje kvantinėje atšakoje begalinmatėje Hilberto erdvėje.
Uzay araştırmaları, uzay teknolojisi kullanılarak uzayın keşfi ve incelenmesidir.Kosmoso tyrinėjimai – kosminės erdvės atradimai bei tyrimai naudojant įvairias kosmoso tyrimų technologijas.
Aynı şekilde, faz uzayındaki bir noktanın sistemin mikro durumu olduğu söylenir.Be kita ko, šia raide yra žymimas SI sistemos priešdėlis mikro-.
Hızlanan genişleme: Uzayın metrik genişlemesi hızlanıyor gibi görünmektedir.Kiirenev paisumine: ruumi meetriline paisumine tundub kiirenevat.
Bir Hausdorff uzayın her bir altuzayı da Hausdorff'tur.Topoloogilist ruumi, milles kehtib Hausdorffi aksioom, nimetatakse Hausdorffi ruumiks.
20 yıl , 30 yıl önce sadece büyük astronomlar çok büyük teleskoplarla uzayın derinliklerini görebilirlerdi.20, 30년 전에는 오로지 대형 망원경을 가진 전문 천문가 만이 우주 먼 곳을 볼 수 있었습니다.
20 yıl , 30 yıl önce sadece büyük astronomlar çok büyük teleskoplarla uzayın derinliklerini görebilirlerdi.20 o 30 anni fa solo i grandi astronomi professionisti potevano scrutare lo spazio con grandi telescopi.
20 yıl , 30 yıl önce sadece büyük astronomlar çok büyük teleskoplarla uzayın derinliklerini görebilirlerdi.Před 20 - 30 lety mohli pouze profesionální astronomové s velkými teleskopy vidět daleko do vesmíru.
20 yıl , 30 yıl önce sadece büyük astronomlar çok büyük teleskoplarla uzayın derinliklerini görebilirlerdi.Преди 20-30 години само големите професионални астрономи гледаха към космоса с огромните си телескопи.
20 yıl , 30 yıl önce sadece büyük astronomlar çok büyük teleskoplarla uzayın derinliklerini görebilirlerdi.לפני 20 שנה, לפני 30 שנה, רק אסטרונומים גדולים ומקצוענים עם טלסקופים גדולים יכולים היו לראות הרחק אל תוך החלל.
20 yıl , 30 yıl önce sadece büyük astronomlar çok büyük teleskoplarla uzayın derinliklerini görebilirlerdi.منذ 20 سنة أو 30 سنة فقط علماء الفلك المحترفون و باستخدام التليسكوبات الكبيرة يمكنهم رؤية الفضاء البعيد
20 yıl , 30 yıl önce sadece büyük astronomlar çok büyük teleskoplarla uzayın derinliklerini görebilirlerdi.専門的な天文学者しか 大きな望遠鏡で宇宙を見れなかった 英国北部のジョドレルバンク望遠鏡は
A'daki aynı sütunların sütun uzayının doğurayını oluşturduğunu söylemiştik. -그 방법에 대해 여러분은 "봐요, 상응하는 열이 A에 있으니까 첫번째, 두번째 그리고 네번째가
A'daki aynı sütunların sütun uzayının doğurayını oluşturduğunu söylemiştik. -ثم ان الطريقة هي، انظر، ان الاعمدة المتماثلة في A --اذاً الاول، الثاني، و
Adamım. Uzayın ortasında o silahın işi ne?Minek magának pisztoly az űrben?
Adamım. Uzayın ortasında o silahın işi ne?Omule, ce faci cu o armă în spaţiu?
Adamım. Uzayın ortasında o silahın işi ne? ŞİFRE GEREKLİCha ơi, lên không gian mang súng theo chi vậy?
Adamım. Uzayın ortasında o silahın işi ne? ŞİFRE GEREKLİCo děláš s pistolí ve vesmíru?
Adamım. Uzayın ortasında o silahın işi ne? ŞİFRE GEREKLİCosa ci fai con una pistola nello spazio?
Adamım. Uzayın ortasında o silahın işi ne? ŞİFRE GEREKLİHar du pistol med i rummet?
Adamım. Uzayın ortasında o silahın işi ne? ŞİFRE GEREKLİTu fais quoi avec un flingue dans l'espace ?
Adamım. Uzayın ortasında o silahın işi ne? ŞİFRE GEREKLİЗащо ти е пистолет в космоса?
Adamım. Uzayın ortasında o silahın işi ne? ŞİFRE GEREKLİماذا تفعل بمسدس فى الفضاء؟
Adamım. Uzayın ortasında o silahın işi ne?איזה יופי של .תצפית על כדור הארץ
Algoritma için verdiğimiz tanım durum uzayındaki yollar hakkındaydı.Die Beschreibung unseres Algorithmus hat sich mit Pfaden im Zustandsraum beschäftigt.
Algoritma için verdiğimiz tanım durum uzayındaki yollar hakkındaydı.La nostra descrizione dell'algoritmo ha parlato di percorsi nello spazio degli stati.
Algoritma için verdiğimiz tanım durum uzayındaki yollar hakkındaydı.Náš popis algoritmu hovořil o cestách ve stavovém prostoru.
Algoritma için verdiğimiz tanım durum uzayındaki yollar hakkındaydı.Náš popis algoritmu hovoril o cestách v stavovom priestore.
Algoritma için verdiğimiz tanım durum uzayındaki yollar hakkındaydı.Nasz opis algorytmu mówił o ścieżkach w przestrzeni stanów.
Algoritma için verdiğimiz tanım durum uzayındaki yollar hakkındaydı.Notre description de l'algorithme a parlé à propos de chemins dans un espace d'état
Algoritma için verdiğimiz tanım durum uzayındaki yollar hakkındaydı.Vår beskrivning av algoritmen har talat om stigar i tillståndsrymden.
Algoritma için verdiğimiz tanım durum uzayındaki yollar hakkındaydı.Vores beskrivelse af algoritmen har omtalt stier i tilstandsrummet.
Algoritma için verdiğimiz tanım durum uzayındaki yollar hakkındaydı.В нашем описании алгоритма говорилось о путях в пространстве состояний.
Algoritma için verdiğimiz tanım durum uzayındaki yollar hakkındaydı.התיאור שלנו לבעיה דיבר על מסלולים במרחב מצבים.
Algoritma için verdiğimiz tanım durum uzayındaki yollar hakkındaydı.次にコンピュータアルゴリズムの 実装方法についてお話しします
Ama, burada, iki boyutlu Öklid uzayındayız. -A tutaj mamy do czynienia z dwuwymiarową przestrzenią Euklidesa.
Ama, burada, iki boyutlu Öklid uzayındayız. -Y aqui estamos operando con Un espacio duo-dimensional Euclideano.
Ama, burada, iki boyutlu Öklid uzayındayız. -وهنا نحن نتعامل مع فضاءان اقليديان بعديان
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Ale ak sa v ňom hmota nachádza, napríklad naše Slnko, spôsobí, že sa štruktúra vesmíru pokriví, ohne sa.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Ale jeśli wprowadzimy materię, na przykład Słońce, przestrzeń zakrzywia się.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Dar dacă există materie în acel mediu, cum e Soarele, aceasta duce la curbarea, deformarea spaţiului.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.하지만 태양과 같은 사물이 그 위에 놓여지면 그 공간은 뒤틀리고 휘어져 버립니다.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Mas se houver matéria no ambiente, tal como o Sol, isso obriga o tecido do espaço a deformar-se, a curvar.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Men hvis der er stof i nærheden, som Solen, får det rummets struktur til at forvrides, til at kurve.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Nhưng nếu có vật chất trong môi trường, ví dụ như Mặt trời, nó khiến các sợi không gian oằn xuống và uốn cong.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Pokud v něm ale nějaká hmota je, jako například Slunce, způsobí to, že se prostor zakřiví a prohne.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Εάν όμως υπάρχει παρούσα μάζα, όπως ο Ήλιος, αναγκάζει την υφή του διαστήματος να στρεβλωθεί, να καμπυλωθεί.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.אבל אם קיים חומר בסביבה, כמו השמש, זה גורם לאריג החלל להתפתל, להתעקל.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.و لكن في وجود جسم مادي في المحيط، كالشمس، فإنها تسبب إنحناء و تقوسا في الفراغ .
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.空間の基礎構造が歪み、曲がってしまうのです そしてそれが重力の力を伝えるのです
Ama gezegenleri geçtiklerinde... ...açık uzayın soğuk karanlığında... ...milyar yıl kalabilirler.하지만 행성을 한번 지나게 되면 춥고 진공인 별들의 공간에서 10억년을 위해 그들은 견디어 낼것입니다.
Ama gezegenleri geçtiklerinde... ...açık uzayın soğuk karanlığında... ...milyar yıl kalabilirler.Mais quand ils en sortiront, ils erreront à jamais... dans le vide glacé de l'espace interstellaire.
- Aman Tanrım. Bu uzay! Elbette, henüz uzayın başlangıcındayız..יוסטון, מתכוננים להעברת דלק
Ama o uzayın genişliğine kafa yorabilir.Aber er kann über die Weite des interstellaren Raumes nachdenken.
Ama o uzayın genişliğine kafa yorabilir.Dar aceasta bucata de carne poate contempla imensitatea spatiului interstelar.
İlgili Sayfalar