uzayı ile cümle
uzayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Titta på soffbordet -- det växer i höjd och bredd till att räcka till 10.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Vean la mesita baja, crece en altura y tamaño para acomodar a 10.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Κοιτάξτε αυτό το τραπέζι -- μεγαλώνει και σε ύψος και σε πλάτος για να καθήσουν δέκα άτομα.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Вижте масичката за кафе -- тя нараства на височина и ширина за да побере 10 души.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Подивіться на кавовий столик - вона росте у висоту й ширину щоб розмістити десятьох.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Посмотрите на кофейный столик: он увеличивается в высоту и ширину, чтобы разместить 10 человек.
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?Ceea ce încerc să spun este că puteţi depăşi limitele spaţiului print-un apel telefonic, nu?
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?Ezzel azt szeretném mondani, hogy egy hívás átlépi a térbeli korlátokat.
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?Ik bedoel: je kunt ruimte ontstijgen door een simpel telefoongesprek te voeren.
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?I mam tutaj na myśli to, że możesz pokonać przestrzeń zwyczajnie poprzez rozmowę telefoniczną z drugą osobą.
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?아시다시피, 제가 말씀 드리려는 것은 간단히 전화를 거는 것만으로도 공간의 제약을 극복한다는 것입니다.
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?Med detta menar jag att du kan överskrida rum genom att ringa ett enkelt samtal.
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?Quero dizer com isto que podem transcender o espaço ao fazer uma simples chamada.
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?Und ich meine hiermit, Sie können Entfernungen überschreiten, in dem Sie einfach einen Anruf machen.
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?Voglio dire si può andare oltre lo spazio solo facendo una chiamata, giusto?
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?Y lo que quiero decir con esto es que pueden sobrepasar el espacio simplemente haciendo una llamada.
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?Знаете, что я имею ввиду, вы можете преодолеть пространство, просто позвонив куда-то, так ведь?
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?ומה שאני מתכוון אליו בזה, אתם יודעים, אתם יכולים להתעלות על החלל על ידי שיחת טלפון, נכון?
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?وأعني بذلك أنها تمكنك من اختصار المكان من خلال مكالمة صوتية، أليس كذلك؟
Burada söylemek istediğim, uzayı basit bir sesli görüşme yaparak aşabilirsiniz değil mi ?電話をすることで距離を越えられる また 好きなときにメールを送ったり
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.저희가 하려는 것은 사진을 불러와서 3차원 모델 공간으로 투사하는 것입니다.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.Aquí estamos intentando tomar la imagen y proyectarla en un modelo espacial 3D.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.Deci aici încercăm să aducem imaginea şi o proiectăm în spaţiul modelului 3D.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.Hier proberen we de afbeeldingen een plaats te geven in de 3D-ruimte.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.Ici, nous essayons d'importer l'image et de la projeter dans l'espace du modèle 3D.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.Itt most megkíséreljük a képet rávetíteni a 3D-s modelltérre.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.Stiamo cercando di prendere l'immagine e proiettarla in un modello spaziale 3D.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.Tak więc, próbujemy rzutować obraz w przestrzeń trójwymiarowego modelu.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.Wir versuchen die Bilder und das Projekt in ein 3-D-Modell zu bringen.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.Προσπαθούμε να φέρουμε την εικόνα και να την απεικονίσουμε σε διάστημα 3-D μοντέλων.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.Ми прагнемо вкласти образ всередину проекції на простір трьохвимірної моделі.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.Мы стремимся вложить образ внутрь проекции на пространство трёхмерной модели.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.Онова, което се опитваме да направим, е да сложим снимката и проекта в пространството на триизмерен модел.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.אז כאן מה שאנחנו מנסים לעשות זה להביא את התמונה והפרוייקט למרחב המודל התלת מימדי.
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.فما نحاول فعله هنا هو أخذ الصور وبثها في النموذج ثلاثي الأبعاد
Burada yaptığımız şey, resmi alıp 3 boyutlu model uzayı içine getirmektir.全ての解像度をご覧いただけます ここからゆっくり画像を拡大していきます
Bu, sütun uzayının tanımının sonucudur. -ان هذا اتى من تعريف مساحة العامود
Bu uzay! Elbette, henüz uzayın başlangıcındayız.Dĩ nhiên, chỉ mới là phần đầu của không gian!
Bu uzay! Elbette, henüz uzayın başlangıcındayız.Illetve még csak most fogunk belépni az űrbe.
Bu uzay! Elbette, henüz uzayın başlangıcındayız.Przynajmniej jego początek.
Bu uzay! Elbette, henüz uzayın başlangıcındayız.Едва в началото му сме.
Bu uzay! Elbette, henüz uzayın başlangıcındayız.Едва в началото му сме.
Bu uzay! Elbette, henüz uzayın başlangıcındayız.هذا هو الفضاء نحن فقط فى بداية الفضاء
Bu uzayı nasıl görselleyebiliriz?¿Es un conjunto independiente lineal de vectores?
Bu vektörlerin sütun uzayını gerdiği zaten belli.Pero para ser una base, los vectores también tiene que ser
Bu vektörlerin sütun uzayını gerdiği zaten belli.Żeby było jasno - te wektory rozpinają nasz przestrzeń kolumn.
Bu vektörlerin sütun uzayını gerdiği zaten belli.كما هو واضح فإن امتداد هذه المتجهات يشكل مساحة العامود
Büyük Patlama'dan sonra uzayın çok çabuk genişlediğidir.Agora, Stephen Hawking também referiu que, depois do Big Bang, o espaço se expandiu a um ritmo enorme.
Büyük Patlama'dan sonra uzayın çok çabuk genişlediğidir.빅뱅 이후에 우주가 매우 빠른 비율로 팽창했다는 겁니다.
Büyük Patlama'dan sonra uzayın çok çabuk genişlediğidir.là sau vụ nổ Big Bang, không gian giãn nở với tốc độ rất nhanh.
Büyük Patlama'dan sonra uzayın çok çabuk genişlediğidir.Космосът е започнал да се разширява със страхотна скорост.
Büyük Patlama'dan sonra uzayın çok çabuk genişlediğidir.אחרי המפץ הגדול, החלל התרחב בקצב מאוד גבוה.
Büyük Patlama'dan sonra uzayın çok çabuk genişlediğidir.أنه بعد الإنفجار العظيم ، تمدد الفضاء بمعدل عالي جدا.
Büyük Patlama'dan sonra uzayın çok çabuk genişlediğidir.しかし 引力をもつ物質が宇宙に
Çözerken, kuyruk gibi uzayıp giden işlemler oluyor. -Ahogy haladsz vele, itt lesz egy ilyen rész, ami jó hosszú lesz, ahogy a megoldáson dolgozol.
Çözerken, kuyruk gibi uzayıp giden işlemler oluyor. -Ako pokračujete v riešení, máte tu kus tejto veci, tento dlhý chvost ktorý vznikne pri riešení.
Çözerken, kuyruk gibi uzayıp giden işlemler oluyor. -Als je verder gaat, krijg je zoiets die lange staart die zichzelf intwikkelt
Çözerken, kuyruk gibi uzayıp giden işlemler oluyor. -A medida que avanzas, vas entendiendo esa larga cola que se desarrolla en el problema.
Çözerken, kuyruk gibi uzayıp giden işlemler oluyor. -Jak się tym zajmujesz to masz z tym doczynienia ten długi ogon który rozwija się na tym problemie.
Çözerken, kuyruk gibi uzayıp giden işlemler oluyor. -Když postupujeme výpočtem, dostaneme takový dlouhý "ocas", který se postupně vyvíjí.
İlgili Sayfalar