uzayı ile cümle
uzayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu miktarla, uzayın ancak yüzde üçünü izleyebiliyoruz.Ne permite să urmărim trei la sută din cer,
Bu miktarla, uzayın ancak yüzde üçünü izleyebiliyoruz. Ve bağışlayın efendim, ama uzay çok büyük.S tem opazujemo 3% neba.
Bu miktarla, uzayın ancak yüzde üçünü izleyebiliyoruz.Небето е адски голямо.
Bu miktarla, uzayın ancak yüzde üçünü izleyebiliyoruz.هذا يسمح لنا بتعقب حوالى 3% من السماء
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.C'est appelé une recherche sur arbre parce que ça demande un arbre de recherche sur l'espace des états.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Den kaldes for 'træ søgning' fordi den påfører et søge-træ oven på tilstandsrummet.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Nazýva sa vyhľadávací strom, pretože implementuje vyhľadávací strom nad stavovým priestorom.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Nazywa się Tree Search (drzewo poszukiwań) bo nakłada drzewo poszukiwań na przestrzeń stanów.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Říká se jí vyhledávání ve stromu, protože stavový prostor je překrytý hledacím stromem.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Si chiama Albero di Ricerca perchè sovrappone un albero allo spazio degli stati
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Sie heißt Baumsuche, weil der Zustandsraum von einem Suchbaum überlagert wird.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.この仕組みは木探索と呼ばれます この探索方法ではまず
Buna göre, a 1, a 2 ve a 4 sütun uzayının doğurayı olur. -a1, a2, و a4 يشكلون قاعدة مساحة العامود A
Buna göre, b 2 A'nın sütun uzayının bir elemanıdır. -وهذا يبين ان b2 بلا شك عبارة عن عنصر من مساحة العامود A
Buna göre, s a da A'nın sütun uzayının elemanıdır. -اذاً Sa يكون عنصراً من مساحة العامود a
Buna göre, şunun germesi de A'nın sütun uzayı. -المتجهات a1, a2, و a4
Bunu A'nın sütun uzayının doğurayı olarak buldum. -Así que esto es x1.
Bunu A'nın sütun uzayının doğurayı olarak buldum. -انظر الى المتغيرات التي تتشارك
Bunu daha iyi anlatacağım, ama öncelikle sütun uzayının doğurayının nasıl bulunduğunu anlamanızı istedim. -وسأقوم بعمل تويح افضل لهذا، لكني اريدكم ان تفهموا كيفية تكوين
Bunu durum uzayına yeni bağlantılar eklemek olarak görebilirsiniz.אפשר לראות את זה כהוספת קישורים חדשים במרחב המצבים,
Bunu durum uzayına yeni bağlantılar eklemek olarak görebilirsiniz.特定のリンクだけがある状態空間に 緩和問題を生成することは
Bunun adı, a ve b vektörlerinin gerdiği vektör uzayıdır. -A to właśnie nazywa się przestrzenią wektorową rozpiętą przez wektory a i b.
Bunun adı, a ve b vektörlerinin gerdiği vektör uzayıdır. -Y es se llama el espacio de vector Ocupado por los vectores a y b.
Bunun adı, a ve b vektörlerinin gerdiği vektör uzayıdır. -وهذا في الواقع يسمى بالفضاء المتجهي والذي يمتد بفعل المتجهات a و b
Bunun A'nın sütun uzayının doğurayı olup olmadığı belli değil. -Y yo dije, bien no está claro si esto es válido base para el espacio de la columna a. ¿Y lo que es una base?
Bunun gerçekten keyfli bir hikaye olduğunu düşünmüştüm. (Gülüşme). Bu böylece uzayıp gidecek.Et j'ai pensé que ce serait une histoire vraiment réjouissante, (rires) ça va vraiment aller loin.
Bunun germesi, şunun germesine eşit. Bunun germesi, A'nın sütun uzayı.مولد هذا يكافئ مولد هذا، مولد
Bu, onun, olasılığı hesaplayarak, şu anki adıyla olasılık uzayını bulmasını sağladı. .Asta i-a permis sa calculeze probabilitatea prin dezvoltarea a ceea ce numim acum
Bu, onun, olasılığı hesaplayarak, şu anki adıyla olasılık uzayını bulmasını sağladı. .Esto le permitió calcular la probabilidad desarrollando lo que ahora se llama un 'espacio de probabilidad'.
Bu, onun, olasılığı hesaplayarak, şu anki adıyla olasılık uzayını bulmasını sağladı. .Isso permitiu-lhe calcular a probabilidade desenvolvendo o que hoje se chama espaço probabilístico.
Bu, onun, olasılığı hesaplayarak, şu anki adıyla olasılık uzayını bulmasını sağladı. .Questo gli permise di calcolare le probabilità sviluppando quello che oggi
Bu, onun, olasılığı hesaplayarak, şu anki adıyla olasılık uzayını bulmasını sağladı. .Toto mu dovolilo vypočítat pravděpodobnost tím, že vytvořil takzvaný pravděpodobnostní prostor.
Bu, onun, olasılığı hesaplayarak, şu anki adıyla olasılık uzayını bulmasını sağladı. .Toto mu dovolilo vyrátať pravdepodobnosť tým, že vytvoril takzvaný pravdepodobnostný priestor.
Bu, onun, olasılığı hesaplayarak, şu anki adıyla olasılık uzayını bulmasını sağladı. .Αυτό του επέτρεψε να υπολογίσει την πιθανότητα αναπτύσσοντας αυτό που αποκαλούμε χώρο πιθανοτήτων.
Bu, onun, olasılığı hesaplayarak, şu anki adıyla olasılık uzayını bulmasını sağladı. .Каждый исход, вне зависимости от количества бросков, имеет одну и ту же вероятность.
Bu, onun, olasılığı hesaplayarak, şu anki adıyla olasılık uzayını bulmasını sağladı. .תכונה זו אפשרה לו לחשב הסתברויות על ידי פיתוח של מה שקרוי היום "מרחב הסתברות".
Bu, onun, olasılığı hesaplayarak, şu anki adıyla olasılık uzayını bulmasını sağladı. .وهو ما سمح للقيام بحساب الاحتمالات وهو ما يعرف الآن باسم " احتمالية الفراغ "
Bu, onun, olasılığı hesaplayarak, şu anki adıyla olasılık uzayını bulmasını sağladı. .確率を算出することが可能です。 それにはまず標本空間と呼ばれる、起こりうるすべての
Burada, çok geniş veya sonsuz büyüklükte bir ikili ağaca karşılık gelen bir durum uzayı gösteriliyor.Aici am ilustrat un spatiu al starilor ce consta dintr-un arbore binar foarte mare, poate chiar infinit.
Burada, çok geniş veya sonsuz büyüklükte bir ikili ağaca karşılık gelen bir durum uzayı gösteriliyor.Her har jeg illustreret et tilstandsrum bestående af et meget stort, eller endda uendelig stort binært træ.
Burada, çok geniş veya sonsuz büyüklükte bir ikili ağaca karşılık gelen bir durum uzayı gösteriliyor.Hier zeige ich einen Zustandsraum bestehend aus einem großen, oder sogar unendlichen binären Baum.
Burada, çok geniş veya sonsuz büyüklükte bir ikili ağaca karşılık gelen bir durum uzayı gösteriliyor.Ici j'ai illustré un espace d'état consistant en un très large ou même infini arbre binaire.
Burada, çok geniş veya sonsuz büyüklükte bir ikili ağaca karşılık gelen bir durum uzayı gösteriliyor.Tu som znázornil stavový priestor pozostávajúci z veľmi veľkého, prípadne nekonečného binárneho stromu.
Burada, çok geniş veya sonsuz büyüklükte bir ikili ağaca karşılık gelen bir durum uzayı gösteriliyor.הנה איירתי מרחבי מצבים שמורכבים מעץ בינארי מאוד גדול או אפילו אין סופי.
Burada, çok geniş veya sonsuz büyüklükte bir ikili ağaca karşılık gelen bir durum uzayı gösteriliyor.とても大きいかもしくは 無限に続く二分木で構成されています レベル1、2、3、nと進むにつれ 木はより大きくなります
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Date un'occhiata a quel tavolinetto -- si può allungare ed allargare e diventa un tavolo per 10.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Hãy nhìn cái bàn uống nước - nó tăng về chiều cao và bề rộng để thành cái ghế cho 10 người.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Katso kahvipöytää - se kasvaa korkeutta ja leveyttä jotta siihen mahtuu kymmenen istumaan.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Kijk naar de koffietafel: ze neemt in hoogte en breedte toe om aan 10 mensen plaats te bieden.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Lihatlah meja kopi ini -- yang bisa meninggi dan melebar untuk memuat 10 orang.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Nézzük a dohányzóasztalt -- szélesebbé és magasabbá válik, így tízen ülhetnek köré.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Olhem para esta mesa de café -- é extensível em altura e largura a uma mesa para 10 pessoas.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Podívejte se na ten konferenční stolek - rozroste se do výšky a do šířky pro 10 lidí.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Poglejte salonsko mizico, zraste v višino in širino s prostorom za deset ljudi.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Pozrite sa na ten stolík - roztiahne sa do výšky a šírky tak, že si k nemu sadne 10 ľudí.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Priviți măsuța de cafea -- crește în înălțime și în lățime suficient pentru zece persoane.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Regarder la table basse -- elle s'allonge en hauteur et largeur pour recevoir 10 personnes.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Sehen Sie sich den Couchtisch an - er wächst in die Höhe und in die Breite und 10 Personen finden Platz.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Se på kaffebordet -- det vokser i højde og bredde for at have 10 pladser.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Spójrzcie na ten niski stolik: rośnie do góry i wszerz, żeby pomieścić 10 osób.
İlgili Sayfalar