‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.ولا يحلقون رؤوسهم ولا يربّون خصلا بل يجزّون شعر رؤوسهم جزّا.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.不 可 剃 頭 、 也 不 可 容 髮 綹 長 長 、 只 可 剪 髮
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.不可剃頭 、 也 不 可容 髮綹長長 、 只 可 剪髮
Kredi kartımın borçlarını uzatmaktan bıktım.Aku tidak sanggup memperpanjang utang kartu kreditku.
Kredi kartımın borçlarını uzatmaktan bıktım.Ich habe genug davon, die Schulden meiner Kreditkarte zu verlängern.
Kredi kartımın borçlarını uzatmaktan bıktım.Je suis fatiguée de prolonger la dette de ma carte de crédit.
Kredi kartımın borçlarını uzatmaktan bıktım.Nie mogę przekraczać limitu na mojej karcie.
Kredi kartımın borçlarını uzatmaktan bıktım.Nu mai pot sa tot maresc datoria pe cartea de credit.
Kredi kartımın borçlarını uzatmaktan bıktım.Sono stanca di prorogare i debiti della mia carta di credito.
Kredi kartımın borçlarını uzatmaktan bıktım.Tôi đã quá mệt mỏi trong nợ nần
Kredi kartımın borçlarını uzatmaktan bıktım.Κουράστηκα να επεκτείνω το χρέος της πιστωτικής μου και άλλο.
Kredi kartımın borçlarını uzatmaktan bıktım.Я устала брать все большие кредиты
Kredi kartımın borçlarını uzatmaktan bıktım..أنا متعبة من تمديد بطاقة إئتمان ديوني
Lafı daha fazla uzatmadan başlayalım istiyorum.Bez dalszej zwłoki, bierzmy się do tego.
Lafı daha fazla uzatmadan başlayalım istiyorum.Genug geredet, lasst es uns anpacken!
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .다시 한번 설명해보면 이 부분이 1/10이고, 여기가 5/100입니다
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .Ikke for at blive ved, men det lige her er 1/10 og det her er 5 hundrededele, 5 over 100.
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .Nebude od věci, když si zopakujeme ... Zde je 1 desetina a tady je 5 setin, 5 lomeno 100.
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .Niet om oude koeien uit de sloot de halen, maar dit hier, is 1/10 en dit hier is 5/100, 5 over 100.
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .Non per insistere, ma questo qui, questo qui e' 1/10 e poi questo e' 5/100, 5 fratto 100.
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .Αυτό εδώ, ας το επαναλάβουμε, είναι 1/10 και μετά αυτό είναι 5 χιλιοστά, 5 προς εκατό.
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .Да не издребняваме, но това тук е 1/10, а това тук е 5/100.
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .هذه 1/10 هنا ومن ثم لدينا 5/100، او 5 على 100
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Abych to zkrátil, odpověděl jsem: "Takže chcete, abych přišel zase?" Řekl:
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Ca să scurtez o poveste lungă, am zis "Deci ai nevoie să vin din nou acolo?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"En bref, j'ai dit, "Alors, il faut que j'y retourne?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"För att göra en lång historia kort, jag sa, "Så du vill att jag skall komma tillbaka igen?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"긴 이야기를 짧게 하자면, 제가, "병원으로 다시 가야 하나요?"라고 말하니까
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Om een lang verhaal kort te maken, Ik zei: "Je moet me dus nog eens onderzoeken?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Para acortar el cuento, le dije: "¿Necesita que vaya allá?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Per farla breve, gli dissi, "Vuoi che torni lì per dei controlli?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Resumindo a história, eu disse, "Então precisa que eu volte aí?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Singkatnya, saya berkata, "Jadi saya harus kembali ke sana?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Um es kurz zu machen: Ich sagte: "Also soll ich nochmals vorbeikommen?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"W skrócie, powiedziałem: "Więc, mam przyjść jeszcze raz?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Если вкратце, то я спросил: "Так что, мне теперь вернуться обратно?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Накратко, Аз казах: "Значи искате да се върна обратно при вас?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"לעשות סיפור ארוך, קצר, אמרתי, "אז אתה צריך שאני אחזור לשם?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"بإختصار ، قلت له ، " هل تريدني أن آتي مرة اخرى ؟"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"「今すぐ病院に戻るべきなんですね?」と彼に言いました。 「はい。胸郭のCTスキャンをしましょう」、と医者は返事しました。
Lan tamam hadi, uzatma.Βγάζετε φωτογραφίες με άδεια τυλιγμένα χαρτιά!
Lan tamam hadi, uzatma.Снимате се с празни документи с панделки.
Lütfen, daha uzatmadan. (Alkışlar)Alors je vous en prie, sans plus de cérémonie, (Applaudissements)
Lütfen, daha uzatmadan.Also bitte, ohne weitere Worte.
Lütfen, daha uzatmadan.Așa că vă rog, fără mai multă vorbă.
Lütfen, daha uzatmadan.Dus nu, zonder verdere introductie.
Lütfen, daha uzatmadan.Entonces, sin más preámbulos.
Lütfen, daha uzatmadan.Ezért kérem, minden további nélkül.
Lütfen, daha uzatmadan.Jadi, tanpa basa-basi.
Lütfen, daha uzatmadan.자 이제, 그만 마치겠습니다.
Lütfen, daha uzatmadan.Per cui, per favore, senza ulteriori indugi.
Lütfen, daha uzatmadan.Proszę, bez zbędnych ceregieli.
Lütfen, daha uzatmadan.Tak prosím, bez dalších řečí.
Lütfen, daha uzatmadan.Takže prosím, bez ďalšieho kriku.
Lütfen, daha uzatmadan.Vì vậy, không vẽ vời nữa.
Lütfen, daha uzatmadan.Έτσι παρακαλώ, χωρίς περαιτέρω καθυστέρηση.
Lütfen, daha uzatmadan.Пожалуйста, не надо хлопот.
Lütfen, daha uzatmadan.Така че моля, без допълнително бавене.
Lütfen, daha uzatmadan.Тож, прошу, далі без довгих розмов.
Lütfen, daha uzatmadan.אז בבקשה, מבלי להרבות בדברים.