Ana içeriğe geç
Sözlük

uzatma ile cümle

uzatma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Gillar du denna brådska? Vi håller inga stora ado, - en vän eller två;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Kan du lide dette hastværk? Vi holder ikke nogen stor ståhej, - en ven eller to;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Líbí se vám tento spěch? Budeme mít žádný velký povyk, - přítel nebo dva;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Majd tartani nem nagy felhajtás, - egy barát vagy kettő
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Páči sa vám tento zhon? Budeme mať žiadny veľký rozruch, - priateľ alebo dva;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Pidätkö tätä kiirettä? Me jatkamme mitään suurta hälyä, - ystävä tai kaksi;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;¿Te gusta esta prisa? Vamos a seguir sin grandes preámbulos, - uno o dos amigos;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Vamos continuar sem delongas grande, - um ou dois amigos;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Vi terremo senza grande rumore, - un amico o due;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Vom păstra nici o zarvă mare, - un prieten sau doi;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;We houden geen grote ado, - een vriend of twee;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Wir halten keine großen Umschweife, - ein oder zwei Freunde;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Вам нравится эта спешка? Мы будем держать не большой суматохи, - друг или два;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Харесвате ли това бързане? Ние ще продължаваме да няма голямо вълнение - приятел или две;
Bu nedir? Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.-Barnen ville sträcka på benen.
Bunu x'i uzatmadan yapacağız.Oczywiście bez rozciągania x.
Burada zeminde çok az yiyecek vardır Daha körpe dallar ulaşmak için boyunlarını uzatmak zorunda kalırlarZde je na zemi jen málo jídla, musí se tedy za potravou natáhnout do výšky.
Burada zeminde çok az yiyecek vardır Daha körpe dallar ulaşmak için boyunlarını uzatmak zorunda kalırlarΕδώ έχει ελάχιστη τροφή στο έδαφος... ώστε χρειάστηκε να τεντώσουν το λαιμό για να φτάσουν τη βλάστηση.
Burası 0 diyelim. En az 22'ye kadar uzatmam gerekiyor.Så skulle vi börja rätt över här i detta
Cemre, uzatma dedim.Моля те, интересно ми е.
Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.Copiii au vrut sã-ºi mai dezmorþeascã picioarele.
Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.Die jungen Leute wollten sich die Füße vertreten.
Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.Die jungen Leute wollten sich die Füße vertreten.
Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.- Lapset halusivat jaloitella.
Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.Les enfants voulaient se dégourdir les jambes.
Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.Los chicos querían estirar las piernas.
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.En supposant que c'est vraiment vaut, et qui a été le prix correct, je ne paie, peu importe.
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.Giả sử đấy là giá trị tương xứng, là giá đúng của ngôi nhà Tôi không bị mua hớ, hay đại loại thế
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.Olettaen, että se on todella sen arvoinen, ja että se on oikea hinta, enkä maksanut liikaa, tai mitä tahansa.
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.Przyjmujemy, że tyle jest właśnie wart, że to była poprawna cena, że nie przepłaciłem, itd.
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.Za předpokladu, že má skutečně takovou hodnotu a že to byla správná cena, že jsem nepřeplatil.
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.Υποθέτοντας ότι όντως αξίζει τόσο και ότι αυτή ήταν η σωστή τιμή, δεν πλήρωσα παραπάνω ας πούμε.
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.Припустимо, що він дійсно стільки коштує, і це була справедлива ціна, я не переплатив.
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.それは正しい価格で、私は払いすぎていなかった。とにかく、 私は今、私の資産は100万ドルの家になります。
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.Aș putea să continui cu multe detalii, dar nu acum.
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.Ich könnte das noch sehr ausführlich besprechen, werde es aber nicht tun.
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.Ik zou er nog lang over kunnen doorbomen. (Gelach) (Applaus)
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.Je pourrais continuer sur ce sujet indéfiniment, mais je ne le ferai pas.
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.엄청 길게 설명할 수도 있지만, 하지 않도록 하겠습니다.
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.Még nagyon sokat beszélhetnék erről, de most befejezem.
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.Mógłbym o tym dyskutować godzinami.
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.Podría seguir y seguir con esto por mucho rato, pero no lo haré.
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.Potrei continuare a lungo su questo ma non lo farò.
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.Saya tidak akan membahas hal ini lebih dalam lagi.
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.Tôi có thể nói thêm nhiều, nhưng tôi sẽ dừng ở đây
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.Мога да продължа да говоря за това още много дълго, но няма.
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.Об этом я могу говорить долго, но не буду.
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.אני יכול להרחיב על זה עד מאד, אך לא אעשה זאת.
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.يمكنني أن أسترسل في هذا باستفاضة كبيرة ، لكنني لن أفعل.
Daha çok anlatırım ama lafı uzatmayacağım.スティーブン ウルフラム ありがとうございました
Daha körpe dallar ulaşmak için boyunlarını uzatmak zorunda kalırlarTại đây có quá ít thức ăn trên mặt đất Nên chúng phải vươn cổ ra để mút cây
Daha körpe dallar ulaşmak için boyunlarını uzatmak zorunda kalırlarשהם צריכים למתוח את צווארם כדי .להגיע כמה שיותר לצמחים עסיסיים
Daha körpe dallar ulaşmak için boyunlarını uzatmak zorunda kalırlarبأنّهم يحتاجون لشدّ رقابهم لوصول نباتات الرضع الأكثر
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.Dat is mijn hoop en ik vraag jullie, om, alsjeblieft, je hand uit te steken. Geef ze een knuffel.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.È la mia speranza, e vi chiedo, gente, di tendere una mano, e abbracciarli.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.Ich hoffe und möchte Sie bitten, etwas zu tun. Und umarmen Sie sie wirklich einmal.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.그리고 저는 이렇게 말할것입니다. 그건 제 소망이에요. 그리고 여러분에게 요청할 것입니다. 제발, 알다시피, 손을 내밀어 주세요. 그리고 진정으로 그들을 안아주세요.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.Quisiera decirles que tengo esperanza. Y que me gustaría pedirles algo. Por favor, echen una mano.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.Si as spune ca e speranta mea, si va rog, sa intindeti o mana. Si chiar sa le dati o imbratisare.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.И бих казала само, че се надявам, и бих ви помолила, хора, моля ви, подайте ръка. И наистина ги прегърнете.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod