Sözleşmesi 2020 senesine kadar uzatıldı.Η θητεία της ανανεώθηκε πρόσφατα έως το 2020.
Kupa uzatmalarda altın gol sisteminin uygulandığı son turnuvadır.Ποδόσφαιρο: Διεξάγεται ο τελικός του Χρυσού Κυπέλλου.
Hesap döneminin uzatılmasına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.Η αναστολή της δυσπιστίας είναι υψίστης σημασίας για τη διαδικασία.
24 Temmuz günü kulübüyle olan sözleşmesini iki yıl daha uzattı.Στις 24 Ιανουαρίου 2015, παρέτεινε τη συμβόλαιο του με το σύλλογο για άλλα δύο χρόνια.
Sezon sonunda ise sözleşmesini 3 yıl daha uzattı.Στο τέλος της χρονιάς ανανέωσε το συμβόλαιό του για ακόμα 3 χρόνια.
Süreyi uzatmaları mümkündür.Fristen kan dog forlænges.
Ronaldo takımında kaldı ve Nisan 2007'de sözleşmesini 5 sene uzattı.Ronaldo forblev så i klubben, og han skrev under på en ny femårige kontraktforlængelse i april 2007.
1 Haziran 2010'da, kulübüyle olan sözleşmesini uzattı.Den 10. juni 2013 forlængede han med klubben.
Eğer eşitlik bozulmaz ise bir tane daha 15 dakikalık uzatma devresi oynanır.Hvis det stadig står lige, spilles femten minutter mere.
Yaşlı bir kadın yoluna durarak ona bir tas su uzatır.En gammel kvinde kommer ind og tilbyder ham en kop vand.
Oğrun tuzağ uzattı.Sønnen lod han ligge.
15'er dakikalık 2 devrelik uzatmalar oynandı.Efter 1 minut og 15 sekunder, blev forbindelsen afbrudt.
Sabaha karşı bu ileri harekatın sağa doğru uzatılması için iki bölük daha bölgeye akmıştır.Næste morgen er de to hære draget videre.
Fransa'nın normal süresi 1-1 berabere biten final maçında uzatmalara gidildi.Portugal vandt finalen over værtsnationen Frankrig 1-0 i forlænget spilletid.
Ekim'de sözleşmesini üç yıl daha uzattı.I oktober 2005, forlængede han sin kontrakt med yderligere fire år.
Böylece sezon sonunda sözleşmesi iki yıl daha uzatıldı.Det var sidste gang at uddelingen strakte sig over 2 år.
Uzatma desteği.Fuldt stop.
Grabenler, uzatma gerilmelerj altında meydana gelen tektonik özelliklerdir.Graben er tektoniske landskabstræk, som dannes under de belastninger, der opstår ved udvidelse.
1 Şubat 2010'da Münih'le olan anlaşmasını 30 Temmuz 2011'e kadar uzattı.I februar 2011 forlængede parterne samarbejdet gældende til 30. juni samme år.
Yüksek Hızlı Tren projesinin yakın gelecekte İstanbul'a uzatılması öngörülmekedir.Det skaber baggrund for indsættelse af højhastighedstog i den nærmeste fremtid.
2011-2012 sezonunun ardından Real Madrid, Jose Mourinho ile olan sözleşmesini 2016 yılına kadar uzattı.I juni 2010 valgte Real Madrid at forlænge kontrakten med Higuaín frem til 2016.
Sezon sonunda ise sözleşmesi 2011 yılına kadar uzatıldı.Året efter forlængede parterne samarbejdet frem til sommeren 2011.
24 Temmuz günü kulübüyle olan sözleşmesini iki yıl daha uzattı.Han forlængede den 2. juli 2015 sin kontrakt med fire år.
Maç uzatmalara gitti.Kampen var langvarig.
Uçak, Short 330'un uzatılmış modelidir.Det er en forstørret utgave av Short 330.
Bu dönem Bakan tarafından bir üç yıl daha uzatılabilir.Denne perioden kan utvides med ytterligere tre år av statsråden.
İnsanları eski Rusça konuşmaya, haç çekerken iki parmak kullanmaya ve sakallarını uzatmaya davet ettiler.De fortsatte å snakke gammelrussisk, korset seg med to fingre istedenfor tre og lot skjegget gro.
Heykel Don Juan'ın elini sıkmak istemiş ve Don Juan elini uzattığında heykel onu Cehenneme sürüklemiştir.Statuen ba om å få håndhilse på Don Juan, og i det denne strakte ut hånden ble han trukket ned til helvete.
Kasım ayında Lyon ile sözleşmesini 2019 yılına kadar uzattı.I november 2015 forlenget hun avtalen med Lyon fram til 2019.
Yeni terminal binası 1970'lerde yapıldı ve sonra da pist uzatıldı.En ny terminalbygning ble bygd på slutten av 1970-tallet, og da ble også rullebanen forlenget.
“Ayağını yorganına göre uzat.” bu durumu özetleyen en güzel ata sözüdür.En skal vise frem det beste i hesten, og får bedømmelse ut ifra det som blir vist.
Ancak ilacın kirpikleri nasıl uzattığı henüz bilinmiyor.William skjønner fortsatt ikke hvordan de har fått giften i seg.
Türkçede uzatılarak okunan ince bir o sesidir.Tyrkiskspråklig versjon som sendes i Tyrkia.
Sezon sonunda sözleşmesi 2014'ün sonuna kadar uzatıldı.Siden er denne avtalen forlenget til utgangen av 2014.
Kazanılan başarılardan sonra 34 yaşındayken takımıyla sözleşmesini 2 yıl uzattı.Han lovet å gjøre sitt beste, selv om han var fylt 34 år.
Eğer uzatma sonunda gol gelmezse, penaltı atışları ile galip belirlenir.Hvis det fortsatt er uavgjort da, blir kampen avgjort etter shootout.
Bir tane doğru parçasını her iki yöne de sürekli bir şekilde uzatmak mümkündür.De kan parallellforskyves omkring, og mellom to punkt kan det alltid legges en rett linje.
Dönitz, mümkün olduğu sürece görüşmeleri uzatması için onlara bilgi vermişti.Moritz utsatte det så lenge som mulig.
2 devrede de hiç gol olmayınca uzatmalara gidildi.Sesong to ble kjørt uten gjester.
Sözleşmesi 2015 sezonuna kadar uzatılmıştır.Kontrakten hadde en varighet ut 2015-sesongen.
Ancak uzatmalarda Lakers, maçı 101-96 kazanarak seride 2-0 öne geçti.På overtid vant Lakers 101–96.
Tehdit karşısında ise saldırmadan kafalarını sallayarak gagalarını tehdide karşı uzatırlar.I praksis beskytter disse mot angrep mot hodet.
Hat, Brignole'ye uzatılmaktadır ve 2012'de tamamlanması beklenmektedir.Calafat-Vidinbroen ble fullført i 2012 og ventes åpnet i 2013.
Bu şekilde bir gerilim meydana gelir ve kumaş uzatılır.Da oppstår det kondensasjon, og stripene tar form.
1" uzatılmış doğaçlama çalışma da albümde yer aldı.Også You Gotta Go There To Come Back nådde nr. 1 på albumlista.
Ağrıyan kasın üstüne gitmek, daha fazla şişmeye ve ağrıya neden olabilir ve ağrının azalma periyodunu uzatır.Akutt smerte er alvorlige skader som medfører en mer langvarig smerte og forteller oss at vi er skadet.
1917'de işletmeye sokulan hat Sæter'e kadar uzanıyordu, 1941 yılında ise Ljabru'e kadar uzatıldı.Forstadsbanen Ekebergbanen ble anlagt fram til Sæter i 1917 og videre til Ljabru i 1941.
Uçtuktan sonra yere inerken ise gagalarını aşağı doğru uzatırlar.Når de kryper på land eller flyr snur de ryggsiden opp.
1 Haziran 2010'da, kulübüyle olan sözleşmesini uzattı.Den 1. juli 2010 ble det klart at han hadde signert for den spanske storklubben.
Süreyi uzatmaları mümkündür.Fristen kan dog forlenges.
Üç kez uzatmaya giden maçta Celtics 128-126 maçı kazandı.I den andre kampen vant Celtics 129-123.
Kiralık sözleşmesini sene sonuna kadar uzatıldı.Låneavtalen rekker ut året.
Havaalanını genişletmek ve pisti uzatmak gibi öneriler vardır.Terdapat proposal untuk memperluas bandara dan memperpanjang landasan pacu.
Sınav zamanı geldiğinde, Tesla hazırlıksızdı ve çalışmak için uzatma istedi ancak onun bu istediği reddedildi.Ketika waktu ujian tiba, Tesla tidak siap dan meminta perpanjangan untuk belajar, tapi ditolak.
Bu muafiyet 30 gün daha uzatılabilir.Pembebasan ini dapat diperpanjang hingga 30 hari.
Fakat sözü uzatmak ayıbından korkuyorum da apaçık anlamanı Allah'tan diliyorum.Sesungguhnya orang yang senang untuk banyak belajar maka ia akan takut kepada Allah.
Nisan 2017'de sınıflandırma 3 aşamalı bir system, mevcut 4 aşamalı bir sisteme uzatıldı.Pada bulan April 2017 klasifikasi diperluas dari 3 tahap sistem menjadi 4 tahap sistem.
Ama ömürleri bir süre uzatıldı.Dadih tersebut lalu digiling untuk waktu yang cukup lama.
Tasarımı Bell 407'e dayanmakta olup yerini daha uzatılmış Bell 429'a bırakmıtır.Desainnya didasarkan pada Bell 407.
Harun kim ki, ona dil uzatıyorsunuz?"Tidakkah kamu memperhatikan ucapan Luqman?"