Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.A až když bylo nastoleno nějaké příměří, tak jí její nehty na nohou znovu narostly.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.A iba keď prišlo krátke obdobie mieru, jej nechty na nohách znovu začali rásť.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Dan hanya saat perdamaian tercapai, kuku-kuku kakinya dapat tumbuh kembali.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.És csak mikor valamiféle béke lett, akkor nőttek vissza a lábkörmei.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.E solo quando c'è stato un inizio di pace le unghie dei piedi le sono ricresciute.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Et seulement lorsqu'il y avait un semblant de paix, ses ongles des pieds repoussaient.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.I tylko kiedy był względny pokój, jest paznokcie zaczynały rozsnąć.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.그리고 일종의 평화가 존재했을 때만, 그녀의 발톱은 다시 자랐습니다.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Pas toen er een soort van vrede was, groeiden haar teennagels opnieuw.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Și doar când a apărut o pace instabilă unghiile ei de la picioare au crescut din nou.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Só quando houve uma espécie de paz, as unhas dos pés voltaram a crescer.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Und nur, wenn es so etwas wie Frieden gab, konnten ihre Zehennägel wieder wachsen.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Và chỉ khi nào có hòa bình, thì móng chân cô mới mọc trở lại
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Y sólo cuando hubo cierto grado de paz las uñas de sus pies volvieron a crecer.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Και μόνον όταν υπήρξε κάποιο είδος ειρήνης, τα νύχια των ποδιών της μεγάλωσαν και πάλι.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.И едва когато имало някакво подобие на мир, ноктите на краката й пораснали отново.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.И лишь когда хоть на время наступал мир, на её ногах опять отрастали ногти.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.І лише коли хоч на час наступав мир, на її ногах знову відростали нігті.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.ורק כאשר היה שלום כלשהו, גדלו לה חזרה ציפורני הרגל.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.وفقط عندما بدأ شيئاً من السلام في الظهور مجدداً ، أخذت أظافر قدميها تنمو معه من جديد .
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.足の指の爪が再生しました こうした観点から
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.ali brezbožniku se ne bo dobro godilo, tudi ne podaljša dni svojih, ki so kakor senca, ker se Boga ne boji.
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.Dar cel rău, nu este fericit şi nu-şi va lungi zilele, întocmai ca umbra, pentru că n'are frică de Dumnezeu.
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.e non sarà felice l'empio e non allungherà come un'ombra i suoi giorni, perché egli non teme Dio
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.악인은 잘 되지 못하며 장수하지 못하고 그 날이 그림자와 같으리니 이는 하나님 앞에 경외하지 아니함이니라
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.а нечестивому не будет добра, и, подобно тени, недолго продержится тот, кто не благоговеет пред Богом.
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.וטוב לא יהיה לרשע ולא יאריך ימים כצל אשר איננו ירא מלפני אלהים׃
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.ولا يكون خير للشرير وكالظل لا يطيل ايامه لانه لا يخشى قدام الله
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.惡 人 卻 不 得 福 樂 、 也 不 得 長 久 的 年 日 . 這 年 日 好 像 影 兒 、 因 他 不 敬 畏 神
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.惡人 卻 不得福樂 、 也 不得長 久 的 年 日 . 這年 日 好像 影兒 、 因 他 不敬 畏神
Rogaine (bir ilaç) çalışmalarını severim. Bir grup kel adama placebo verirsiniz ve saçları uzamaya başlar!Îmi plac studiile Rogain: dai placebo unora cu chelie şi le creşte păr!
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.A început să-mi crească păr în tot felul de locuri, pe lângă alte chestii.
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.Des poils s'étaient mis à pousser dans toutes sortes d'endroits, ainsi que d'autres choses.
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.Empezó a salir bello en una variedad de lugares, además de otras cosas.
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.Haare begannen überall zu spriessen, und andere Sachen auch.
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.몸의 온갖 곳에서 털이 자라나고 있었다. 털 이외에 다른 것도 자라났다.
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.Mi erano cominciati a crescere dei peli in diversi posti, assieme ad altre cose...
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.Tóc bắt đầu mọc ở nhiều nơi, cùng một vài thứ khác nữa.
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.Tu i tam zaczęły rosnąć włosy, rosły też inne części ciała.
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.Μαλλιά άρχισαν να φυτρώνουν σε διάφορα σημεία, μαζί με άλλα πράγματα.
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.Волосся почало рости в різних місцях, як і деякі інші речі.
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.Волосы начинают расти по-всюду, и всякие другие вещи.
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.Навсякъде започнаха да ми растат косми, промениха се и други неща.
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.חלק שיכולת לראות, חלק שלא. שיער התחיל לצמוח בכל מיני מקומות,
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.الشعر بدأ ينمو في كل مختلف الأماكن ، إلى جانب أمور أخرى تنمو .
Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber.他にも変化はあった 気分がよかった
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Ekspert (endnu mere detaljerede meddelelser)
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Ekspert (jeszcze więcej komunikatów)
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Esperto (messaggi ancor più dettagliati)
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Experiente (mensagens de depuração ainda mais descritivas)
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Expert (ännu mer detaljerade meddelanden)
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Expert (des messages encore plus détaillés)
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Experte (noch detailliertere Meldungen)
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Expert (nog meer gedetaileerde meldingen)
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Experto (mensajes aún más detallados)
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Strokovnjak (še bolj podrobna sporočila)
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Szakértői (még részletesebb üzenetek)
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Για ειδικούς (λεπτομερή μηνύματα αποσφαλμάτωσης)
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Експертний (ще детальніші повідомлення)
Uzaman (daha da fazla ayrıntılı iletiler)Экспертный (глубокий уровень детализации)