Bu Washington Üniversitesi'ndeki bir uzaktan kumanda merkezi.이것은 워싱턴 대학교의 원격센터입니다.
Bu Washington Üniversitesi'ndeki bir uzaktan kumanda merkezi.Oto tele-centrum na Uniwersytecie Washington.
Bu Washington Üniversitesi'ndeki bir uzaktan kumanda merkezi.Questo è un centro di comando remoto all'Università di Washington.
Bu Washington Üniversitesi'ndeki bir uzaktan kumanda merkezi.Toto je centrum s diaľkovým ovládaním na Washingtonskej univerzite.
Bu Washington Üniversitesi'ndeki bir uzaktan kumanda merkezi.Αυτό είναι ένα κέντρο χειρισμού στο πανεπιστήμιο της Ουάσινγκτον.
Bu Washington Üniversitesi'ndeki bir uzaktan kumanda merkezi.А это удалённый центр в университете Вашингтон.
Bu Washington Üniversitesi'ndeki bir uzaktan kumanda merkezi.Тя говори с пилота.
Bu Washington Üniversitesi'ndeki bir uzaktan kumanda merkezi.זה מרכז מרוחק באוניברסיטת וושינגטון.
Bu Washington Üniversitesi'ndeki bir uzaktan kumanda merkezi.هذا مركز القيادة في جامعة واشنطن.
Bu Washington Üniversitesi'ndeki bir uzaktan kumanda merkezi.彼女は操縦士に話しています 8000キロ離れていてもつながっています
Bu yüzden bir çeşit uzaktan kontrol teknolojisi dizayn etmeye başladım.Jag började ta fram en ny typ av fjärrstyrning.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.Die Keilschrift ist die frühe Vorläuferin unseres modernen Alphabets.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.Escritura cuneiforme es el antepasado remoto del alfabeto occidental.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.쐐기문자는 서양 알파벳의 먼 친척 입니다.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.La scrittura cuneiforme č l'antica antenata dell'alfabeto occidentale.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.L'écriture cunéiforme est l'ancêtre de l'alphabet occidental.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.Tulang dan batu. menulis runcing adalah remote nenek moyang alfabet Barat.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.Клиновидното писмо е далечният предшественик на западната азбука.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Aber seine Schwester stand von ferne, daß sie erfahren wollte, wie es ihm gehen würde.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.A jeho sestra sa postavila zďaleka, aby zvedela, čo sa s ním bude diať.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.A postavila sestru jeho zdaleka, aby zvěděla, co se s ním díti bude.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.A stała siostra jego z daleka, aby wiedziała, co się z nim dziać będzie.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Az õ nénje pedig megáll vala távolról, hogy megtudja: mi történik vele?
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.E sua irmã postou-se de longe, para saber o que lhe aconteceria.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Het zusje van de baby bleef van een afstand kijken wat er met het kind gebeurde.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Ja lapsen sisar asettui taammaksi nähdäksensä, mitä hänelle tapahtuisi.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Kakak perempuan bayi itu berdiri agak jauh dari situ untuk melihat apa yang akan terjadi dengan adiknya
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.그 누이가 어떻게 되는 것을 알려고 멀리 섰더니
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.La soeur de l`enfant se tint à quelque distance, pour savoir ce qui lui arriverait.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.La sorella del bambino si pose ad osservare da lontano che cosa gli sarebbe accaduto
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Men hans søster stod et stykke fra for å få vite hvorledes det gikk ham.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Người chị đứa trẻ đứng xa nơi đó đặng cho biết nó sẽ ra sao.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Người chị đứa trẻ đứng xa nơi đó đặng cho_biết nó sẽ ra_sao .
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Njegova sestra pa se postavi oddaleč, da bi videla, kaj se bo ž njim zgodilo.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Och hans syster ställde sig ett stycke därifrån, för att se huru det skulle gå med honom.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Og hans Søster stillede sig noget derfra for at se, hvad der vilde ske med ham.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Sora copilului pîndea la o depărtare oarecare, ca să vadă ce are să i se întîmple.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Su hermana se mantuvo a distancia para ver lo que le acontecería
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.Η δε αδελφη αυτου παρεμονευε μακροθεν, δια να ιδη το αποβησομενον εις αυτο.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.а сестра его стала вдали наблюдать, что с ним будет.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.А сестра му стоеше от далеч, за да види какво ще му се случи.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.ותתצב אחתו מרחק לדעה מה יעשה לו׃
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.ووقفت اخته من بعيد لتعرف ماذا يفعل به
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.孩 子 的 姐 姐 遠 遠 站 著 、 要 知 道 他 究 竟 怎 麼 樣
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.孩子 的 姐姐 遠遠 站著 、 要 知道 他 究竟 怎 麼樣
Çok uzaktan geldik. - Bin! - Biniyorum!Se nos fue la mano. - ¡Adentro! - ¡Ya va!
Çok uzaktan geldik.Kita sudah jauh-jauh
Çok uzaktan geldik.우리가 너무 멀리 왔다...
Çok uzaktan geldik.Nós viemos de tão longe.
Çok uzaktan geldik.Схоже, ми переборщили.
Çok uzaktan geldik.لقد تمادينـا كثيراً
Çünkü biz -- eğer uzaktan bakacak olursak evrimimizin çizgisini görürüz.Đó là bởi vì chúng ta -- nếu ta nhìn từ xa, ta sẽ thấy đường tiến hóa của mình.
Çünkü biz -- eğer uzaktan bakacak olursak evrimimizin çizgisini görürüz.Es porque nosotros -- si nos vemos desde lejos, podemos ver nuestra linea de evolucion.
Çünkü biz -- eğer uzaktan bakacak olursak evrimimizin çizgisini görürüz.Itu karena kita -- jika kita melihat dari jauh, kita melihat garis evolusi kita.
Çünkü biz -- eğer uzaktan bakacak olursak evrimimizin çizgisini görürüz.우리가 더 멀리 본다면, 우리는 우리의 진화의 선을 보게 됩니다.
Çünkü biz -- eğer uzaktan bakacak olursak evrimimizin çizgisini görürüz.Parce que -- si on observe avec du recul, on voit notre ligne d'évolution.
Çünkü biz -- eğer uzaktan bakacak olursak evrimimizin çizgisini görürüz.Pentru că noi -- dacă privim de departe, vedem linia evoluţiei noastre.
Çünkü biz -- eğer uzaktan bakacak olursak evrimimizin çizgisini görürüz.Perché se guardiamo da lontano vediamo la nostra linea di evoluzione.
Çünkü biz -- eğer uzaktan bakacak olursak evrimimizin çizgisini görürüz.Ponieważ my -- jeśli patrzymy z daleka, widzimy naszą linię ewolucji.
Çünkü biz -- eğer uzaktan bakacak olursak evrimimizin çizgisini görürüz.Porque nós, se olharmos de longe, vemos a nossa linha evolutiva.