Ana içeriğe geç
Sözlük

uzaktan ile cümle

uzaktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu gece görünüşü - pardon uzaktan görünüş.밤에 보이는 모습입니다. 죄송합니다, 멀리서 보이는 모습입니다.
Bu gece görünüşü - pardon uzaktan görünüş.Le voici de nuit - excusez moi, vu de loin.
Bu gece görünüşü - pardon uzaktan görünüş.Questo è di notte...scusate, a distanza.
Bu gece görünüşü - pardon uzaktan görünüş.Tu widać to nocą - pardon, z oddali.
Bu gece görünüşü - pardon uzaktan görünüş.Так театр виглядає вночі - перепрошую, здалека.
Bu gece görünüşü - pardon uzaktan görünüş.Това е през нощта... извинете, от разстояние.
Bu gece görünüşü - pardon uzaktan görünüş.Это театр в ночное время, простите, издалека.
Bu gece görünüşü - pardon uzaktan görünüş.זה זה בלילה -- סליחה, מרחוק.
Bu gece görünüşü - pardon uzaktan görünüş.هذا هو ليلا , عذرا, على بعد المسافة
Bu görmüş olduğunuz küçük makine, Bir metrelik uzaktan kumandalı güncelleyebileceğinizCu această mică maşină pe care aţi văzut-o, sperăm să putem crea mici jucării ca
Bugün, Seung Jo'nun nerede yaşadığını göreceğim. Tabi ki , sadece uzaktan (birazcık).Heute werde ich nachsehen wo Seung Jo wohnt. natürlich nur ein wenig.
Buna ek olarak, birliğin üyeleri ulusal pazarları paylaşmışlar ve uzaktan ısıtma boruları için fiyatlarıAdemás los miembros del cártel serepartían los mercados nacionales y fijaban conjuntamente los precios de los
Buna ek olarak, birliğin üyeleri ulusal pazarları paylaşmışlar ve uzaktan ısıtma boruları için fiyatlarıFiecare membru al cartelului lua parte la licitaţii cu oferte mult
Buna ek olarak, birliğin üyeleri ulusal pazarları paylaşmışlar ve uzaktan ısıtma boruları için fiyatlarıNemecku si podniky vypracovali systém na zmanipulovanie verejných súťaží.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››denn du sollst das Land vor dir sehen, daß ich den Kindern Israel gebe, aber du sollst nicht hineinkommen.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Du skal få se landet midt foran dig, men du skal ikke komme inn i det land som jeg gir Israels barn.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››내가 이스라엘 자손에게 주는 땅을 네가 바라보기는 하려니와 그리로 들어가지는 못하리라 하시니라
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Lebo síce uvidíš zem pred sebou, ale ta nevojdeš, do zeme, ktorú ja dám synom Izraelovým.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Mert szemközt látod a földet; de arra a földre, a melyet én adok Izráel fiainak, oda nem mégy be.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Pelo que verás a terra diante de ti, porém lá não entrarás, na terra que eu dou aos filhos de Israel.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Por eso verás la tierra delante de ti, pero no irás allá, a la tierra que doy a los hijos de Israel.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Pred seboj boš pač videl deželo, ki jo dajem sinovom Izraelovim, ali tja v deželo samo ne prideš.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Před sebou zajisté uzříš zemi tu, ale tam nevejdeš do země té, kterouž dávám synům Izraelským.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Quả thật, ngươi sẽ thấy xứ ở trước mặt mình, nhưng không được vào trong xứ ấy mà ta ban cho dân Y-sơ-ra-ên.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Quả_thật , ngươi sẽ thấy xứ ở trước mặt mình , nhưng không được vào trong xứ ấy mà ta ban cho dân Y-sơ-ra-ên .
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Tu vedrai il paese davanti a te, ma là, nel paese che io sto per dare agli Israeliti, tu non entrerai!»
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Tu vei vedea doar de departe ţara dinaintea ta; dar nu vei intra în ţara pe cre o dau copiilor lui Israel.`
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Tu verras le pays devant toi; mais tu n`entreras point dans le pays que je donne aux enfants d`Israël.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››За това, отсреща ще видиш земята; но в нея няма да влезеш, в земята, който давам на израилтяните.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››пред собою ты увидишь землю, а не войдешь туда, в землю, которую Я даю сынам Израилевым.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››כי מנגד תראה את הארץ ושמה לא תבוא אל הארץ אשר אני נתן לבני ישראל׃
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››فانك تنظر الارض من قبالتها ولكنك لا تدخل الى هناك الى الارض التي انا اعطيها لبني اسرائيل
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››我 所 賜 給 以 色 列 人 的 地 、 你 可 以 遠 遠 的 觀 看 、 卻 不 得 進 去
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››我 所 賜給 以色列人 的 地 、 你 可以 遠遠 的 觀看 、 卻不得進去
Bunların bazıları evrimleşmeyi kesmiş olan doğrudan atalarımız ve uzaktan kuzenlerimizdir (şempanzeler)자주 개정되기도 합니다 몇몇은 우리의 직접적인 조상이었고, 몇몇은 진화적으로 막다른 길에 다다른
Bunların bazıları evrimleşmeyi kesmiş olan doğrudan atalarımız ve uzaktan kuzenlerimizdir (şempanzeler)Một số là tổ tiên trực tiếp của con người. Một số là anh em họ xa, những loài đã trở thành ngõ cụt tiến hoá.
Bunların bazıları evrimleşmeyi kesmiş olan doğrudan atalarımız ve uzaktan kuzenlerimizdir (şempanzeler)Někteří byli naši vzdálení předci, někteří vzdálení bratranci, ze kterých se v evoluci stala slepá ulička.
Bunların bazıları evrimleşmeyi kesmiş olan doğrudan atalarımız ve uzaktan kuzenlerimizdir (şempanzeler)Niektorí z nich boli naši priamy predkovia niektorí vzdialení príbuzní ktorý postupom času vymreli.
Bunların bazıları evrimleşmeyi kesmiş olan doğrudan atalarımız ve uzaktan kuzenlerimizdir (şempanzeler)Some of them were our direct ancestors, some of them were distant cousins, who became evolutionary dead ends.
Bunların bazıları evrimleşmeyi kesmiş olan doğrudan atalarımız ve uzaktan kuzenlerimizdir (şempanzeler)بعضهم أجدادنا مباشرة وبعضهم كانوا من أبناء عمومة بعيدة, اللذين أصبح تطورهم طريق مسدود.
Bunların bazıları evrimleşmeyi kesmiş olan doğrudan atalarımız ve uzaktan kuzenlerimizdir (şempanzeler)しかし、20万年前までは、 われわれはアフリカにいました。
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Ceux-ci proviennent d'avions radiocommandés.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.De er fra fjernstyrede flyvemaskiner.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Estas salieron de aviones a control remoto.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Estes são de aviões de controlo remoto.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Ezek távirányítós repülők részei.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Ini dari pesawat terbang dengan kendali jarak jauh.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.이 부품들은 리모콘으로 조절하는 비행기에서 나왔습니다.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Nämä on tarkoitettu radio-ohjattuihin lennokkeihin.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Questi erano parte del telecomando di un areoplano.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Sie sind von ferngesteuerten Flugzeugen.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Sunt de la avioane cu telecomandă.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Sú z diaľkovo ovládaných lietadiel.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.To części ze zdalnie sterowanych samolotów.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Ze komen uit op-afstand-bestuurbare vliegtuigen.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Αυτά είναι από τηλεχειριστήριο αεροπλάνων.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Вони від літаків з дистанційним керуванням.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Тези са от самолетчета с дистанционно.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Это части самолётов на дистанционном управлении.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.חלקים אלה הם ממטוסים הטסים בשלט-רחוק.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod