Tokyo Kulesi'ni çok uzaktan görebilirim.I could see Tokyo Tower far away.
Şehrin ışıklarını uzaktan görebilirdik.We could see the lights of the town in the distance.
Ben uzaktan yaklaşan bir suret gördüm.I saw a figure approaching in the distance.
Uzaktan bakıldığında, bir insan yüzü gibi görünüyordu.Seen from a distance, it looked like a human face.
Uzaktan bakıldığında, kaya insan yüzü gibi görünüyordu.Seen from distance, the rock looked like a human face.
Uzaktan bakıldığında, büyük kaya eski bir kale gibi görünüyor.Seen from a distance, the big rock looks like an old castle.
Uzaktan bakıldığında taş bir insan yüzü gibi görünüyor.Seen from a distance, the stone looks like a human face.
Uzaktan bakınca bu dağ Fuji dağı gibi görünüyor.Seen from a distance, this mountain looks like Mt. Fuji.
Uzaktan bakınca bu dağ Fuji dağına benziyor.Seen from a distance, this mountain looks like Mt. Fuji.
Adayı uzaktan görebilirsin.You can see the island in the distance.
Televizyonu uzaktan izlemelisiniz.You should watch television at a distance.
TV için uzaktan kumanda nerede?Where's the remote control for the TV?
Kanepenin altında bir TV uzaktan kumandası var.There is a TV remote control under the couch.
Bronz heykel uzaktan oldukça güzel görünüyor.The bronze statue looks quite nice from a distance.
Dağlar uzaktan daha hoş görünür.The mountains look nicer from a distance.
Resim uzaktan daha iyi görünür.The picture looks nicer from a distance.
Benim bir evcil hayvan teorim şeylerin uzaktan görülmesidir.A pet theory of mine is that things should be seen from a distance.
Uzaktan yıldırım flaşları gördüm.I saw flashes of lightning in the distance.
Uzaktan bakıldığında, kaya, çömelen bir insan figürüne benziyor.Seen at a distance, the rock looks like a squatting human figure.
Uzaktan bakıldığında, kaya, bir insan yüzü gibi görünüyordu.Seen at a distance, the rock looked like a human face.
O, ona uzaktan akrabadır.He is distantly related to her.
Ona uzaktan bakıldığında, o güzeldir.She's a beauty from a distance.
Uzaktan bakıldığında, o bir erkeğe benziyor.Seen from a distance, it looks like a man.
Uzaktan bakıldığında pek çok şey hoş görünecektir.If you look from afar, most things will look nice.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir.The grass is always greener on the other side of the fence.
TV uzaktan kumandası kanepenin altında.The TV remote control is under the couch.
Sorularınız varsa, uzaktan sorun.If you have questions, ask away.
Uzaktan bakıldığında o güzel bir kadındır.Seen from a distance, she's a beauty.
Bir arkadaşım Emily Dickinson ile uzaktan akraba.A friend of mine is distantly related to Emily Dickinson.
Onu uzaktan görürsen o güzeldir.If you see her from a distance, she is beautiful.
Uzaktan, birbirlerine ateş ettiler.From a distance, they shot at each other.
Bir birlik ordusu doktoru savaşı uzaktan izledi.A Union army doctor watched the battle from a distance.
Tom Mary ile uzaktan ilgilidir.Tom is distantly related to Mary.
Tom Mary'nin evini uzaktan görebiliyordu.Tom could see Mary's house in the distance.
TV uzaktan kumandasını bana geri ver.Give me back the TV remote.
Uzaktan bakıldığında, bu taş bir kişinin yüzü gibi görünüyor.From a distance, that stone looks like a person's face.
Uzaktan görüldüğünde, o kaya bir insan yüzü gibi görünüyor.Seen from a distance, that rock looks like a human face.
Bana uzaktan kumandayı uzat.Hand me the remote.
Onu zaten uzaktan görmüştüm.I had already spotted him from afar.
Uzaktan bir silah sesi duyuldu.A gunshot was heard in the distance.
Uzaktan kumanda nerede?Where's the remote?
Sudaki küçük bir miktar insan kanı bile köpek balıklarını millerce uzaktan çekebilir.Even a small amount of human blood in the water can attract sharks from miles away.
Son zamanlarda, uzaktan eğitim hakkında bir çok konuşma vardı.Recently, there's been a lot of talk about distance education.
Tom uzaktan izledi.Tom watched from a distance.
Tom uzaktan kumandayı aldı.Tom picked up the remote.
Tom benim uzaktan bir akrabam.Tom is a distant relative of mine.
Uzaktan kumandan var mı?Do you have the remote?
Tek tük silah sesleri uzaktan duyuldu.Sporadic gunfire was heard in the distance.
Sandalyenin altında uzaktan kumanda var.There's a remote control under the chair.
Tom uzaktan kumandasının üstünde bir düğmeye bastı ama hiçbir şey olmadı.Tom clicked a button on his remote, but nothing happened.
Tom Mary'den uzaktan kumandayı aldı ve kanalları değiştirdi.Tom grabbed the remote control from Mary and changed channels.
Tom uzaktan kumandada bir butona bastı.Tom pressed a button on the remote control.
Orman yangınının dumanı çok uzaktan görüldü.The smoke from the forest fire was seen from very far away.
Tom uzaktan kumandayı aldı ve kanallara göz atmaya başladı.Tom picked up the remote and started flipping through channels.
Tom uzaktan kumandayı televizyona yöneltti.Tom pointed the remote at the TV.
Tom Mary'ye uzaktan kumandayı uzattı.Tom handed Mary the remote control.
Tom uzaktan kumandadaki butonlardan birine bastı.Tom pressed one of the buttons on the remote control.
Uzaktan bakıldığında, kaya eski bir kale gibi görünüyordu.Seen from a distance, the rock looked like an old castle.
Çocukların kahkahası uzaktan duyulabiliyordu.Children's laughter could be heard in the distance.
Ben uzaktan top ateşi duyuyorum.I've been hearing gunfire in the distance.