uzaklaşma ile cümle

uzaklaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.Якщо людина не може втекти від такого шуму, він вкрай шкідливо впливає на її здоров'я.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.לגבי אנשים שלא יכולים להתרחק מרעש כזה, הוא מזיק ביותר לבריאותם.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.وبالنسبة للأشخاص اللذين لايستطيعون التهرب من هكذا نوعية أصوات .. فإنها تؤثر بصورة مدمرة على صحتهم
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.著しく健康を損ねてしまいます 良くない音が損ねるのは健康だけではありません
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Am constatat că nu m-am pierdut în traduceri și că am mult de câștigat.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Anstatt mich in der Übersetzung zu verlieren, fand ich heraus, wieviel ich dadurch gewinnen kann.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Bukannya kehilangan arti karena terjemahan, malah saya mendapat banyak hal.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.De vertalingen waren een meerwaarde.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.En lugar de perderme en la traducción, encontré que se puede ganar mucho de ella.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Huomasin, että käännöksistä voi saada paljon.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Invece di perdermi nella traduzione, ho trovato molto da guadagnare.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.I stället för att vara förlorad i översättningen, upptäckte jag att det finns mycket att vinna.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.번역 사이에서 길을 잃는 대신, 저는 이득이 훨씬 많음을 발견했어요.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Namiesto stratenia sa v preklade, môžete veľa získať.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Namísto ztracení v překladu jsem objevila, že existuje mnoho, co z toho lze získat.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Ne gre za izgubljeno s prevodom, ampak za veliko korist.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Plutôt que de perdre du sens, j'ai trouvé qu'il y avait tant à gagner.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Thay vì đắm chìm trong việc dịch, tôi thấy có rất nhiều thứ mình học được.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Zamiast strat w tłumaczeniach dostrzegłam, jak wiele można zyskać.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Αντί να χρονοτριβώ στην μετάφραση, βρήκα πως υπάρχουν πολλά να κερδίσεις έτσι.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Вместо да се изгубя в превода спечелих много.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Я не загубилася у перекладі, а чимало з нього запозичила.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Я обнаружила, что перевод — это не потери, а интересные находки.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.במקום ללכת לאיבוד בתרגום, מצאתי שיש הרבה להרוויח.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.بدلا من الضياع في فهم الترجمة، وجدت هناك الكثير لأكسبه.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.例えば 翻訳を通して 中国語で"幸せ(快楽)"は
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.有人覺得翻譯會令文字嘅意藴損失 但我反而覺得有收穫
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinDawkins chciał odejść od wszechobecnego myślenia o genach,
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinDawkins wollte, dass die Leute etwas wegkommen, von dem Begriff "Gen" , also fragte er:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği için도킨스는 모든 사람들이 항상 유전자에 대해 생각하는 것에서 벗어나기를 원했죠.
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinRichard Dawkins voulait qu'on arrête de penser uniquement aux gènes, et donc il demanda:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinΉθελε να ξεφύγει από όποιον σκεπτόταν μοναχά τα γονίδια, κι έτσι είπε:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinИскал да се отдели от всички, като мисли постоянно за гените, и казал:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinОн хотел абстрагироваться от тех, кто все время думает только о генах, и поэтому он предположил:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinוהוא שאף להתרחק מהחשיבה הכללית על גנים,
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinوهو يريد أن يفلت من أي أحد يفكر طول الوقت عن الجينات
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği için逃れたがっており こう言いました 「ここに他の自己複製子はいる?」
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.Do đó, chúng ta cần phải bỏ qua ý tưởng "một loại cho tất cả" này.
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.E quindi dobbiamo abbandonare questo modello "uno-va bene-per-tutti".
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.Et il nous faut donc nous éloigner de ce modèle de la "solution-unique-pour-tous".
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.그러니까 이제 우리는 이런 만병통치적 모델로부터 벗어나야 합니다.
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.Musimy zatem odejść od tego uniwersalnego podejścia.
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.Portanto, temos de nos afastar deste modelo de "um-tamanho-serve-para-todos".
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.Så vi behöver komma ifrån den här idén att "en passar alla".
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.Trebuie să renunțăm la modelul unic potrivit pentru toți.
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.We moeten dus afstappen van dit model van eenheidsworst.
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.Wir müssen uns also vom Einheitsmodell verabschieden.
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.Χρειάζεται λοιπόν να απομακρυνθούμε από το μοντέλο 'μία λύση για όλους'.
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.Поэтому нужно уходить от этой модели одной мерки для всех.
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.אם כן, אנחנו צריכים לנטוש את הרעיון של מודל אחד שמתאים להכל.
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.ولذلك، يجب أن نتحرك بعيداً عن نموذج المقاس الواحد للجميع.
Dolayısıyla bizim herkes için tek beden modelinden uzaklaşmamız gerekiyor.離れる必要があります これまでの創薬プロセスは本質的には
Gördüğünüz gibi Dünya normdan uzaklaşmanın sonucunda gelişti.Alors voyez, le monde, il est issu d'un écart à la norme.
Gördüğünüz gibi Dünya normdan uzaklaşmanın sonucunda gelişti.Așa că vedeți, lumea s-a născut din anormalitate.
Gördüğünüz gibi Dünya normdan uzaklaşmanın sonucunda gelişti.Así que, como ven, el mundo provino de una desviación de la norma.
Gördüğünüz gibi Dünya normdan uzaklaşmanın sonucunda gelişti.De wereld is ontstaan uit een afwijking van de norm.
Gördüğünüz gibi Dünya normdan uzaklaşmanın sonucunda gelişti.세상을 보세요. 세상은 정상으로부터 벗어난 것들로 이루어졌습니다.
Gördüğünüz gibi Dünya normdan uzaklaşmanın sonucunda gelişti.Vedete, il mondo è frutto di un'eccezione alla regola.
Halkım benden uzaklaşmaya kararlı. Beni, Yüce Olanı çağırsalar bile, Asla yüceltmeyeceğim onları.A môj ľud visí, aby odpadúval odo mňa, a volajú ho k Najvyššiemu, no, nikto ho nevyvyšuje.
Halkım benden uzaklaşmaya kararlı. Beni, Yüce Olanı çağırsalar bile, Asla yüceltmeyeceğim onları.Il mio popolo è duro a convertirsi: chiamato a guardare in alto nessuno sa sollevare lo sguardo

İlgili Sayfalar