uzaklaşma ile cümle
uzaklaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Am weitesten von meiner Haustür entfernt war ich im Frühling 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Cel mai departe de casă am fost în primăvara anului 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Det længste jeg nogensinde er kommet fra min hoveddør, var i foråret 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Het verst van mijn voordeur was ik in de lente van 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Il mio massimo allontanamento dalla porta di casa è avvenuto nella primavera del 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Já jsem se zatím nejdál od svého domu dostal na jaře roku 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.제가 집에서 가장 멀어져본 것은
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.La fois où je me suis le plus éloigné de chez moi, c'était au printemps 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Lần tôi đi ra khỏi nhà xa nhất là vào mùa xuân năm 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Lo más lejos que he estado de la puerta de mi casa fue en la primavera de 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Najdalej od drzwi mojego domu oddaliłem się wiosną 2004 roku.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Najdlje, kar sem kdajkoli šel od domačega praga, je bilo spomladi leta 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.O mais longe a que já cheguei da minha porta da frente foi na primavera de 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Zatiaľ najďalej od domu som sa dostal na jar roku 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Το πιο μακρινό μου ταξίδι, από το σπίτι μου, ήταν την άνοιξη του 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Дальше всего я выбрался из дома, весной 2004-го.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Найдалі я відійшов від дверей свого дому навесні 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Най-надалече от предната врата на дома си излязох през пролетта на 2004 г.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.הכי רחוק שאי-פעם הרחקתי מדלת ביתי
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.أبعد ما ذهبت إليه من باب منزلي
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.未だに 自分の正気を疑いますが
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.A v tu chvíli jsem se začala vzdalovat potřebě napodobovat fyzické lidství jako jediný estetický ideál.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.E a quel punto ho smesso di pensare alla replica del corpo umano come l'unico ideale estetico possibile.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.E nessa altura, comecei a afastar-me da necessidade de imitar a humanidade como o único ideal estético.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.Już wtedy zaczęłam dystansować się od potrzeby odtworzenia człowieczeństwa jako jedynego ideału estetycznego.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.그때부터, 인간적인 것만이 최고의 아름다움이라는 생각을 버리고 그것만을 흉내내려는 욕망을 버렸어요.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.Op dat moment begon ik mijn lichamelijkheid niet meer na te bootsen als het enige esthetische ideaal.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.Takrat, sem se začela premikati od potrebe kopirati človeka kot edini estetični ideal.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.Tässä kohtaa aloin siirtyä pois tarpeesta toistaa ihmismäisyyttä ainoana esteettisenä ideaalina.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.Vid den punkten började jag släppa behovet att kopiera mänsklighet som det enda estetiska idealet.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.Vtedy som sa začala vzdaľovať od potreby kopírovania ľudskosti ako jediného estetického ideálu.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.Y en este punto, comencé a alejarme de la necesidad de replicar lo humano como el único ideal estético.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.І тоді я почала відходити від потреби замінника людської подоби як єдиної естетичної потреби.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.Я постепенно перестала воспринимать форму человеческих ног как единственную эстетическую норму.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.ואפילו בנקודה זו, התחלתי להתרחק מהצורך לשכפל אנושיות כאידאל האסתטי היחיד.
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.حتى في ذاك الوقت, بدأت أبتعد عن الحاجة في تكرار الحس البشري كالبديل الإصطناعي الأمثل
O noktada, tek estetik amaç olarak insansılığı kopyalama ihtiyacından uzaklaşmaya başladım.解放されつつありました 「ガラスの脚」として親しまれた義足は
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.Choć pojechałem tam, aby oderwać się od biurka, to usiadłem i zacząłem nieprzerwanie pisać.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.저는 앉아서 글을 쓰기 시작했습니다. 쓰고, 또 썼습니다. 제 책상에서 벗어나기 위해 간 것인데도 말이죠.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.M-am așezat și am început să scriu. Și am tot scris chiar dacă mă dusesem acolo ca să scap de birou.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.Και κάθισα και άρχισα να γράφω, και έγραφα και έγραφα, αν και έιχα πάει εκεί για να ξεφύγω από το γραφείο μου.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.Седнах и започнах да пиша. Пишех, пишех... въпреки, че бях дошъл, за да се измъкна от бюрото ми.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.Я сел и начал писать, писать и ещё раз писать, хоть я и пришёл туда, чтобы тут же уехать.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.התישבתי והתחלתי לכתוב, ולכתוב, ולכתוב, אף על-פי שהגעתי לשם בדיוק כדי להתרחק משולחן הכתיבה שלי.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.جلست، وبدأت اكتب، واكتب، واكتب، مع أني قد ذهبت هناك لأهرب بعيداً عن مكتبي.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.仕事場から離れるために- ここを訪れたのに 書き始めると止まりませんでした 机から立ち上がった時には 4時間が過ぎていて
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Apenas se afastam.
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Bạn chỉ việc tránh xa chỗ đó.
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu. Daha bir dikkatlisiniz, daha tetiktesiniz.Semplicemente ti sposti, fai più attenzione e sei più vigile.
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Doar mergi mai departe.
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Jatkat vain matkaasi.
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Je hoefde alleen weg te rennen.
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Len sa vzdialite.
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Man flytter sig.
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Po prostu oddalasz się.
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Sie gehen einfach weiter.
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Továbbáll.
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Vous vous êtes juste éloigné.
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Απλώς απομακρύνεστε.
Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Вы просто ушли оттуда.