uzak durmak ile cümle

uzak durmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İlk randevuda, hassas konulardan uzak durmak en iyisidir.On a first date, it's best to steer clear of touchy subjects.
Uluslararası tartışmalardan uzak durmak istediler.They wanted to stay out of international conflicts.
O adamdan uzak durmak istiyorsun.You want to stay away from that guy.
Ben buradan uzak durmak zorundaydım.I had to get away from here.
Onlardan uzak durmak zorundasın.You have to stay away from them.
Ondan uzak durmak zorundasın.You have to stay away from him.
Onlardan uzak durmak zorundaydım.I had to get away from them.
Ondan uzak durmak zorundaydım.I had to get away from him.
Tom'tan uzak durmak en iyisi.It's best to stay away from Tom.
Tom benden uzak durmak için sabırsızlanıyor gibi görünüyor.Tom seems like he can't wait to get away from me.
Her şeyden uzak durmak istiyor.He wants to avoid everything.
Uzak durmak istediğim şey buydu.This is what I wanted to avoid.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.We do not want to take anything away from them.
Yani semptomları tetikleyen her şeyden uzak durmak zorundaydım.So I had to avoid everything that triggered my symptoms.
Yıllarca ilaçlara direndim ve onlardan uzak durmak için çok çaba sarf ettim.For years, I had resisted medication, making many, many efforts to get off.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Well, trying to stay out of trouble was a little unavoidable.
Ayrıca bu pozitif iyonlar birbirinden mümkün olduğunca uzak durmak istiyorlar -These positive ions want to get really as far away from each other as possible.
"Sen biraz daha uzak durmak istiyorum," dedim."You want to stand a bit farther away from it," I said.
Ben, ben bir teleskop ile şey göremiyorum şimdiye kadar ondan uzak durmak istiyorum! "I want to stand so far away from it that I can't see the thing with a telescope!"
Ganimetlerimle bir saat geçirdikten sonra... ...benden uzak durmak için ellerinden geleni yaparlar.An hour with my trophies... and they usually do their best to keep away from me.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü.It is human nature to look away from illness.
Ancak taze bağımsız ülke, IOC kriterlerini karşılayana dek Olimpiyatlardan uzak durmak zorunda.Until it meets IOC criteria, though, the fledgling state will have to sit out the Games.
Bu dönemdeki hikâye, geleneğin etkisiyle gerçekliğe, günlük yaşama uzak durmaktadır.The story in this period stays away from reality and daily life with the influence of tradition.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Er beschließt, ihr fernzubleiben.
Caner, Pelin’e kötü davranmaktadır, ondan uzak durmak istemektedir.Jean-Paul gefällt es in der Lüders-Klinik so gut, dass er sie nicht mehr verlassen möchte.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Elle préfère donc s'en écarter.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Nosotros decidimos mantenernos lejos de él.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.И все не прочь оставить их себе.
Sarhoş edici maddelerden uzak durmak.Пристрастны к выпивке.
İblis’ten ve tüm kötülerden uzak durmak.Alle IJslanders spreken elkaar met þú (jij) aan.
Bu ikiliden uzak durmak için her şeyi yapmaya hazırdır.Besloten wordt om de tweeling uit elkaar te halen.
Bu dönemdeki hikâye, geleneğin etkisiyle gerçekliğe, günlük yaşama uzak durmaktadır.Na odwrót, przeraża ona swoją zwykłością, codziennością.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Już dosyć, Proszę mnie stąd zabrać.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Hon vill att de skall resa bort.
Anafilaksiden korunmak için tavsiye edilen yöntem, geçmişte reaksiyona sebep olan koşullardan uzak durmaktır.Den rekommenderade sättet att förebygga anafylaxi är att undvika det som föranledde reaktionen.
Anafilaksiden korunmak için tavsiye edilen yöntem, geçmişte reaksiyona sebep olan koşullardan uzak durmaktır.Calea recomandată pentru a preveni anafilaxia este de a evita ceea ce a cauzat reacția în trecut.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Ba e chiar preferabil să le ții la distanță.
Yönetmen elden geldiğince kurgudan uzak durmak için uzun kaydırmalara yönelir.Célja, hogy nekifutásból elrugaszkodva a lehető legtávolabbra ugorjon a távolugró.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.A tied pedig az, hogy elkotródj az utamból.
Bu ikiliden uzak durmak için her şeyi yapmaya hazırdır.Hun gør alt for at splitte de to .
İblis’ten ve tüm kötülerden uzak durmak.アイオロスと戦うが無限破砕により敗れる。
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.다만 삼가서 지키나가기를 바란다.
Anafilaksiden korunmak için tavsiye edilen yöntem, geçmişte reaksiyona sebep olan koşullardan uzak durmaktır.Preporučeni način za sprječavanje anafilaksije izbjegavanje je onog što je izazvalo reakciju u prošlosti.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Nii et jäägu need nüüd kõrvale.
Ayrıca bu pozitif iyonlar birbirinden mümkün olduğunca uzak durmak istiyorlarEsses íons positivos querem ficar o mais longe possível dos outros íons positivos.
Ayrıca bu pozitif iyonlar birbirinden mümkün olduğunca uzak durmak istiyorlar -Estos iones positivos desean obtener realmente tan lejos de entre sí como sea posible.
Ayrıca bu pozitif iyonlar birbirinden mümkün olduğunca uzak durmak istiyorlar -Ion-ion positif ingin benar-benar sejauh mungkin dari sama lain mungkin.
Ayrıca bu pozitif iyonlar birbirinden mümkün olduğunca uzak durmak istiyorlar -Te jony chcą być tak daleko od siebie, jak to tylko możliwe.
Ayrıca bu pozitif iyonlar birbirinden mümkün olduğunca uzak durmak istiyorlarTyto kladné ionty se od sebe chtějí dostat daleko.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Att hålla sig undan problem var inte möjligt.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Be', era un po' difficile cercare di stare fuori dei guai.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Bem, evitar problemas era obrigatório.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Bon, essayer de rester en dehors des problèmes était un peu inévitable
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Hoewel, uit de problemen blijven was bijna onmogelijk.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.글쎄요, 문제를 피하려고 노력하는 것도 때론 불가피했습니다.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Namun mencoba menjauhi masalah kadang sulit dihindari.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Nu era deloc ușor să te ții departe de necazuri.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Nun, der Versuch, sich aus Problemen herauszuhalten, war ziemlich unvermeidbar.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Ồ, quyết tâm đứng ngoài lề những chuyện rắc rối là một điều khó mà tránh được.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Popravdě, vyhnout se problémům nebylo zas tak snadné.

İlgili Sayfalar