Ana içeriğe geç
Sözlük

uz ile cümle

uz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Şimdi neredeyse babası kadar uzun.He is now almost as tall as his father.
O, daha fazlası için elini uzattı.He held out his hand for more.
Daha olgun görünmek için sakal uzattı.He grew a beard to look more mature.
O daha iyi bir yaşam aramak üzere Brezilya'ya göç etti.He immigrated to Brazil in search of a better life.
O, elmaya uzandı.He reached for the apple.
O bir sorun üzerinde konuşmak için bütün yolu benimle birlikte geldi.He came all the way to talk over a problem with me.
O, elini uzattı.He held out his hand.
Ona doktor tarafından içki içmekten uzak durması söylendi.He was told to abstain from drinking by the doctor.
O bir hafta boyunca okuldan uzak kaldı.He stayed away from school for a week.
Bütün gün yatakta uzanmaktan başka bir şey yapmadı.He did nothing but lie in bed all day.
Bütün gece uyumadan uzandı.He lay awake all night.
O en uzun boylu çocuktur.He is the tallest boy.
O en uzun boylu oğlandır.He is the tallest boy.
O, sağ kolunu uzattı.He extended his right arm.
Uzayda yüzen ilk insandı.He was the first man to float in space.
O, egzersizin önemi üzerine vurgu yaptı.He put emphasis on the importance of the exercise.
Geri dönmemek üzere buradan ayrılacak.He will leave here for good.
İngilizcede 100 üzerinden 90 puan aldı.He got 90 marks out of 100 in English.
İngilizcesi üzerinde çalışıyor.He's working at his English.
O, konuşmasında eğitimin önemi üzerinde durdu.In his speech he dwelt on the importance of education.
O, çok uzaklardan geldi.He came from far away.
O uzağa gitti.He went far away.
Uzak bölgeleri keşfetmekten hoşlanır.He enjoys exploring remote areas.
Onun biri uzun ve diğeri kısa iki kurşunkalemi vardır.He has two pencils; one is long and the other short.
Bir şeye uzun süre bağlı kalamaz.He can't stick to anything very long.
Bir şeye asla uzun süre bağlı kalmaz.He never sticks to anything very long.
O birçok kez bize doğru baktı ve uzaklaştı.He looked back at us many times and walked away.
O, yaz aylarında uzun bir yürüyüş için dışarı çıkardı.He would go to out for a long walk in summer.
O, üzerine ev inşa etmek amacıyla arsayı aldı.He bought the land for the purpose of building a house on it.
O, dönmemek üzere, yurt dışına gitti.He went abroad, never to return.
Okula iki adım uzaklıkta yaşıyor.He lives within a stone's throw of the school.
Okula iki adım uzaklıkta oturuyor.He lives within a stone's throw of the school.
Rahat bir pozisyonda uzandı.He lay down in a comfortable position.
O mükemmel olmaktan uzaktır.He is far from perfect.
Gözlüğünün üzerinden ona baktı.He looked at her over his glasses.
O, evini kaya üzerine inşa etti.He built his house on rock.
O, masanın üstündeki İngilizce-Japonca sözlüğe uzandı.He reached for an English-Japanese dictionary on the desk.
Uzun bir yokluktan sonra okula geldi.He came to school after a long absence.
O, uzakta tatildedir.He is away on holiday.
O, tatildeyken sakal uzattı.He grew a beard while he was on holiday.
Geçen yıl o uzun saça sahipti.He had long hair last year.
O güçten uzaktı.He was far from robust.
Uzun bir öğretmenlik kariyerine sahip.He has had a long teaching career.
O, sizin kadar uzun değildir.He is not so tall as you.
O senden çok daha uzun.He's much taller than you.
O, senden biraz daha uzundur.He's a little taller than you are.
O, ekonomide uzmandır.He is an expert in economics.
O, ekonomi uzmanıdır.He is an expert in economics.
O, fakir olmaktan çok uzak, aslında çok parası var.He is far from poor, in fact he has a lot of money.
O karar vermek için uzun bir zaman ayırdığından dolayı bir üne sahiptir.He has a reputation for taking a long time to make up his mind.
O, neye karar verildiğini uzun uzadıya açıkladı.He explained at length what had been decided.
Omzunun üzerinden arkasına baktı.He looked back over his shoulder.
Doğduğu yerden uzakta yaşıyor.He lives far away from his hometown.
O geri dönmemek üzere evden ayrıldı.He left home never to return.
O, trafik sinyalinin üzerindeki küçük kamerayı fark etmedi.He didn't notice the small video camera above the traffic signal.
O bıyık uzatıyor.He grows a mustache.
Hong Kong üzerinden eve döndü.He returned home by way of Hong Kong.
Onun uzun bir burnu vardır.He has a long nose.
Uzun süredir burada bulunmadı.He hasn't been here long.
O, bu yıl üç santimetre uzadı.He has grown three centimeters this year.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod