uyuyordu ile cümle
uyuyordu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Gayet kullanışlıydı, iyi test edilmişti ve savaş stilimize uyuyordu.Era útil, estaba bien probado y se adaptaba a nuestro estilo de combate.
Gayet kullanışlıydı, iyi test edilmişti ve savaş stilimize uyuyordu.Sie war handlich, gut getestet und passte zu unserem Gefechtsstil.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.A aj, bouře veliká stala se jest na moři, takže vlny přikrývaly lodí. On pak spal.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.A hľa, veliká búrka povstala na mori, takže vlny prikrývaly loď, a on spal.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.A oto się wzruszenie wielkie stało na morzu, tak iż się łódź wałami okrywała; a on spał.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Ed ecco scatenarsi nel mare una tempesta così violenta che la barca era ricoperta dalle onde; ed egli dormiva
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.És ímé nagy háborgás lõn a tengeren, annyira, hogy a hajót elborítják vala a hullámok; õ pedig aluszik vala.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.In glej, velik vihar nastane na morju, tolik, da zagrinjajo valovi ladjo: on pa je spal.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Ja katso, järvellä nousi kova myrsky, niin että venhe peittyi aaltoihin; mutta hän nukkui.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.바다에 큰 놀이 일어나 물결이 배에 덮이게 되었으되 예수는 주무시는지라
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Och se, då uppstod en häftig storm på sjön, så att vågorna slogo över båten; men han låg och sov.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Og se, det blev en stærk Storm på Søen, så at Skibet skjultes af Bølgerne; men han sov.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Og se, det blev en stor storm på sjøen, så at båten skjultes av bølgene; men han sov.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Thình lình biển nổi bão lớn, đến nỗi sóng dậy phủ thuyền; nhưng Ngài đương ngủ.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Thình_lình biển nổi bão lớn , đến_nỗi sóng dậy phủ thuyền ; nhưng Ngài đương ngủ .
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Y de repente se levantó una tempestad tan grande en el mar que las olas cubrían la barca, pero él dormía
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Και ιδου, τρικυμια μεγαλη εγεινεν εν τη θαλασση, ωστε το πλοιον εσκεπαζετο υπο των κυματων αυτος δε εκοιματο.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Аж ось схопилась велика хуртовина на морі, така що филя заливала човна; Він же спав.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.И вот, сделалось великое волнение на море, так что лодка покрывалась волнами; а Он спал.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.И, ето, голяма буря се подигна на езерото, до толкова щото вълните покриваха ладията; а Той спеше.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.והנה סער גדול היה בים ותכסה האניה בגלים והוא ישן׃
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.واذ اضطراب عظيم قد حدث في البحر حتى غطت الامواج السفينة. وكان هو نائما.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.海 裡 忽 然 起 了 暴 風 、 甚 至 船 被 波 浪 掩 蓋 . 耶 穌 卻 睡 著 了
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.海 裡 忽然 起 了 暴風 、 甚至 船 被 波浪 掩 蓋.耶穌卻 睡 著 了
Kendi yazısıyla, bu adam ya uyuyordu,După propriile sale cuvinte, acest om a fost fie adormit,
Kendi yazısıyla, bu adam ya uyuyordu,그가 쓴 글을 가지고, 이 남자는
Kendi yazısıyla, bu adam ya uyuyordu,לפי מה שהוא כתב, האיש הזה או ישן,
Kendi yazısıyla, bu adam ya uyuyordu,من كتاباته، هذا الرجل كان إما نائما،
Kendi yazısıyla, bu adam ya uyuyordu,ミーティングでうたた寝をしているか スーツケースから-
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Az utolsó pillantás csiszolt alatt az anya aki most teljesen alszik.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Bucatica ultima sa periat asupra mamei care era acum complet adormit.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Cái nhìn thoáng qua cuối cùng của ông chải mẹ bây giờ hoàn toàn ngủ.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Hänen viimeinen vilkaisu sivuutetaan äidin joka oli nyt täysin unessa.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Hans sidste glimt børstet over moderen der var nu helt i søvn.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Hans sista glimt borstat över moderns som nu var helt sovande.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Il suo ultimo sguardo sfiorava la madre che ora era completamente addormentato.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Jego ostatnie spojrzenie szczotkowanego nad matką , który był teraz całkowicie uśpiony.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Jeho poslední pohled kartáčovaný nad matkou , který byl nyní kompletně spící.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Jeho posledný pohľad kartáčovaný nad matkou , Ktorý bol teraz kompletne spiace.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Nichts hatte sich verändert. Nur die Schwester war aufgestanden.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Njegov zadnji pogled je oplazila mati ki je bil zdaj povsem zaspal.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Sein letzter Blick streifte über die Mutter Wer war nun völlig eingeschlafen.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Sekilas terakhir disikat atas ibu yang sekarang benar-benar tertidur.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Seu último vislumbre escovado sobre a mãe que agora estava completamente adormecido.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Son dernier regard brossé sur la mère qui était maintenant complètement endormi.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Su última mirada rozó la madre que ya estaba completamente dormido.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Zijn laatste glimp geborsteld over de moeder die was nu volledig in slaap.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Τελευταία αναλαμπή του ξεχνιέται σιγά σιγά η μητέρα ο οποίος ήταν τώρα εντελώς κοιμάται.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Его последний проблеск щеткой над матерью который в настоящее время полностью спала.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Його останній проблиск щіткою над матір'ю який в даний час повністю спала.
Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.Последният му поглед мажат с майката който сега е напълно заспал.
O sırada derste uyuyordunuz.Aludtak az alatt az óra alatt.
O sırada derste uyuyordunuz.Aţi dormit la acel curs.
O sırada derste uyuyordunuz.Bạn thường ngủ suốt lớp triết học đó.
O sırada derste uyuyordunuz.Je lag te slapen tijdens die les.
O sırada derste uyuyordunuz.여러분은 그 수업에 잠을 자고 있었죠.
O sırada derste uyuyordunuz.Mungkin Anda tertidur di kelas saat guru Anda menerangkan hal ini.
O sırada derste uyuyordunuz.Przespaliście te zajęcia.
O sırada derste uyuyordunuz.Se durmieron durante esa clase.
O sırada derste uyuyordunuz.Sie haben in dieser Schulstunde geschlafen.
İlgili Sayfalar