uyuyordu ile cümle
uyuyordu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Człowiek spał, ale słyszał słowa chleb, świątynia, Bóg i się przebudził.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.De man sliep half maar hoorde de woorden brood, tempel, God en hij werd wakker.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Der Mann war also eingeschlafen, aber als er die Worte Brot, Tempel und Gott hörte, wachte er auf.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.El hombre estaba dormido, pero escuchó las palabras pan, templo, Dios, y despertó. Dijo:
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.부자는 말씀 중에 빵과 회당, 하느님만을 듣고 졸다 깼습니다.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.L'homme était endormi, mais il entendit les mots de pain, temple, Dieu, et il se réveilla.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.L'uomo stava dormendo, ma sentì le parole pane, tempio, Dio e si svegliò.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Mannen sov, men han hörde orden bröd, tempel, Gud, och han vaknade.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Người đàn ông ngủ, nhưng ông ta nghe những từ bánh mì, đền thờ, Thượng Đế, và ông ta tỉnh dậy.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.O homem estava a dormir, mas ouviu as palavras — pão - templo - Deus — acordou e disse:
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Omul dormea, dar a auzit cuvintele paine, templu, Dumnezeu si s-a trezit.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Pria itu tertidur, tapi ia mendengar kata-kata 'roti', 'rumah ibadah', 'Tuhan', dan ia pun terbangun.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Ο άντρας είχε αποκοιμηθεί, αλλά μόλις άκουσε τις λέξεις ψωμί, ναός, και Θεός ξύπνησε.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Мужчина спал, но проснулся, услышав слова хлеб, храм, Бог.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Човекът бил заспал, но чул думите хляб, храм, Бог и се събудил.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Чоловік спав, але почувши слова "хліб", "храм", "Бог", він прокинувся.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.האיש ישן, אבל הוא שמע את המילים לחם, בית מקדש, אלוהים, והוא התעורר.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.ولكن الرجل سمع الكلمات , الخبر , المعبد , الله ثم استيقظ
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.そして言いました「神はパンを望んでおられる。わかったぞ!神が望んでおられるものが!」
Ancak temel teknoloji ve eskiden kullandığımız her şey tank içeriğiyle de uyuyordu.그러나 기본 기술과 직원들의 작업이 비슷해서 전차 작업을 하기에 안성맞춤이었습니다
Ancak temel teknoloji ve eskiden kullandığımız her şey tank içeriğiyle de uyuyordu.Nicméně technologie a všechno, co jsme kdysi používali, fungovalo perfektně i pro tanky.
Ancak temel teknoloji ve eskiden kullandığımız her şey tank içeriğiyle de uyuyordu.Niemniej podstawowa technologia oraz doświadczenie z poprzednich gier sprawdziły się doskonale przy czołgach.
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!Aku sedang tidur, sangatlah kekanak-kanakan.
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!Dormeam, ce copilaresc.
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!Em đang ngủ, thật là trẻ con mà
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!Ich habe geschlafen,wie kindisch.
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!Ik sliep, wat kinderachtig.
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!JAg sov, så barnsligt.
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!Pendant que je dormais. Comme c'est puéril !
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!Spałam. Jakie to dziecinne.
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!Spala sem, kako otročje.
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!Stavo domendo, che immaturo.
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!Κοιμόμουν, πόσο παιδιάστικο.
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!Я спала. Как по-детски.
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!لقد كنت نائمه يالها من صبيانيه
Ben de uyuyordum, ne kadar çocukça ama!それなのに、すましちゃってさっ
Ben ve hızlı uyuyordu gibi.But怖がって、マスターはどのような卑劣な"、彼の死んだ耳の中で彼に来て、金切り声
Ben ve hızlı uyuyordu gibi.내가 찍은, 빠른 자고 있었어 것처럼.
Ben ve hızlı uyuyordu gibi.כמו שלקחתי את זה, היה שקוע בשינה עמוקה.
Ben ve hızlı uyuyordu gibi.ولقد أخذت به ، وكان يغط في نومه.
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.In zgodi se v tistem času, ko je Eli ležal na svojem mestu – oči njegove pa so bile že slabotne, da ni videl –
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.엘리의 눈이 점점 어두워 가서 잘 보지 못하는 그 때에 그가 자기 처소에 누웠고
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Pada suatu malam, Eli yang sudah sangat tua dan hampir buta itu, sedang tidur di kamarnya
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Så var det en dag mens Eli lå i sitt rum - hans øine hadde begynt å bli sløve, så han ikke kunde se,
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Stalo se pak jednoho dne, když Elí ležel na místě svém, (a již byl počal scházeti na oči, a nemohl viděti),
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Vả , bấy_giờ Hê-li khởi làng mắt , chẳng thấy rõ . Có ngày_kia , người đương nằm tại_chỗ mình quen nằm ,
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Vả, bấy giờ Hê-li khởi làng mắt, chẳng thấy rõ. Có ngày kia, người đương nằm tại chỗ mình quen nằm,
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.И было в то время, когда Илий лежал на своем месте, – глаза же его начали смежаться, и он не мог видеть, –
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.И в онова време, когато Илий лежеше на мястото си, (а очите бяха почнали да ослабват та не можеше да вижда),
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.ויהי ביום ההוא ועלי שכב במקמו ועינו החלו כהות לא יוכל לראות׃
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.وكان في ذلك الزمان اذ كان عالي مضطجعا في مكانه وعيناه ابتدأتا تضعفان. لم يقدر ان يبصر.
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.一 日 以 利 睡 臥 在 自 己 的 地 方 . 他 眼 目 昏 花 、 看 不 分 明
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.一 日 以利 睡臥 在 自己 的 地方 . 他 眼目 昏花 、 看 不 分明
Evde herkes uyuyordu sonra birden, kocaman bir "buum!" sesi duyduk.> Wir schliefen alle und plötzlich hörten wir einen großen Knall.
Evde herkes uyuyordu sonra birden, kocaman bir "buum!" sesi duyduk.모두 우리 집에서 자 고 했다 고 갑자기, 우리들은 큰 붐.
Evde herkes uyuyordu sonra birden, kocaman bir "buum!" sesi duyduk.Rue cent vingt-cinquième et Seventh Avenue est
Evde herkes uyuyordu sonra birden, kocaman bir "buum!" sesi duyduk.Όλοι κοιμόντουσαν στο σπίτι όταν ξαφνικά ακούσαμε ένα μεγάλο μπουμ.
Evde herkes uyuyordu sonra birden, kocaman bir "buum!" sesi duyduk.الجميع كانوا نيام في منزلنا وفجأة، سمعنا صوت بووووم كبير.
Gayet kullanışlıydı, iyi test edilmişti ve savaş stilimize uyuyordu.Bylo šikovné, dobře otestované a hodilo se k našemu způsobu boje.
Gayet kullanışlıydı, iyi test edilmişti ve savaş stilimize uyuyordu.Elles étaient pratiques, équilibrées et correspondaient bien à notre style de combat.
İlgili Sayfalar