Renksiz yeşil fikirler öfkeli bir şekilde uyur.Kleurloze groene ideeën slapen woedend.
Çok fazla uyur.Bardzo często śpi.
Neredeyse her zaman uyur.Cały czas śpi.
Hutter uyur.Licho jednak nie śpi.
Vücut ihtiyaçlarını karşılamazlar (örneğin; çok az uyurlar.)Przebudzą się bez czucia, jak bez czucia spali (...)
Suda yemek yer, ürer ve uyur.W wodzie je, śpi i rozmnaża się.
Ne zaman bebek bakıcılığı yapsa uyur.W trakcie podroży dziewczynka postanawia się zdrzemnąć.
Ormanda geceyi geçirmek için bir mağara bulurlar ve orada uyurlar.Ukrywają się w jaskini i tam spędzają noc.
Klibin sonunda da Amy uyurken gösteriliyor.Nagle za Soniciem zjawia się Amy.
Hepimizin içinde bir polis uyur.Jeden z nich nawet leży, jeszcze śpiąc.
Uyurken bile konuşmaları dinleyebilme yeteneği vardır.Swoim stylem bycia potrafi denerwować nawet gdy śpi.
Binturong, gececil bir hayvandır ve dallarda uyur.Fenek jest zwierzęciem nocnym, sypia w podziemnych norach.
Genelde evin tavanına yapışarak uyur.Przeważnie siedzi w swoim pokoju na piętrze.
Yarasalar baş aşağı tutunarak uyurlar.Annars sover de med huvudet neråt.
Pencereleri açık uyur.Fönsteröppningarna är spetsbågiga.
Brooke'u campda mouth diye çağırırlarmış çünkü ağzı açık uyurmuş.Brookes smeknamn när hon var på läger var 'Mouth' eftersom hon alltid sov med öppen mun.
Bu pozisyonda uyur, yer, çiftleşir ve hatta doğururlar.I denna position äter och sover de och även parning och födelse sker hängande.
Jin uykuya dalıp rüya gördüğünde Ran uyurgezer bir şekilde uyanır.Amon fruktar att denna sovande gen skall vakna.
Doğal uyurgezer olma.Ej att förväxla med Naturlig religion.
Kimi zaman uyurgezerlikle bağlantılır.Ibland är attackerna förenade med sömngång.
Nasıl uyursun sen?” dedi, “Kalk, tanrına yalvar, belki halimizi görür de yok olmayız.”А друга жидувка каже: «Не радуйтеся нашуй біді, бо нами причинять, а вами замісять».
Neredeyse her zaman uyur.Майже завжди спить просто неба.
Kral akbabalar sosyal ve sokulgan olmasalar da çiftler halinde yaşarlar ve geceleri topluca uyurlar.Хоч королівські грифи і не є соціальними тваринами, вони живуть парами і сплять ночами в групах.
Doğal uyurgezer olma.Не годуйся нічим противним природі людини.
Rocco ve Leonere ona bir mezar kazmak için gelirler ve onu uyur bulurlar.Рокко і Леонора спускаються в підземелля, щоб вирити приреченому могилу.
Hutter uyur.Хоменко йде спати.
Atlar gibi zebralar da ayakta uyurlar.У старості коні, як і люди, сивіють.
Onları uyurken bulur.Їх він читає перед сном.
Evine döndüğünde kız kardeşiyle iki erkek kardeşini hala mışıl mışıl uyurken buldu.Прийшли за ним, коли він і брат мій ще спали.
Pencereleri açık uyur.На вікні свіча догасала.
Hepimizin içinde bir polis uyur.Велика частина населення спивається.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.У сплячку кроти не впадають.
Genellikle derslerde uyur.Через це іноді він спить на лекціях.
Uyurken zevcesi onun ellerini boynuna doğru bağladı.Він відчув, що жіночі руки лягли йому на плечі.
Sen Uyurken 1995 Amerika Birleşik Devletleri yapımı romantik komedi filmi.«While You Were Sleeping») — американська романтична комедія 1995 року.
Meazza, yatakta uyurken bulunmuştu.(Любовно-жартівлива) Ой та спився козак, спився.
Gümüş sörf tahtasında uyur.Впадає у Серебрянське водосховище.
Helen'in yanından ayrılır, ama o uyurken geri dönerek güya rüya gibi ona görünır.Голо забирає її із собою, вона іде за ним наче уві сні.
Genellikle bu odada uyuruz.Ми зазвичай спимо у цій кімнаті.
Tom çıplak uyur.Том спить голий.
Ben uyurken her zaman pencereyi açık bırakırım.Я завжди залишаю вікно відчиненим, коли сплю.
Ben uyurken her zaman pencereyi açık bırakırım.Лягаючи спати, я обов'язково залишаю вікно відчиненим.
Mary çok uyur.Мері багато спить.
Tom burada uyur.Том спить ось тут.
Tom burada uyur.Том спить тут.
Kur'an'ın Kehf Suresinde geçen Ashab-ı Kehf (Yedi Uyurlar)ın kaldığı mağaranın Tarsus'ta olduğuna inanılır.V mešitě dále nalezneme Kursí, tj. podnožku na níž je umístěn Korán.
Hepimizin içinde bir polis uyur.Všichni v domě už spí.
Genellikle derslerde uyur.Často ve škole spí.
Pencereleri açık uyur.Okna dveří se spouštějí klikou.
Çok fazla uyur.SPŠE V Úžlabině.
Argos uyurken bile birkaç gözü açık kaldığından, her şeyi görür.Když se Douglasi podívá do očí, vidí v nich něco víc.
Kısa bir süre sonra da ailesini gece uyurlarken öldürdü.Své milence po strávené noci k ránu zabíjela.
Doğal uyurgezer olma.Nepoužívejte klasické mýdlo.
Hasta olduklarında bile, sert karyolalarda, yastıksız uyur, sabahları soğuk banyolar yaparlardı.Byli hladoví, nemocní, v otrhaných uniformách se třásli zimou.
Türlerin hiçbiri yuva inşa etmez; dalların üstünde uyurlar.Neměli klášter ani jiný příbytek a během svých cest spávali ve stodolách a na sýpkách.
Günde ortalama 3 ilâ 4 saat arası uyurlar.Elefanții au în medie 3-4 ore de somn pe zi.
Tipik olarak bir gün boyunca aynı ağaçta uyur ve beslenir.De obicei, mănâncă și dorm în același copac, probabil pentru o zi întreagă.
Vücut ihtiyaçlarını karşılamazlar (örneğin; çok az uyurlar.)Nu-i isovea trupul nici un fel de trudă (...)
Çok fazla uyur.Somnorosul doarme cel mai mult.
Bir ayı ne kadar süre uyur?Cât timp doarme un urs?