Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana.Na Hospodina volám svojím hlasom, a ozve sa mi s vrchu svojej svätosti. Sélah.
Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana.Tôi nằm xuống mà ngủ; Tôi tỉnh thức, vì Ðức Giê-hô-va nâng đỡ tôi.
Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana.Tôi nằm_xuống mà ngủ ; Tôi tỉnh thức , vì Ðức_Giê - hô-va nâng_đỡ tôi .
Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana.Yo me acosté y dormí. Desperté, porque Jehovah me sostuvo
Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana.Εγω επλαγιασα και εκοιμηθην εξηγερθην διοτι ο Κυριος με υποστηριζει.
Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana.И аз легнах и спах; Станах; защото Господ ме поддържа.
Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana.אני שכבתי ואישנה הקיצותי כי יהוה יסמכני׃
Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana.انا اضطجعت ونمت. استيقظت لان الرب يعضدني.
Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana.我 躺 下 睡 覺 . 我 醒 著 . 耶 和 華 都 保 佑 我
Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana.我 躺下 睡覺 . 我 醒著 . 耶和華 都 保佑 我
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.A földön esznek, a a földön alszanak és a földön dolgoznak.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Anda makan di lantai, Anda tidur di lantai, Anda bekerja di lantai
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Bạn ăn trên sàn nhà, ngủ trên sàn, làm việc trên sàn.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Comemos no chão, dormimos no chão, trabalhamos no chão.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Je eet, slaapt en werkt op de vloer.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Jemy, śpimy i pracujemy na podłodze.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Jíte na podlaze, spíte na podlaze, pracujete na podlaze.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.바닥에 먹고 바닥에서 자고 바닥에서 작업하죠
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Mănânci pe podea, dormi pe podea, lucrezi pe podea.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Man isst auf dem Boden, schläft auf dem Boden, arbeitet auf dem Boden.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Man spiser gulvet, man sover på gulvet, man arbejder på gulvet.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Se come en el piso, se duerme en el piso, se trabaja en el piso. No hay contratos, no hay contratos escritos.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Si mangia sul pavimento, si dorme sul pavimento, si lavora sul pavimento.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Syömme lattialla, nukumme lattialla, työskentelemme lattialla.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Vous mangez par terre, vous dormez par terre, vous travaillez par terre.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Τρως στο πάτωμα, κοιμάσαι στο πάτωμα, εργάζεσαι στο πάτωμα.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Ви споживаєте їжу на землі, ви спите на землі, ви працюєте на землі.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Ты ешь на полу, ты спишь на полу, ты работаешь на полу.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.Ядеш, спиш и работиш на земята.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.אתה חי, ישן, אוכל ועובד - על הרצפה.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.تأكل على الأرض وتنام على الأرض وتعمل على الأرض
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.契約書はありません
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.食飯、瞓覺同工作都喺地下
Yine, "renksiz yeşil fikirler uyurlar kızgınca" cümlesini, bu noktayı açıklamak için kullanabiliriz.다시 아까 문장으로 되돌아와, "colorless green ideas sleep
Yoksa ben uyurken bir suikastçı ya da kılıç ustası mı göndereceksin?Ne me dites pas... Essayer de me menacer ou de me faire chanter pendant que je dors ?
Yoksa ben uyurken bir suikastçı ya da kılıç ustası mı göndereceksin?Van még mit tenned? Csak nem akarsz egy bérgyilkost küldeni míg alszom?
Yoksa ben uyurken bir suikastçı ya da kılıç ustası mı göndereceksin?Μήπως σκοπεύεις να στείλεις έναν εκτελεστή ή έναν μαχαιροβγάλτη ενώ κοιμάμαι;
Yoksa ben uyurken bir suikastçı ya da kılıç ustası mı göndereceksin?هل سترسل قاتلا او سيافا ليقتلني اثناء نومي؟
Yükselme ve alçalma. Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.Lên và xuống - và tôi thấy hạnh phúc khi nhìn chúng ngủ.
Yunus'un başının hemen üzerinden; tüm bu azgın kargaşa, Jonah onun çirkin uyku uyur.바로 요나의 머리 위에,이 성난 소란에, 조나 그의 끔찍한 잠을 자고.
Yunus'un başının hemen üzerinden; tüm bu azgın kargaşa, Jonah onun çirkin uyku uyur.lige over Jonas 'hoved, i alt dette rasende tumult, sover Jonah hans hæslige søvn.
Yunus'un başının hemen üzerinden; tüm bu azgın kargaşa, Jonah onun çirkin uyku uyur.בדיוק מעל לראשו של יונה; בתוך כל המהומה משתוללת, יונה ישן שינה מחריד שלו.
Yunus'un başının hemen üzerinden; tüm bu azgın kargaşa, Jonah onun çirkin uyku uyur.الحق فوق رأس يونان ، وفي كل هذه الفتنة المشتعلة ، جونا ينام نومه البشعة.
Yunus'un başının hemen üzerinden; tüm bu azgın kargaşa, Jonah onun çirkin uyku uyur.彼は、黒の空と荒れ狂う海を見ることはありません製糸の木材ではなく感じている、と少し聞こえます