(1993), Uyur İdik Uyardılar.(2007年) クレヨンしんちゃん 爆睡!
Her zaman uyur, maç esnasında bile .寝るときも遊ぶときもいつもいっしょ。
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.わらわはあのベッドでなければ寝れんのじゃ。
Kısa bir süre sonra da ailesini gece uyurlarken öldürdü.このため娘たちは初夜の晩に眠っている夫を殺した。
Yedi Uyurlar yıllarca burada kalır.7年間寝たきり生活をしている。
Neredeyse her zaman uyur.普段はほとんど寝ている。
Hutter uyur.エムリットが眠っている。
Hepimizin içinde bir polis uyur.箱の中では誰かが眠り続けているという。
Çok fazla uyur.よく寝ている。
Eve döner ve uyur.そして早く家に帰って眠ろうじゃないか。
Kuklacı ve Uyurgezer denilen seri katilleri adalete teslim eder.眠狂四郎円月殺法 眠狂四郎無頼控 など。
Sabahları 05.00'de güne başlayıp öğlenleri 2 saat uyurlar.午前5時に開始し、2日後の午後5時に終了する。
Kulübesinin üzerinde uyur, asla içinde değil.草の上に座ったり、寝転んだりしない。
Bir akşam uyurum, bir sabah kalkarım ki bir roman gelmiş, yukarıdan bana yollanmış.ある朝起きると、自分の裏のジブンがそこにいて....。
O gece Alex uyurken, Wyatt battaniyeyi yatağından çeker ve onu havaya uçurur.在那天晚上,当亚历克斯因吃了安眠药睡着的时候,怀亚特让毯子从床上飞起来并将她悬浮在半空中。
Genellikle derslerde uyur.在課堂上常常睡覺。
Ancak kısa aralıklarla (ve gözleri açık olarak) uyurlar.以那众少而坚,疑大军将至,解围夜去。
Neredeyse her zaman uyur.大部分時間都在睡覺。
Nasıl uyursun sen?” dedi, “Kalk, tanrına yalvar, belki halimizi görür de yok olmayız.””司馬昭說:“你忘記我前些時候說過甚麼了嗎?怎能能不用去呢?話雖如此,我們所說的也不可傳出去。
Günde ortalama 3 ilâ 4 saat arası uyurlar.一天平均睡眠時間6小時。
Gündüzleri kendi kazdıkları bir deliğin içinde uyurlar.完成賽段後他們將於自己設置的營地裡過夜。
Sen Uyurken 1995 Amerika Birleşik Devletleri yapımı romantik komedi filmi.二見鍾情(英语:While You Were Sleeping)是1995年的一部美國浪漫喜劇電影。
Kendilerine yeterince vakit ayıramadıkları için birbirlerinden özür dileyen sevgililer sarılıp uyurlar.其欲治者,不知所由,以意穿鑿,各取一切,權譎自在,故一變之後不可復修也。
Eve döner ve uyur.然后,她就走回家睡觉。
Kulübesinin üzerinde uyur, asla içinde değil.他們睡在席子上,絕不會下地面。
Siyah kunduz kürkünden bir yatakta uyur.睡覺中的白臉雞尾鸚鵡。
Çok fazla uyur.充足睡眠。
Çok fazla uyur.극도로 많이 잔다.
Neredeyse her zaman uyur.어디서나 늘 졸고 있다.
Suda yemek yer, ürer ve uyur.거기서 그들은 음식을 찾아 먹고, 몸을 씻고 잠을 청한다.
Hepimizin içinde bir polis uyur.그 속에 많은 사람들이 쿨쿨쿨 잠들어 있지.
Tipik olarak bir gün boyunca aynı ağaçta uyur ve beslenir.밤에는 얇은 나뭇가지를 움켜쥐고 자며, 매일 같은 나무에서는 결코 자지 않는다.
Uyurken bile konuşmaları dinleyebilme yeteneği vardır.단순히 잠을 사랑하는 것도 있지만 자면서 신수를 읽기도 한다고 한다.
(1993), Uyur İdik Uyardılar.1993년 그는 잠을 자던 중 심정지로 사망하였다.
Adeta kişinin kendi kendini uyur konuma getirmesidir.한 가지 어려운 점은 스스로에게 딱 맞는 룸메이트를 찾는 것이다.
Battaniye, genellikle uyurken, kişiyi sıcak tutma amacıyla kullanılan bir tür örtü.이불은 사용하는 사람을 특히 잠을 잘 때 따뜻하게 하기 위해 고안되었다.
Kimi zaman uyurgezerlikle bağlantılır.때때로 나쁜 자세로 잠든다.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.어떤 동물도 침대에서 자서는 안 된다.
Neredeyse her zaman uyur.בדרך כלל ישן.
Gece, Meryemce uyurken çocukları da alıp yola çıkarlar.הם נולדים רדומים, חיים תוך שינה, מתחתנים תוך שינה, יולדים ילדים בשנתם, והולכים לעולמם ישנים.
Battaniye, genellikle uyurken, kişiyi sıcak tutma amacıyla kullanılan bir tür örtü.שמיכה היא כלי מיטה המשמש לכיסוי, בדרך כלל גדולה ומלבנית, מיועדת לשמור על חום המשתמש בה, במיוחד בזמן השינה.
Türlerin hiçbiri yuva inşa etmez; dalların üstünde uyurlar.בתוך הבתים לא היו רהיטים והתושבים ישנו על האדמה.
Hepimizin içinde bir polis uyur.שם שוכב אדם זר.
Pencereleri açık uyur.באותו רגע מוחשכים כל החלונות.
Geri kalan saatlerinde uyur, yemek yer ve video oyunu oynar.את רב זמנו הוא מבלה בשינה, אכילה וצפייה בטלוויזיה.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.להימנע ממיקום המיטה מול הדלת.
Argos uyurken bile birkaç gözü açık kaldığından, her şeyi görür.ארגוס נתן למאה עיניו לישון בתורות, כך שתמיד ראה.
Geceleri birbirlerine yaslanarak uyur ve karşılıklı postlarını temizlerler.Вечерта у единия от тях се устройвало угощение, на което били канени близки и роднини.
Neredeyse her zaman uyur.Често умира в съня си.
Asıl geceleri yere yatarak uyurlar.Искам да си спя у дома всяка нощ.
Tavanaralarında uyurlar.Как ще спят под един покрив?
Her zaman uyur, maç esnasında bile .По време на всички мачове от първи сезон той постоянно спи.
Geri kalan saatlerinde uyur, yemek yer ve video oyunu oynar.Той прекарва по-голямата част от свободното си време да играе видео игри, да яде, да гледа телевизия и да спи.
Yedi Uyurlar olarak da bilinen Ashab-ı Kehf mağarasının ilçede olduğu iddia edilmektedir.В селото е разположена известната Джамия на седмината спящи.
Hutter uyur.Josip spava.
Asıl geceleri yere yatarak uyurlar.Noću spavaju na tlu.
Eve döner ve uyur.Idem kući da se odmorim.
Çok fazla uyur.Nakon toga je zaspao.
Geceleri birbirlerine yaslanarak uyur ve karşılıklı postlarını temizlerler.Jedna je polutka u tami (noć), a druga je osvijetljena (dan).
Her zaman uyur, maç esnasında bile .Uvijek na oku drži oružje, čak i pri spavanju.